PARİS’TE İLK KEZ BİR ‘ALEVİ ANITI’ DİKİLDİ

Fransa’nın başkenti Paris’te, Alevi katliamlarında hayatını kaybedenlerin anısına bir “Alevi Anıtı” dikildi. Türkiye’de yaptırılan ve üç parçadan oluşan anıt, Sarcelles Belediyesi Nelson Mandela Meydanı’na Fransız hükümet ve belediye temsilcilerinin de hazır bulunduğu bir törenle açıldı.

Tanrı’yı “doğanın görünen yüzü” olarak gördüğü için, yaşadığı yerde su kaynaklarını, ağaçları, taşları, toprağı kutsal mekânlar olarak algılayan Alevi öğretisindeki, dört kapı ‘hava, toprak, su ve ateş’ ten yola çıkılarak tasarlanan anıt Fransa’da açılan ilk ‘Alevi Anıtı’ oldu.

Anıtın mermer üzerine işlenen Pir Sultan Abdal kabartmasının sağ ve solunda Fransızca ve Türkçe Aleviliği tanıtan yazılar yer alıyor. Üç parçadan oluşan ve ‘Teslim Taşı‘nın üzerine monte edilen iki demir silindirden oluşan anıtın ortasındaki boşluğa Alevi katliamlarının yapıldığı yerlerden getirilen toprak kondu. Anıtın etrafında, Munzur’dan getirilen su ‘Teslim taşı’nın üzerinde 24 saat Semah yönünde dönüyor. Dış silindir üzerinde yer alan 12 adet boşluk içine mum yerleştirilerek ateşin temsili sağlanıyor.

Teslim Taşı, Bektaşi dergâhında boyna takılarak teslimiyet manasına gelen “yüzünü Allah’a dönmüşlerin taşı” olarak tarif edilir. Teslim Taşı’nın iç yüzü Hz. Ali’yi, dışa bakan yüzü ise Hz. Muhammed’i temsil eder. 12 köşesi Alevilikteki 12 İmam inancını, altında ve üstünde bulunan iki taş bu soy ‘un Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin’den devam ettiğini, alttaki düğüm katl edilen Nesimi’yi, Taş’ın takılı olduğu kızıl ip Pir Sultanın asılmasını simgeliyor.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu- AABK 2. Başkanı ve Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu-FUAF Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Kılıçkaya Paris Alevi Anıtı’nın, Alevilerin doğaya ve insana özgürlük talebinin çığlığı olduğunu belirtirken şöyle konuştu

“Bir yerden göç ettiğinizde, heybenizde hep terk ettiğiniz yerlerin izlerini taşıyorsunuz. Yaşanmış tatlı ve acı onlarca anı omuzlarınızda sizinle geliyor. Bunların içerisinde Analarımızın ağıtları ve gözyaşları var ise, o zaman bu yük daha da ağırlaşıyor. Ağıtları duymak istemeseniz de, yaşanan acıları görmeye içiniz elvermese de, gerçekler sizi yüzyıllar sonra da olsa takip ediyor. Ülkenin üzerindeki kambura dönüşüyor. Türkiye devleti acıyı bal eyleyen Alevilere dostluk elini uzatmak istiyorsa “senin acın benim acım” diyerek işe başlayabilir. Ancak bunu yapabilir ise bir daha böyle acıların yaşanmamasını sağlar. Aleviler birilerinin kendilerini dinlemesi ve empati yapmasını bekledikleri bir dönem de, Fransa’nın başkenti Paris’in banliyösü Sarcelles Belediyesi bu beklentiye cevap verdi ve inançlarından ötürü hayatını kaybeden Alevilerin anısına ‘senin acın benim acımdır’ diyerek ‘Alevi Anıtı’ açtı” dedi.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir