Genel

ÇAKICI ” FRANSA GİZLİ SERVİSİ CASUS OLMAMI İSTEDİ”

 

Çakıcı: Başkası olsa intihar ederdi

PERŞEMBE, 4 Şubat 1999

FRANSA’da Marsilya’nın Les Baumettes Cezaevi’nde tutuklu bulunan Alaattin Çakıcı Hürriyet’e gönderdiği imzalı mesajında kendisine psikolojik baskı yapıldığını iddia etti. Tutukluluk halinin kaldırılması için bugün Aix En-Provence Kenti’nde mahkemeye çıkacak olan Çakıcı, mesajında şöyle diyor. 165 gündür izole edilmiş bir vaziyette ceza evinde yatıyorum. Can güvenliği gerekçesiyle sistemli olarak çağ dışı baskıya devam ediyorlar. Ruhsal yapısı zayıf olanlar buna katlanamaz ya intihar eder, ya delirir’. Çakıcı. Fransız Adalet Bakanlığının kendisini bunaltıp Türkiye’ye dönmeye zorlamakla suçladı. Ülkeye kaçak girme ve sahte pasaport kullanma suçlarından aldığı altı aylık cezasını 6 Ocak 1999 da bitiren Çakıcı şu anda İade gerekçesiyle tutuklu olduğu için ceza evinde tutuluyor.

ÇIRILÇIPLAK SOYULUYOR

Bir dönem Çakal lakaplı terörist Carlos’u da savunan Fransa’nın ünlü avukatlarından Jacques Verges Çakıcı’nın cezaevinde çok kötü muameleye maruz kaldığını, her görüşmede çırılçıplak soyularak ağzının İçine varıncaya kadar her tarafının arandığını söyledi. Verges şöyle konuştu ’Bir süredir Çakıcı’nın ailesi ve dostlarından gelen mektuplar kendisine verilmiyor. Gazete ve kitaplar hücresine sokulmuyor. Tek başına kaldığı hücresinin tavanında uyumasına bile imkân vermeyecek kadar çok kuvvetli ışık veren bir lamba 24 saat yakılıyor. Ben avukatı olarak hapishanede yasal olmayan bu uygulamaları Fransız Adalet Bakanlığı’na şikâyet edeceğim” dedi.

Muammer ELVEREN – PARİS

Çakıcı’nın tahliye talebi reddedildi

5 Şubat 1999 Cuma

Fransa’nın Aix en-Provence Kentinde yapılan duruşmada. Alaattin Çakıcı’nın tahliye talebi reddedildi. Çakıcı’nın Temyiz Mahkemesi sonuçlanıncaya kadar hapiste kalmasına karar verildi. Çelik yelek giydirilen Çakıcı, maskeli acil müdahale komandolarınca salona sokuldu.

Fransa’da dün yapılan yargılamada tahliye talebi reddedilen Alaattin Çakıcı kendisine uygulandığını öne sürdüğü baskılara isyan etti. Cezaevinde kendisine baskı yapıldığını iddia eden Çakıcı ‘Fransız adaleti beni giyotinle idam etse daha iyiydi’ dedi.

Çakıcı bunalımda

FRANSA’nın Aix-en Provence Kentinde yapılan mahkemede tahliye talebi reddedilen Alaattin Çakıcı Fransız adaletine isyan etti. Temyiz sonucu alınana kadar hapiste kalmasına karar verilen Çakıcı, ceza evinde kaldığı günlerde kendisine psikolojik baskı yapıldığını iddia ederek. “Fransız adaleti beni giyotinle idam etse daha iyiydi” dedi. Hürriyetin de izlediği dünkü duruşmada. Çakıcı yine çelik yelek giydirilerek sıkı güvenlik önlemleri arasında, maskeli acil müdahale komandolarınca içeri sokuldu. Adliye Sarayı’nın damında ve çevresinde, otomatik silahlı ve maskeli komandolar gezerken, bina üzerinde helikopterler güvenlik kontrolü yaptı.

