OBAMA, PUTİN,HOLLANDE,GAUCK VE TÜRKİYE’NİN 24 NİSAN SENDROMU

obama putin hollande gauck
Türkiye her 24 Nisan yaklaştığında dünya liderlerinden kim ‘soykırım’ diyecek kim demeyecek Sendromuna kapılıyor. Ülkelerin öncelik sırasına göre önce Amerika sonra Rusya Fransa ve Hollanda liderleri ‘Soykırım’ diyecek mi? sorusuna odaklanılıyor. Özellikle Amerika’dan gelecek haberlere kulak kesilirken Washington’daki Büyükelçimiz ABD Dışişleri koridor kulislerinde Başkan’ın konuşmasında bu kelimenin kullanılıp kullanılmayacağını öğrenmek için mekik dokuyor. Büyükelçimiz ve medya temsilcileri ABD Başkanının konuşmasında ‘Genocide’ mi yoksa ‘Meds yeghern’ mi diyecek hummasına kapılırken bu bilgiyi konuşma öncesi hükümete ileten Büyükelçi ile gazete ya da televizyonuna bildiren muhabirler rahat nefes alabiliyor. Amerika’dan ‘demeyecek’ haberi gelince sıra Rusya, Fransa ve Almanya’ya geliyor zira bu konuda her zaman Türk hükümetlerinin pür dikkat kesildiği bu ülkeler ilişkilerini dönemsel duruma göre ayarlıyor.

OBAMA ‘SOYKIRIM MI?, MEDS YEGHERN Mİ?

Bu yılda 100.cü yıl nedeniyle aylar önce ‘Obama ne diyecek’ koşuşturması başladı. ABD Dışişlerinin ‘Başkan konuşmasında soykırım demeyecek’ açıklaması rahatlattı ama yine de herkes konuşmasında kullanacağı diğer kelimelere kulak kesildi. Ve 24 Nisan arifesi gelip çatınca Obama şu açıklamayı yaptı “Bu yıl, 20’nci yüzyılın ilk toplu mezalimi olan ‘Meds yeghern’in 100’üncü yılını anıyoruz. Yüzüncü yıldönümü vakur bir an. Bizi tarihsel anmanın önemi ve geçmişle hesaplaşmanın zor ancak gerekli çabası üzerine düşünmeye davet ediyor. 1915’ten başlayarak Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni halkı sürgün edildi, katledildi ve ölüme yürütüldü. Tarihi anayurtlarındaki kültür ve mirasları silindi. Tüm tarafları acılara maruz bırakan korkunç şiddet sırasında 1,5 milyon Ermeni hayatını kaybetti. 1915’in dehşetleri gözler önüne serildiğinde, ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau hükümetimiz için de alarm zilini çaldı ve Osmanlı liderlerine karşı durdu. Onunki gibi çabalar sayesinde ‘Meds yeghern’ (büyük felaket) gerçeği ortaya çıktı ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi’nin oluşturulmasına katkı sağlayan Raphael Lemkin gibi insan hakları savunucularının sonraki çalışmalarına etki etti”.

OBAMA DAHA NE DESİN

Obama ’Soykırım’ demedi ama Türkiye’nin karşı çıktığı ‘1,5 Milyon’ sayısını telaffuz etti, ‘tarihi anayurtlarındaki kültür ve mirasları silindi’ dedi. Büyükelçileri Henry Morgenthau’nun 1915’in dehşetlerini göz önüne sererek alarm zillerini çalıp ‘Meds yeghern’ gerçeğinin ortaya çıkmasına yardımcı olduğunu ve BM İnsan hakları sözleşmesine ‘Soykırım’ sözünü ekleten Polonyalı avukat Raphael Lemkin’in çalışmalarına etki ettiğini söyledi. Lemkin, ‘soykırım’ kelimesini 1944 yılında Yunanca ve Latince’den gelen ‘genos-ırk’ ve ‘cide-öldürme’ kelimelerini bir araya getirerek üretmişti. BM 1948 yılında soykırımı bu doğrultuda tanımlayan ve suç ilan eden ‘Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni kabul etmişti. Obama daha ne desin?

