HASRET’İN İKİ YAKASI: TÜRK-YUNAN MÜBADELESİNİN 94. YILI SEMPOZYUMU

İSVİÇRE’NİN LOZAN KENTİNE 30 OCAK 1923 TARİHİNDE İMZALANAN LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASINA EK SÖZLEŞME İLE TÜRKİYE VE YUNANİSTAN 94 YIL ÖNCE KENDİ YURTTAŞLARINI ‘DİN ESASI’ ÜZERİNE ZORUNLU GÖÇE TABİ TUTTU.

TÜRKİYE-YUNANİSTAN BU ‘NÜFUS MÜBÂDELESİ’  İLE 1.200.000 ORTODOKS HRİSTİYAN RUM ANADOLU’DAN YUNANİSTAN’A, 500.000 MÜSLÜMAN TÜRK DE YUNANİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALDI VE BU ‘MÜBADELE’ İLE GÖÇE TABİ TUTULANLARA ‘MÜBADİL’ DENİLDİ.

MUAMMER ELVEREN

İsviçre’nin Lozan kentinde 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Türk ve Yunan yurttaşlarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol’ün 94. yılı Tekirdağ’da düzenlenen sempozyumla anıldı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin 30 Ocak-1 Şubat 2017 tarihlerinde düzenlediği üç gün süren “Uluslararası Mübadele Sempozyumu ve Mübadelenin 94. Yılı Anma Etkinlikleri” törenleri ‘ Yılmaz İçöz Sahnesi’nde yapıldı. İki ülkenin mübadillerinde travmalara neden olan bu ‘derin acı’nın yıldönümünde savaşlarda, göç yollarında ve terör saldırılarında ölenlerin anısına saygı duruşundan sonra Türkiye ve Yunanistan ulusal marşları okundu.

HASRETİN İKİ YAKASI; MÜBADİL AİLE ÖYKÜLERİ

Sempozyumda Prof. Dr. Tamer Dodurka, 94 yıl önce Tekirdağ’a gelen mübadillerin korku, acı ve kaygılarıyla geldiklerini, Tekirdağ ve limanının bu acılara tanık olduğunu yerli halkın mübadilleri kucakladığını böylece Tekirdağ’da yaşamı değiştiğini söyledi. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak kentin mübadil yapısını anlattı “Savaşlar olmasın, insanlar barış, sevgi ve güzelliklerle yaşasın ”dedi.  Açılışta konuşan Lozan Mübadilleri Vakfı Başkanı Arif  Ümit İşler, vakfın kuruluşunu ve amaçlarını anlattı. Açılış törenine Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan, Süleymanpaşa Kaymakamı Arslan Yurt katıldı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Kemal Arı’nın konuştuğu açılış oturumunda sonra diğer oturumlar başladı. Üç günlük sempozyumda  Türkiye, Yunanistan ve Azerbaycan’dan katılımcılar akademisyenler, öğretmenler, yerel tarihçiler ve gazeteciler bildiri sundu. Büyük ilgi gören “Hasretin İki Yakası: Mübadil Aile Öyküleri” sergisi ise Süleymanpaşa Belediyesi tarihi binasında açıldı.

DİN ESASI ÜZERİNE ZORUNLU GÖÇ’TE NE OLMUŞTU?

İsviçre’nin Lozan kentine 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Lozan barış antlaşmasına ek sözleşme ile Türkiye ve Yunanistan 94 yıl önce kendi yurttaşlarını ‘din esası’ üzerine zorunlu göçe tabi tuttu. Türkiye Yunanistan bu ‘nüfus mübadelesi’ ile 1.200.000 Ortodoks Hristiyan Rum Anadolu’dan Yunanistan’a, 500.000 Müslüman Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldı ve bu ‘mübadele’ ile göçe tabi tutulanlara ‘mübadil’ denildi.

KİMLER MUAF TUTULDU, NEREYE YERLEŞTİLER

Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi kapsamında Türkiye’de sadece İstanbul ile Gökçeada ve Bozcaada’da oturan Rumlar, Yunanistan’da ise sadece Batı Trakya Türkleri mübadeleden muaf tutuldu. Mübadelede Drama, Girit, Midilli, Kavala, Selanik, Vodina ve Yanya’dan Türkiye’ye gelen nüfus Doğu Trakya ve Batı Anadolu’da Rum azınlığın ayrılışı ile boşalan yerlere iskân edilmişlerdir. Mübadillerin yoğun olarak iskân edildikleri şehirler Adana, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Mersin, Samsun ve Tekirdağ oldu.

VİZE SORUNU DOĞDUKLARI TOPRAKLARI ZİYARETE ENGEL

Mübadeleye tabi tutulanlar yüzlerce yıldır ekip-biçtikleri topraklarını, ekmek parası kazandıkları işyerlerini, evlerini, ibadet ettikleri kutsal mekânlarını, sevdiklerinin mezarlarını geride bıraktılar. Mübadillerin doğdukları toprakları ziyaret etmelerine uzun yıllar izin verilmedi. Son yıllarda giderek artan sayıda mübadil çocuğu ve torunu, bir vasiyeti yerine getirircesine aile büyüklerinin ‘memleket’ dedikleri toprakları ziyaret etmek istiyor. Onların doğdukları kentleri, köyleri, mahalleleri, ibadet ettikleri kutsal mekânları görmek istiyor ancak vize sorunu ile karşılaşıyor.

KUTSAL MEKÂNLARIN RESTORE EDİLİP KORUNMASI

Mübadil kökenliler bu nedenlerle AB yöneticilerinden, Yunanistan ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinden iki halk arasına örülen vize duvarının kaldırılmasını istiyorlar ve Yunanistan vatandaşı olan Rum Ortodoks mübadil kökenliler gibi aile büyüklerinin doğdukları toprakları vizesiz olarak ziyaret etmek istiyorlar.  Vize dışında üzerinde durulan ikinci önemli konu ise Mübadillerin geride bıraktıkları cami, kilise, tekke, manastır, türbe, şehitlik, mezarlık gibi kutsal mekânların; hamam, bedesten, çeşme, ayazma gibi yapıların günümüze kadar ayakta kalmış olanlarının karşılıklı olarak restore edilmesini ve korunmasını talep ediyorlar. Sempozyumda mübadelenin oluşum süreci,  yaşanılan zorluklar, sağlık sıkıntıları, Mübadele Antlaşması ile her iki ülkede yaşayan insanların fiziki ve manevi değerlerini yansıtan yapılar, mübadelenin kültür varlıklarına etkisi ve Sosyo-Ekonomik yansımaları tarihsel kaynaklar ışığında irdelendi. Bilimsel konuşmaların yapıldığı sempozyum, katılımcılara teşekkür plaketi ve katılım belgelerinin takdimi ile sona erdi.​

 

 

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.