Mahkemede. Başsavcı Pascal Paviey iddiasında Çakıcı ile ilgili olarak Türk hükümetinin gönderdiği dosyadaki suçlara göre karar verilmesi gerektiğini, bu beş dosyadan ikisi için idam talebi bulunduğundan, suçlunun şartlı iadesinin istendiğini belirtti. Paviey, bu nedenle suçlunun Temyiz Mahkemesi sonuçlanana kadar hapiste kalması gerektiğini söyledi.

 

Adı “Şeytanın Avukatı’ na  çıkan Fransa’nın dünyaca ünlü Avukatı Jacques Verges ile kabinesinde Çakıcı konusunu görüşürken

ÇlRILÇIPLAK SOYULUYOR

Bir dönem Çakal lakaplı terörist Carlos’u da savunan Fransa’nın ünlü avukatlarından Jacques Verges Çakıcı’nın cezaevinde çok kötü muameleye maruz kaldığını, her görüşmede çırılçıplak soyularak ağzının içine varıncaya kadar her tarafının arandığım söyledi. Verges söyle konuştu “Bir süredir Çakıcı’nın ailesi ve dostlarından gelen mektuplar kendisine verilmiyor. Gazete ve kitaplar hücresine sokulmu­yor. Tek başına kaldığı hücresinin tavanında uyu­masına bile imkân vermeyecek kadar çok kuvvetli ışık veren bir lamba 24 saat yakılıyor. Türk yetkililer şunu bilsinler ki Çakıcı iade edilmeyecektir” diyen Verges “Çakıcı şu anda Fransa’da işlediği suçların cezasını çektiği için suç­suzdur, Türkiye’de idam cezasının kalkmayacağını Cumhurbaşkanı Demirel bizzat açıkladığı için de Çakıcı cezaevinde tutulamaz” diye konuştu.

 Nerede Fransız adaleti

Mahkemeye koyu renkli bir mont, beyaz yakalı kazak giyerek gelen ve çok heyecanlı olduğu görülen Çakıcı şunları söyledi: “Bu ülkenin insan haklan konusunda dünyada lider ülkelerden biri olduğunu bildiğim için buraya geldim. Ancak bugün tam I66 gündür tecrit edilmişim. Bana Fransızca bilmediğimi bildikleri halde bir kâğıt imzalattılar ve tek başıma hücrede tecrit ettiler. Hapishane müdürü ve gardiyanlarla işim yok. Sanıyorum ki bu Adalet Bakanlığı’nın emriyle yapılan baskı uygulamasıdır. Batı’da ve burada ‘Türkiye’de insan hakları yok, demokrasi yok, işkence yapılıyor’ diyorsunuz fakat Fransa gibi bir ülkede bile bana uygulanan çağ dışı psikolojik baskıdan başka bir şey değil de nedir? Demokrasi ve insan hakları adına siz Fransızlar giyotini müzeye kaldırdınız. Ama halen bugünkü şartlarda mahkûmlara uygulanan baskı giyotinden beterdir. Aklımın yüzde ellisini kaybettim. Beni burada hiç suç işlemediğim halde haksız bir şekilde ceza evinde tutuyorsunuz. Hareketlerimle, sinirli konuşmamla size sıkıntı verdiysem özür diliyorum. Ama 166 gün bir düdüklü tencereye konulmuş gibi hissediyorum kendimi, özellikle ceza evindeki bu şartları göz önüne alarak tahliyemi istiyorum.”