GAUCK MERAKLARI ERKEN  GİDERDİ

Obama fırtınası geçer geçmez gözler Almanya, Rusya ve Fransa’ya çevrildi. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande beklentileri son ana bırakmayıp günlerce önce 100. yıl anma töreni için Erivan’a gideceğini açıklayarak konuşmasında soykırım deyip demeyeceğinin işaretlerini verdi. Rusya Devlet Başkanı Putin’de Ermenistan’a gitmeden önce yaptığı yazılı açıklamasında ‘Soykırım’ diyerek ‘Konuşmasında ne diyecek? beklentisini Erivan ziyaretine bıraktı. Artık sıra ‘Almanya ne diyecek’ sorusuna gelmişti ki Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Berliner Dom katedralinde Almanya’daki kiliselerin ortak düzenlediği “Ermenilere, Süryanilere ve Pontus-Rumlarına uygulanan soykırımı anma töreni ’ne katıldığı konuşmasında merakları giderdi.
Gauck ‘Ermenilerin kaderi 20’nci yüzyıla dehşet veren bir şekilde damgasını vuran toplu kıyım, etnik temizlik, tehcirler ve ‘evet soykırım tarihi için bir örnektir. Fark gözetmeksizin, kadınlar ve erkekler, çocuklar ve yaşlılar zorla götürüldü, ölüm yürüyüşüne gönderildi, korumasız ve gıdasız bozkırlarda ve çöllerde bırakıldı, diri diri yakıldı, ölünceye dek kovalandı, öldürüldü ve vuruldu” deyiverdi.

PUTİN’İN FARKLI STRATEJİSİ
Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin farklı bir strateji uyguladı. Kremlin Sarayı internet sitesinde yayınlanan yazılı açıklamasında “24 Nisan 1915 insanlık tarihinin en trajik ve dramatik olaylarından biriyle bağlantılı kederli bir tarih: Ermeni halkının soykırımı. Rusya etnik temellere dayanan toplu kıyımlar karşısında her zaman objektif ve değişmez bir tavır takınmıştır. Ermenistan ve diğer bölge halklarının gelecek nesilleri ahenk içerisinde yaşamalı. Din düşmanlığı, saldırgan milliyetçilik ve yabancı düşmanlığından kaynaklanan trajedileri tekrar yaşamak zorunda kalmamalılar” dedi.

Oysa bir gün sonra Erivan ziyaretindeki törende ‘Soykırım’ demeden ‘Kitlesel katliamlar’ ve “100 yıl önceki dramatik olaylar’ derken ‘Uluslararası toplumun geçmişteki trajik olayların bir daha tekrarlanmaması, tüm halkların barış ve uzlaşı içinde yaşaması için her türlü çabayı sarf etmesi gerekir’ ifadelerini kullanmayı yeğledi. Sıra Hollande ‘Erivan’da ne diyecek?’ sorusuna gelmişti. François Hollande’da arada Türklere, Erdoğan’a ve Müslümanlara da ‘çiçek atarak’ yaptığı uzun konuşmasında Fransa Cumhurbaşkanları arasında bugüne kadar bir konuşma içinde en fazla ‘Soykırım’ kelimesi kullanan lider oldu ve tam 14 kez ‘Soykırım’ dedi.

HOLLANDE ‘SOYKIRIM COSTANTİNOPLE’DA BAŞLADI’

Önce ‘Bugün 24 Nisan 1915. Soykırımın 100.cü yılına Fransa ve Fransız halkı adına damga vurmak için Erivan’da hazır bulunuyorum’ dedi. Ardından ‘Halkınızın uğradığı trajedileri hiçbir zaman unutmayacağız. Yıkıcı bir kin Ermeni oldukları için bir halkı yok etmek istedi ve bu kin çok büyük katliamların gerçekleşmesine neden oldu… Soykırım 23-24 Nisan gecesi bütün soykırımlar gibi Constantinople’da önce toplu halde entelektüellerin katliamıyla başladı sonra imha mekaniği çalıştırıldı. Zor kullanarak yerlerinden sürülenler, toplu sürgünler, yargısız infazlar ve toplama kamplarına varıncaya kadar halsiz kaldıkları için çöllerde terkedilen insanlar’ diye devam etti.

FRANSA, İNGİLTERE VE RUSYA TESCİL ETTİRDİ

Daha sonra ‘Fransa, Büyük Britanya ve Rusya 24 Mayıs 1915 te işlenen suçları, ilk kez telaffuz edilen ve Ermeni soykırımına işaret eden ‘insanlığa ve uygarlığa karşı suçlar’ cümlesinin yer aldığı bir ortak kınamayla bu suç tarihe mal oldu. Fransa daha sonra soykırımdan kurtulabilen ve tek varlıkları hatıraları olan Ermenileri kabul etti… Şu anda Erivan’da, Fransa’daki tüm Ermeni vatandaşlarımızı düşünüyorum. Charles Aznavour gibi sanatçılar, bilim adamları, doktorlar, girişimciler, yetkililer, işçiler, sporcular Fransa’da olduğu gibi Ermenistan’da ülkelerimizin ortak gururudurlar… Yaşamı 1915’te paramparça olan Komitas’ın heykeli soykırım kurbanlarının anısına Paris’in göbeğine dikilirken Lyon’un merkezinde de notlarını simgeleyen 36 kolonlu bir anıt yer alıyor… 100 yıl önce 1,5 milyon Ermeni’nin kaybı, sonradan soykırım kelimesinin bulunmasına etkisi olduğunu biliyoruz’ diye devam etti.

FRANSA OLARAK 2001 DE SOYKIRIMI  TANIDIK

Hollande ‘Biz, 29 Ocak 2001 de ‘Fransa 1915 yılında Ermenilere karşı soykırım yapıldığını açıkça tanır’ kanununu kabul ettik. Bunun ışığında geçtiğimiz ay Paris’te ‘Ermeni soykırımına ilişkin 100 yıllık araştırma uluslararası sempozyumu’ yapıldı… Tarihte olmuş bu olayları olmamış gibi gösterme ya da görmezden gelme ve katliamların bir daha tekrarlanmaması için Fransa ‘İnkâr, saptırma ve kanıtları yok etme’ gibi konularla mücadele etmektedir. Bunun için Fransa olarak Kamboçya ve Tutsi’lere yapılan soykırımları da tanıdık, bende Rwanda’daki katliamın soykırım olup olmadığının araştırılması için Cumhurbaşkanlığı arşivleri üzerindeki gizliliği kaldırdım… Fransa nerede meydana gelirse gelsin insanlık suçu olan tüm katliamları güçlü bir ifadeyle kınıyor. Her defasında Hristiyan oldukları, Yahudi oldukları, Müslüman oldukları için öldürülen olunca Fransa hep karşı çıkıp harekete geçiyor…’ dedikten sonra konuşmasını şu sözlerle bitirdi.

HOLLANDE ‘SOYKIRIMI TANIMA BİR BARIŞ EYLEMİDİR’

‘İşte Fransa bunun için ‘Ermeni soykırımının 100. Yıl törenlerine katılmayı bir görev bildi… Ermeni soykırımının 100. yılı barışa, Ermenistan’ın gelişmesine, bölgeye ve tüm dünyaya adandı… Ermeni soykırımının 100. yılı barış ve uzlaşma için bir çağrıdır… Türkiye’de önemli kelimeler telaffuz edildi. Ama diğerleri hâlâ bekleniyor ki keder paylaşımı kader paylaşımına dönüşsün. Birbirine çok yakın iki komşu halkın iki uzak komşu olmaması için bundan sonra Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın açılmasını temenni ediyorum… İşte Erivan mesajlarım, barış, yine barış, her zaman barış, kurbanların anısına barış, yaşayanların huzuru için barış, bölge için barış, Ortadoğu için barış. Tanıma, Ermeni soykırımını tanıma 100. Yılı anma bir barış eylemidir diyorum’.

SADECE NİSAN AYLARINDA DEĞİL

Evet… Görüldüğü gibi Türkiye ne yaparsa yapsın liderler dolaylı veya direk sözlerle soykırım kelimesini kullanıyorlar. Artık ‘Soykırım’ diyecekler mi? demeyecekler mi? sendromundan kurtulup NATO’da, OECD’de, Avrupa Konseyi toplantılarında ve BM’nin çeşitli operasyonlarında birlikte hareket ettiğimiz bu ülkelerle çözümü aramamız gerekmiyor mu? Her Nisan ayı geldiğinde bu kelimeyi kimin kullanıp kullanmayacağının peşine düşüleceğine, sadece Nisan aylarında değil bütün yıl bu ülkelerin temsilcileriyle siyasilerimiz ve tarihçilerimizin sorunu çözecek politikalar üretmeye odaklanmalarının zamanı gelmedi mi?

Hürriyet İnternet linki: http://sosyal.hurriyet.com.tr/Yazar/Muammer-ELVEREN_237/makale/Obama-Putin-Hollande-Gauck-ve-Turkiye-39-nin-24-Nisan-Sendromu_214987

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.