KALAN MÜZİK KURUCUSU HASAN SALTIK YAŞAMINI YİTİRDİ.

KALAN MÜZİK KURUCUSU HASAN SALTIK YAŞAMINI YİTİRDİ.
Kalan Müziğin Kurucu sahibi Hasan Saltık geçirdiği kalp krizi sonucu 2 Haziran gecesi 57 yaşında yaşamını yitirdi. Hasan’la yıllar önce Paris’e geldiğinde tanışmıştık. Ben İstanbul’a döndükten sonra 26.12.2018 günü Hürriyet gazetesine Doğan Hızlan Abiyi ziyarete geldiğinde gazetenin alt kattaki restoranında birlikte yemek yerken uzun uzun sohbet etmiş o günleri de andıktan sonra yemek sonrası bu fotoğrafı çektirmiştik.Hasan Saltık, halkların ezgilerini toplayıp arşivleyen, otantik haliyle bugüne ve geleceğe taşıyan bir ‘Kültür-Sanat’ insanıydı. Doğan Abi, Kalan Müzik’in 20.ci yılı nedeniyle 20 Şubat 2011’de bunları yazmıştı.
“Kalan Müzik’i 1991 yılında Hasan Saltık kurdu. Saltık Tunceli’de doğdu. Devlet Konservatuarı’nda bir yıl obua-klarnet bölümünde okudu. O günden bugüne arşivlerde kalmış Türk müziği, Türk halk müziği örneklerini, Anadolu’nun renkli dokusunu oluşturan farklı etnik grupların müziklerini, nitelikli birçok müzisyenin ilk çalışmalarını ve elbette Osmanlı Sarayı’nda çalınan müzikleri de CD’leştirdi. Avrupa’da yayınlanan Liberation, Le Monde, Süddeutsche Zeitung, L’Express, Froots, The Times gibi gazete ve dergilerde, Kalan Müzik’le ilgili birçok olumlu eleştiri yayımlandı. Ayrıca önemli dergilerin verdiği CD’lerde, onun yayınladığı müziklerden parçalar alındı. Hasan Saltık, Hollanda’dan Prens Claus Vakfı tarafından verilen ödülü aldı, Avrupa’nın kahramanları ödülüne layık görüldü”
UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ ARŞİV KAYITLARI
Hasan Saltık için Vikipedi’ de ise şu bilgiler yer alıyor “Amcasının oğlu Rahmi Saltuk’un plak şirketinde dört yıl çalıştıktan sonra 1992 yılında Kalan Müzik’i kurdu. Unutulmaya yüz tutmuş arşivlik kayıtlarını elinde bulunduran koleksiyonerlerden ve eski müzisyen ailelerinden derlediği etnomüzikolojik çalışmalar için de önem taşıyan eserleri “Kalan Müzik” etiketi altında yayınladı. Çeşitli yörelerin ulusal ve uluslararası arşivlerde; özellikle şahısların ellerinde saklanmış ya da unutulmuş kendi dillerinde müzik örneklerini içeren albümler yayınladı. Bizzat o yörelerde yaşayan sanatçılar tarafından kendi arkaik dil ve lehçelerinde seslendirdikleri müzik eserlerinin derlenmesi için araştırmacılara destek verdi, yapılmalarına ön-ayak oldu. Pomak göçmenlerinden Tahtacı Türkmenlerine, Sadettin Kaynak’tan, Münir Nurettin Selçuk’a, Hacı Taşan’dan, Hisarlı Ahmet’e, Hafız Yaşar’dan Muharrem Ertaş’a; Neşet Ertaş’tan Neyzen Tevfik’e, Malatyalı Fahri’den Âşık Veysel’e uzanan bir arşiv malzemesini yayımladı. Türkiye’nin zengin kültür potansiyelini ortaya çıkarmaya dönük dokuzyüzü aşkın proje gerçekleştirdi. Projeleriyle Anadolu kültür mirasının, uluslararası festivaller yoluyla dünyaya açılmasına, dünyanın en prestijli arşiv ve kütüphanelerinde dinleyicilerle ve akademisyenlerle buluşmasına imkân sağladı. 2003 yılında Prens Claus Nişanı’na layık görüldü. Ertesi yıl Time dergisi tarafından “Türkiye’nin müzik antropologu” olarak tanımlanarak, Avrupa Kahramanları’ndan biri olarak seçildi. 5 Nisan 2017’de İstanbul Teknik Üniversitesi Senatosu kararıyla fahri doktora unvanı aldı.” Allah’ın rahmeti üzerinde mekanı da cennet olsun. Nurlar, ışıklar içinde yatsın.
Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.