Aşık yine konuştu

Mumcu sanığı ile de görüşmüş

EYÜP Aşık’ın adı, dün Ankara 1 No’lu DGM’deki Uğur Mumcu’ya suikast davasına da karıştı Mumcu’yu öldüren çetenin üyesi olduğu gerekçesiyle idamla yargılanan Abdullah Argun Çetin’nin Aşık’la bakanlığı döneminde görüştüğü ortaya çıktı. Aşık’ın, Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı ve Yeşil’le bağlantısı olduğunu iddia eden sanık Çetin için, “Bu adam çatlağın biri, doğru söylemiyor. Bunu emniyete götürün” talimatı verniği belirlendi. Aşık’la Mumcu sanığı Çetin arasındaki bu bağlantıyı Aşık’ın o dönemde danışmanlığını yapan ve dünkü duruşmada tanık olarak dinlenen Emin Hızır Saral açıkladı. Aşık’ın eski danışmanı olan ve Fiskobirlik Genel Müdürlüğü’nde görevli Saral, Çetin’in 1998 yılı
ortalarında Aşık ile görülmek için birkaç kez geldiğini, ancak Aşık’ın kendisini önce kabul etmediğini söyledi. Saral sanığın ısrarı üzerine Aşık’ın kendisini kabul ettiğini ve makamında baş başa görüştüğünü, ancak ne görüştüklerini bilmediğim anlattı. Aşık’ın baş başa görüşmeden sonra kendisine “Bu adam çatlağın biri” diyerek Emniyete götürme talimatı verdiğini belirten Saral, “Bunun üzerine ben de Çetini Ankara Emniyet Müdürlüğü istihbarat şubesi ekiplerine teslim ettim” dedi.

Aşık: Yine konuşurum

Alaattin Çakıcı ile konuşmasını içeren bandın yayınlanması üzerine önce bakanlıktan ardından milletvekilliğinden istifa eden Eyüp Aşık , “Çakıcı ararsa yine görüşürüm” dedi.

ÇAKICl’ya haber vererek, kaçmasını sağladığı iddiası üzerine yargılandığı İstanbul 6 Nolu DGM’de önceki gün oy çokluğuyla beraat eden ANAP’lı milletvekili Eyüp Aşık, dün düzenlediği basın toplantısında, mücadeleye devam edeceğini, kamuoyunun vicdanında aklandığına inandığım söyledi.
Verdikleri mücadelede yeni bazı riskler almaya hazır olduğunu belirten Aşık, ‘Çakıcı şimdi arasa, tekrar konuşur musunuz?* sorusuna “Konuşurum tabii, konuşmam diye bir şey yok. Fayda görürsem konuşurum” yanıtını verdi. Aşık, toplantının yapıldığı ANAP İstanbul il Merkezi Eymen Topbaş Salonu’na partinin 18 Nisan seçim kampanyasında kullanacağı ‘Gel Ha Böyle’ türküsü eşliğinde girdi. Çeteler ve mafyanın kendilerine savaş açtığını belirten Aşık 1996 yılında 72 çetenin çökertildiğini, 1067 çete mensubunun yakalandığını ve birçok cinayet ve toplu katliamın önlendiğini söyledi. Aşık, çetelere hiçbir zaman yardım etmediğini belirterek “Benim onlarla savaşım var” diye konuşan Aşık TBMM’de milletvekillerine yönelik, aralarında İhaleye fesat karıştırmak, çetelerle işbirliği gibi suçlamaların da olduğu dosya olduğunu, ancak dokunulmazlık nedeniyle hiçbirinin sonuçlanamadığını anlattı. Kendi isteğiyle bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ederek, yargı önüne çıktığım belirten Aşık, “Ben yüce adalete, yaptığım işe, Cenabı Allah’a güveniyorum. Şimdi çeteciler, mafyacılar, işbirlikçiler korkuyorlar. Korksunlar, korkacaklar’ dedi. Aşık, isim vermeden DYP Lideri Tansu Çiller ve CHP Lideri Deniz Baykal’ı kıyasıya eleştirdi, 55’inci hükümetten önceki iki başbakanın çeteleri ya önemsiz gördüğünü ya da vatansever ilan ettiğini belirtti. Aşık, milletvekili adaylığına mahkemenin bitmesi ve önseçim şartı koyduğunu, önümüzdeki 10 gün boyunca Trabzon’da önseçim hazırlığı yapacağını söyledi.

