PARİS’TE LA CLOSERİE DES LILAS’DAKİ MASANIN HİKAYESİ
PARİS’TE KAHVE İÇTİĞİM BU MASANIN HİKÂYESİ-
Paris’te 1847 den beri yazar, çizer, şair ve ressamların uğradıkları ‘La closerie des Lilas’ adlı ünlü bir mekân var. Gündüz saatlerinde rezervasyonsuz girilebilen Brasserie-Cafe, akşamları rezervasyonsuz müşteri alınmayan lüks bir restoran olarak çalışıyor. Restoranda bazı günler bir haftadan önce yer bulunamıyor. La Closerie des Lilas 1860’ların başlarında, Bazille, Renoir, Monet, Sisley ve Pissarro gibi bir grup ressam ve dünyaca tanınmış yazarlar Émile Zola, Paul Cézanne, Théophile Gautier, Charles Baudelaire, Jules ve Edmond de Goncourt kardeşlerin buluşma yeriydi. 1924 te Gertrude Stein ve Jack Hemingway, 20. yüzyılın başlarında, Paul Verlaine‘in ardından,Paul Fort , Lenin‘le satranç oynamak ve edebiyat dostları Guillaume Apollinaire ve Alfred Jarry ile buluşmak için buraya gelirdi. Tiyatro eleştirmeni Paul Gordeaux, eşi Amable ile birlikte, tiyatrodan çıktıktan sonra France-Soir gazetesine gitmeden önce onlara ayrılan masada makalesini yazardı.
Gece hayatı efsaneleşen, kaliteli şarap, istiridye ve pahalı deniz mahsullerinin yenildiği piyanolu bar’ın müdavimleri arasında Amedeo Modigliani, Germaine Tailleferre, André Breton, Louis Aragon, Kees van Dongen, Pablo Picasso, Jean-Paul Sartre, André Gide, Oscar Wilde ve Samuel Beckett vardı. Gece hayatı efsaneleşen La Closerie’de Ernest Hemingway, Francis Scott Fitzgerald, Henry Miller buranın ününe ün katmış hatta Fitzgerald, Hemingway‘e ‘Muhteşem Gatsby’nin el yazmasını La Closerie’nin terasında okutmuştu. Bütün bu ünlüler geldiklerinde hep aynı masalarda oturdukları için mekânın sahipleri bu masalara isimlerinin yazılı olduğu bir plaket koymuş. Fotoğrafta benim oturduğum masa ise Paris’te 1903-1912 arasında yaşayan Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden şair, yazar, siyasetçi, diplomat olan Yahya Kemal Beyatlı’da müdavimi olduğu bu tarihi bir mekânda oturduğu masa. Beyatlı’yı “Sana dün tepeden baktım aziz İstanbul”, “Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç”, gibi şarkıların ve “Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik; bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik” şiirlerinden tanıyoruz. Onun gibi Yunan şair, denemeci, sanat eleştirmeni Jean Moreas’ta geldiğinde aynı masada oturduğu için plaket ikisi adına yazılarak vidalanmış.
Muammer ELVEREN-Özel Arşiv