Çakıcı için karar günü

ÇARŞAMBA, 9 Haziran 1999

FRANSA’ya sahte pasaportla girmekten 6 ay hapis cezasına çarptırılan ve daha sonra Türkiye’ye şartlı
iadesine karar verilen Alaattin Çakıcı, bugün bir kez daha hâkim önüne çıkıyor. Aix-En-Provence istinaf Mahkemesi Alaattin Çakıcı’nın iade işlemleri sonuçlanıncaya kadar !Adli gözetim altında  ikamet’ koşulu veya  ‘İkamete istinaden kefaletle tahliye istemi’ni bugün karara bağlayacak. Marsilya’nın Les Baumettes cezaevinde bulunan ancak Türkiye’de idam cezası olduğu gerekçesiyle iade edilemeyen Çakıcı için avukatları ‘İkamete istinaden kefaletle tahliye’ isteminde bulunmuşlardı.

Sakık kardeşler örnek

Çakıcı’nın 6 aylık cezasını 6 Ocak 1999 günü tamamladığı halde yaklaşık 5 aydır haksız yere ceza evinde tutulduğunu belirten avukatlar savunmalarında şu görüşlere yer verdiler “Türk hükumetinin idam cezasını kaldırmayacağı, Şemdin ve Arif Sakık kardeşlere verilen idam cezası ve Öcalan duruşması nedeniyle yapılan açıklamalardan belli olmuştur. Yanıt beklerken bir insanı ömür boyu hapiste tutmakta, hukuk kuralları ve insan haklarına ters düşmektedir. Çakıcı, Cannes’da Semiramis Sitesi’nde bir ev tutmuştur, tahliye edilirse bu adreste ikamet edecektir. Ayrıca kefaleti de ödemeye hazırdır”.

Bugün mahkeme ‘Adli gözetim altında’ tahliye karan verirse, Çakıcı ikamet etmesi istenen şehirde belli günlerde karakola gidip imza verecek ve o ‘bölgede’ istediği gibi serbest gezebilecek. Öte yandan, Çakıcı’nın avukatı Can Doğancan, müvekkilinin Türkiye’ye dönmesiyle ilgili herhangi bir karar alınmadığım, bu yönde açıklamalar yapan yakınları ve akrabaları olduğu ileri sürülenlerin kimler olduğunun bilinmediğini söyledi. Doğancan, bu tür haberlerin kasıtlı olarak provokasyon amacıyla çıkarılmış olabileceğim ifade etti.

 

Çakıcı’nın kardeşi Gençağa Çakıcı Avukat Can Doğancan ile Aix -en-Provence duruşmasından sonra

 

Fransa’yı şikâyet başvurusu

14 Eylül 1999

Şartlı olarak Türkiye’ye iade edilmesine karar verilen Alaattin Çakıcı, Fransa’yı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine şikâyet etti. Çakıcı daha önce cezaevindeki koşullarından rahatsızlığını dile getirmişti

AIX-EN PROVENCE İstinaf Mahkemesi tarafından Türkiye’ye şartlı iade edilmesi kararlaştırılan yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Alaattin Çakın. Fransa’yı Avrupa insan Hakları Mahkemesine şikâyet etti. Çakıcı’nın avukatı Jacques Verges Strasbourg’daki İnsan Haklan Mahkemesi’ne makul bir zamanda yargılanma hakkı ve masumiyet ilkelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle şikayet başvurusunda bulundu. Alaattin Çakıcı, Fransız Temyiz Mahkemesi’nin şartlı iade kararını onanmasından sonra cezaevi koşullarının çok kötü olduğu gerekçesiyle temmuz ayında kendi isteği ile Türkiye’ye iadesini istemişti.

Ölene kadar tutamazsınız…

Çakıcı’nın avukatı Jacques Verges Le Figaro Gazetesi’ne verdiği demeçte, ‘Kendi isteği ile ülkesine dönmek isteyen birisini, insan hakları adına ölene kadar cezaevinde tutamazsınız’ diye konuştu. Aix-En Provence İstinaf Mahkemesi, Türkiye’nin Fransa’ya gönderdiği beş ayrı suç dosyasından, üç dosyaya Türk hükümetinin, idam cezası uygulamayacağı yolunda Fransız hükümetine güvence vermesi koşuluyla olumlu yanıt vermişti. İstinaf Mahkemesi’nin şartlı iade karan yüzünden Fransız Adalet Bakanlığının Türk yetkililerden Çakıcı’nın söz konusu üç dosyadan idam edilmeyeceğine dair güvence istemesi bekleniyor. Çakıcı. Türkiye’nin bu garantiyi vermemesi veya Fransa’nın Türkiye’den gelecek garantiyi kabul etmemesi halinde bile Fransa tarafından Türkiye’ye iade edilecek ancak uluslararası anlaşmalar gereğince Türkiye. Çakıcı’yı idam istenilen davalardan yargılayamayacak.

Casus olmamı istediler

16 Haziran 1999

 Fransa’da tutuklu bulunan ünlü mafya babası Alaattin Ça­kıcı, Fransız Gizli Servisi’nin, kendisine Türkiye aleyhinde konuşması için casusluk teklifinde bulunduğunu iddia etti.

 FRANSA’nın Marsilya Kenti’ndeki Les Baumettes Cezaevi’inde tutuklu bulunan Alaattin Çakıcı, dün akşam Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçede Türkiye’ye iadesini resmen isterken şok açıklamalar yaptı. Fransız Gizli Servisi’nin, Türkiye aleyhinde konuşması için kendisine ‘casusluk’ teklif ettiğini ileri süren Çakıcı, “Benim için bu, vatana ihanetti ve bu çirkin teklifi hiç düşünmeden tereddütsüz reddettim” dedi. Çakıcı, savcılığa verdiği dilekçesini Türk avukatı Can Doğancan aracılığıyla dünya basınına fakslattı. Dilekçesinde Fransa’ya kaçak girdiği gerekçesiyle aldığı 6 aylık cezasını geçtiğimiz ocak ayında tamamladığını da hatırlatan Çakıcı, haksız yere hapiste tutulduğunu belirtti.

Çakıcı’ya “Fransız gizli servisine çalış seni hemen serbest bırakalım” teklifini yapan Fransız Avukat Lef Fortster’i Çakıcı “Benim için bu çirkin teklif vatana ihanetti” diyerek avukatı aynı gün azlettiğini açıkladı. 

BİZE KONUŞ KURTUL

Türkiye’nin, Fransa’nın istediği ‘idam edilmeme’ garantisini henüz vermediğini kaydeden Çakıcı, azlettiği Fransız avukat Lef Forster aracılığıyla kendisine “Fransız Gizli Servisi’ne çalış, Türkiye aleyhine tavır al, bildiklerini anlat, seni hemen serbest bırakalım” teklifi yapıldığını açıkladı. Çakıcı, şöyle devam etti “Çeşitli adli ve siyasi olaylar ile ilişkide olduğum bazı siyasiler ve iş adamları hakkında bilgi vermem, Kürtlere soykırım uygulandığını söylemem ve ardından hapisten çıktıktan sonrada bu muhbirliği devam ettirmem halinde derhal serbest kalabileceğimi söylediler. Benim için bu vatana ihanetti ve bu çirkin teklifi tereddütsüz, hiç düşünmeden reddettim.’

NAZİ İŞKENCESİ GORÜYORUM

Çakıcı, Hürriyet Paris Temsilcisi Muammer Elveren’e ilettiği yazılı mesajında, bu teklifi “Ben devletimi idam sehpasına çıkaracak kansızlardan değilim” diyerek reddettiğini söyledi. Bu teklifi reddettikten sonra hapishanede kendisine ‘Nazi’ dönemini anımsatan inanılmaz baskı ve işkence uygulandığını kaydeden Çakıcı. Öcalan davası nedeniyle Türkiye’yi eleştiren Avrupa kamuoyunu da suçladı. Çakıcı “Katil Apo yüzünden Türkiye’yi mesnetsiz yere ameliyat masasına yatıran insan hakları havarileri, hapishanede bana yapılan haksız baskı ve işkenceleri yerinde incelesin. Türkiye ile Fransa aradaki farkı görsün” diye konuştu.

 

BAKANLIĞIN EMRİYLE İŞKENCE

 Avukatlarıyla görüşmelerinden önce çırılçıplak soyunup arandığım ve ilaçlarının verilmediğini belirten Çakıcı, hücresine kitap sokulmasına izin verilmediğini söyledi. Fransız avukatlarından Febrarro’nun, cezaevi yönetimine, müvekkiline yapılan işkencelerin gerekçesini sorduğunda “Bakanlığın emri var” yanıtının verildiğini açıklayan Çakıcı, avukatlarının da baskı gördüğünü söyledi.

İDAM DA OLSA İADE EDİN

Çakıcı, Marsilya Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği dilekçesinin sonunda, “Türkiye’nin, idam etmeyeceği garantisini vermesini beklemeden kendi rızamla iademi istiyor ve ülkeme vardıktan sonra Fransa’yı akıbetimden sorumlu tutmayacağımı beyan ediyorum” görüşlerine yer verdi Çakıcı Türkiye’ye iadesinin geciktirilmesi halinde ceza evinde başına geleceklerden Fransa hükumetini sorumlu tutacağım ilan etti

Muammer ELVEREN/MARSİLYA

***************************

**************************

MuammerELVEREN

İSTANBUL Üniversitesi- Yüksek Gazetecilik mezunu olan Muammer ELVEREN, 12 Şubat 1948 yılında Mardin’de doğdu. Evli ve bir kız babası olan ELVEREN, 1974 te Haldun SİMAVİ‘nin kurduğu GÜNAYDIN Gazetesi’ne girdi. 1977 de GÜNAYDIN gazetesi BRÜKSEL Bürosunu kurmakla görevlendirildi ve BRÜKSEL BÜRO ŞEFİ oldu. 1989 da BRÜKSEL temsilciliği yanında Mihail GORBAÇOV’un liderliğindeki Komünizm ’in merkezi kabul edilen 'Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği-SSCB’nin başkenti MOSKOVA temsilciliği görevini de üstlendi. ELVEREN 1991 yılında HÜRRİYET gazetesine girdikten sonra da BRÜKSEL ve MOSKOVA görevini birlikte yürüttü. Başta AZERBAYCAN olmak üzere dönemin Sovyetler Birliği Cumhuriyetleri yanında BULGARİSTAN ve ROMANYA’da Komünizmin çöküşüyle ilgili olayları yerinde izledi. ELVEREN birçok batı ülkesinde de uluslararası olayları izledi, dizi, haber ve röportajlar yaptı. Muammer ELVEREN 1991 de Azeri ve Ermeni çatışmalarının en yoğun olduğu dönemde tüm tehlikeleri göze alarak DAĞLIK KARABAĞ ‘a girip röportaj yapmayı başaran ilk gazeteci oldu. Bu başarısıyla “YILIN GAZETECİSİ” seçildi ve ‘SEDAT SİMAVİ GAZETECİLİK ÖDÜLÜ’ ne layık görüldü. Muammer ELVEREN aynı yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ‘SERİ RÖPORTAJ ÖDÜLÜ’ nü de kazandı. ELVEREN 1992 yılında Fransa’ya atanarak HÜRRİYET gazetesi PARİS TEMSİLCİSİ oldu. 1998 de Devlet Bakanı EYÜP AŞIK ’ın Fransa’da tutuklanan yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden Alaattin ÇAKICI ile konuşmasını içeren kasetini elde ederek istifasına neden olan ve hükümetin düşme sürecini başlatan “ÇAKICI’YA KAÇ DİYEN ANAP’LI BAKAN” haberiyle ikinci kez SEDAT SİMAVİ GAZETECİLİK ÖDÜLÜ’ ne layık görüldü. ELVEREN aynı yıl İstanbul Üniversitesi “İletişim Fakültesi- YILIN GAZETECİSİ ÖDÜLÜ’ nü aldı. Muammer ELVEREN ‘e 1999 da NOKTA dergisinin düzenlediği “DORUKTAKİLER 98″ yarışmasında da “YILIN GAZETECİSİ” Kasım 2023 te ‘Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Basın Hizmet ödülü’ verildi. Fransızca ve Arapça bilen ELVEREN 1977 den beri uluslararası alanda çalıştı, seri röportajlar yaptı, zirveler ve festivaller izledi. Avrupa Birliği, NATO, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve UNESCO ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü – OECD gibi Uluslararası kuruluşlarla ilgili siyasi ve ekonomik yazılar yazdı, haber ve dizi yazılar hazırladı. Uluslararası büyük aktüel olayları yerinde izleyen ELVEREN hemen hemen tüm doğu ve batı Avrupa ülkeleri, şimdi her biri birer bağımsız ülke olan ve 15 Cumhuriyetten oluşan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde çalıştı. İskandinav ülkeleri, Afrika ve Ortadoğu ülkeleri ile Mısır’dan Fas’a beş kuzey Afrika ülkesi ile çatışmalar döneminde SARAYBOSNA ve KOSOVA’da görev yaptı. 1995 te gazeteciliğin yanı sıra KANAL-D’ de televizyon haberciliğine de başlayan ELVEREN bu görevini 2008 sonuna kadar sürdürdü. ELVEREN 2010 yılına kadar HÜRRİYET GAZETESİ PARİS TEMSİLCİLİĞİ görevini sürdürdükten sonra Türkiye’ye döndü. HÜRRİYETgazetesinde uluslararası büyük olayları izleme görevini üstlenen ELVEREN, ARAP BAHARI olaylarının başladığı TUNUS ve MISIR’da görev yaptı. MISIR’da Devlet Başkanı Hüsnü MÜBAREK dönemini, TAHRİR DEVRİMİ, Mübarek‘in görevi bırakması, yargılanmasını yerinde izledi. Muhammed MURSİ dönemi ve ‘MÜSLÜMAN KARDEŞLER‘in günlerce RABİA Meydanı ayaklanmalarını, KAHİRE’nin çeşitli bölgelerinde yaptıkları gösterileri ve ASKERİ DARBE anında meydana gelen olayları yerinde izledi. Darbeyi gerçekleştiren Abdülfettah el SİSİ ’nin Cumhurbaşkanı seçildiği seçimler sırasında KAHİRE’de bulundu. ELVEREN daha sonra SİSİ döneminde tüm riskleri göze alarak MÜSLÜMAN KARDEŞLER ’den 1212 kişiye idam cezası verilen gazetecilerin sokulmadığı MİNYE kentine girip röportaj yapmayı başardı. UKRAYNA ’da ayaklanmalar başlayınca KIRIM ’a geçen ELVEREN orada görev yaparken Rus ordusu KIRIM'ı işgal etmeye başladı. KIRIM ‘da tüm bölge ve yolları kontrol altına alan Rus birliklerine rağmen Başkent SİMFEROPOL (Akmescit), BAHÇESARAY, YALTA ve özellikle Rus donanmasının bulunduğu ve gazetecilerin girmesi yasak SİVASTOPOL’e girmeyi başardı. Rus Ordusunun işgal ettiği bölgelerde fotoğraf çekmek yasak olduğu halde tüm tehlikeleri göze alarak 'Türk basınında ilk kez bir çatışma bölgesinde fotoğraf ve video çekme özelliği olan GOOGLE GÖZLÜĞÜ kullanarak' Rus askeri barikatlarıyla SİVASTOPOL’deki donanmasının fotoğraf ve görüntülerini çekip röportaj ve haberler hazırladı. HüRRİYET Gazetesinde uluslararası olayları izleme görevini 31 Aralık 2018 gününe kadar sürdüren Muammer ELVEREN kendi isteğiyle gazeteden ayrılarak emekli oldu. Halen "muammerelveren.com" sitesinde yazılarını derleyen ELVEREN, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu-FİJ, Belçika Profesyonel Gazeteciler Birliği-AGJPB, Avrupa Parlamentosu Gazeteciler Birliği-AJPE, Fransa Yabancı Gazeteciler Derneği-APE, Fransa Cumhurbaşkanlığı Gazeteciler Birliği-APP ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti TGC üyesidir. ELVEREN, FİJ kartı, Belçika Basın kartı, Fransa Basın kartı ve Sürekli Sarı Basın kartı taşıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected!