AZERBAYCAN’IN EFSANE LİDERİ DOSTUM HAYDAR ALİYEV

 

AZERBAYCAN’IN EFSANE LİDERİ DOSTUM HAYDAR ALİYEV’LE

MOSKOVA, BAKÜ, NAHCİVAN, STRASBOURG VE PARİS’TE…

Muammer ELVEREN 12.12.2018

Bugün, Komünizm ve ‘soğuk Savaş’ın en katı dönemlerinde 15 Cumhuriyetten oluşan Sovyetler Birliğinde Komünist Parti’nin politikalarını belirleyen en üst karar organı ‘Politbüro’ üyeliği ve Başbakan Birinci Yardımcılığı görevine kadar yükselen ilk ve tek Türk asıllı Efsane lider Haydar Aliyev’in ölüm yıldönümü.

12 Aralık 2003 Günü vefat eden Azerbaycan halkının ‘Milli lideri’ Aliyev, Sovyetler Birliği döneminde 14 yıl boyunca Azerbaycan’ın liderliğini üstlenerek ‘Azerbaycan Komünist Partisi’ Genel Sekreterliği görevini de başarıyla sürdürmüştü. Gazetenin Moskova temsilcisiyken Haydar Aliyev’le, Generalliğe kadar yükseldiği Sovyet Gizli Servisi KGB’nin üst düzey yöneticilerinden biri olarak 30 yıl görev yaptıktan sonra ayrıldığı o çalkantılı dönemden sonra tanıştım.

Haydar Aliyev, Haziran 1969`da Azerbaycan Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri seçilerek Azerbaycan Cumhuriyeti‘nin yönetimini üstlendi. Aralık 1982`de ‘Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Politbüro üyeliği’ne seçilen Aliyev, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği – SSCB yöneticilerinden biri olarak Bakanlar Kurulu Başkanı Birinci Yardımcısı görevine getirildi. Yirmi yıl SSCB Yüksek Sovyeti`nde milletvekilliği yapan Haydar Aliyev, beş yıl süresince de SSCB Yüksek Sovyeti Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. 

Aliyev, şimdi her biri ayrı birer devlet olan ve o günlerde bağımsızlık mücadelesi vererek birlikten ayrılmak isteyen 15 Cumhuriyet’in oluşturduğu ‘Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği-SSCB’ Devlet Başkanı ve Komünist Partisi Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov’un Azerbaycan politikalarına karşı çıkıp Politbüro toplantısında üzerine yürüdü. Haydar Aliyev, Gorbaçov’a ters düşünce 1987 Ekim ayında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Politbürosu`nun ve Parti Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov`un yürüttüğü politikaları protesto ederek görevlerinden istifa etti.

Gelin bu olayı onunla Moskova’da adresini herkesten gizlediği evinde yaptığım özel görüşmeyle onun ağzından dinleyelim. Röportaj sırasında ‘Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin yasama organı ‘Yüksek Sovyet’i yöneten ‘Prezidyum’un, Azerbaycanlı tercümanı arkadaşım Cafer Abbasov ve görüşmeyi sağlayan Haydar Aliyev’in o zaman 34 yaşında olan kızı Sevil Aliyeva (12 Ekim 1955 doğumlu) hazır bulundu. 

 

 

Kendisine, Haydar Aliyev’le görüşmek istediğimi söyleyince ‘Çok zor, hem Gorbaçov aleyhinde açıklama yaptığı hem de Ermenilerin Dağlık Karabağ saldırıları karşısında Moskova’nın tutumunu eleştirdiği için KGB tarafından aranıyor oda yakalanmamak için devamlı adres değiştiriyor’ dedi ve ekledi ‘Ama istersen seni kızı Sevil ile tanıştırabilirim’.

Gerçekten de birkaç gün sonra beni Aliyev’in kızı Sevil ile tanıştırdı. Sevil’e babasıyla mutlaka görüşmek istediğimi söylediğimde ‘Nerde kaldığını bilmiyorum, o beni arıyor öyle görüşüyoruz. Madem gazetecisiniz durumu biliyorsunuz, babam Gorbaçov’la tartıştıktan sonra Sovyet Politbüro’su ve diğer görevlerinden ayrıldı, bu arada annem vefat etti, her şey üst üste geldi bir süredir rahatsızdı, yeni hastaneden çıktı biraz toparlasın beni aradığında söz veriyorum mesajınızı ileteceğim’ dedi.

Sevil Aliyeva ile bu görüşmeyi 1989 yılının Aralık ayında yapmıştım. Sevil bir hafta sonra beni arayarak babasına mesajımı ilettiğini ve hiç kimseyle görüşmek istemediği halde Türk gazetecisi olduğum için benimle görüşmeyi kabul ettiğini söyleyerek ‘İki üç gün içinde gelip seni babama götüreceğim’ dedi.

Ertesi gün saat 18.00 sularında kapım çalındı, Sevil karşımdaydı, bana haber vermeden gelmişti  ‘Hadi gidiyoruz’ dedi.  Moskova’nın ara sokaklarında bir binanın 4.tüncü katına çıktık. Kapıyı bir kez sonra ardı ardına 3 kez çaldıktan sonra anahtarla açtı.  İçeri girdik, salonda kimse yoktu. Biraz oturduktan sonra Haydar Aliyev içeri girdi, Sanki eskiden tanışıyormuş gibi ‘hoş gelmişsin’ diyerek sarılıp öptü. Karşımda fotoğraflarda dinç gördüğüm Aliyev yoktu. Gerçekten bitkindi, zayıflamış, yanakları çökmüş saçları seyrelmişti.  Hiç unutmuyorum ilk sorusu ‘Türkiye’nin benim durumumdan haberi var mı? Olmuş ve şöyle devam etmişti ‘Gel Zarife hanımın fotoğrafı önündeki masaya oturalım, çektiğimiz fotoğrafta oda çıksın’ demişti. Zarife hanım 15 Nisan 1985 te Moskova’da vefat eden eşiydi.

Masaya geçtik anlatmaya başladı ‘ Gorbaçov KGB’yi kullanarak Azerbaycan yönetimi ile ilgili kararlar alıyordu. Bende Politbüro üyesi ve Sovyetler Birliği Başbakan 1.ci yardımcısı olarak toplantıda karşı görüşlerimi açıkladım. Gorbaçov sesini yükselterek ‘Sen artık Azerbaycan’ın işine karışma’ diye bağırdı. Bende kendimi tutamadım ve öfkeyle yerimden kalkıp ‘Karışırım’ diyerek ona doğru yürüdüm. Bu arada Politbüro’nun diğer üyeleri beni tutarak sakinleştirmeye çalıştı. Tartışmamız sertleşerek devam edince bana ‘Artık seninle çalışamam’ dedi.

Gorbaçov Devlet Başkanıydı ve Sovyetlerde ‘Yeniden yapılanma’ (Glasnost) ile Şeffaflık- Açıklık (Perestroika) politikalarını uygulamaya başlamıştı.Bazı Cumhuriyetlerden Sovyetler Birliğinden ayrılma bağımsızlık hareketleri haberleri geliyor ve Politbüro’da ne yapılacağı tartışılıyordu. KGB’den Azerbaycan’da da Sovyetler birliğinden ayrılmak için bağımsızlık hareketleri başladığı bilgileri gelmişti. Gorbaçov’u bu haberler de sinirlendiriyordu. Toplantılarda devamlı gerginlik vardı, artık ben de onunla çalışamayacağımı anlamıştım. Bunun üzerine Politbüro ve Başbakan yardımcılığından 25 Ekim 1987 günü istifa ettim’.

Haydar Aliyev’le yaptığım bu görüşmeden 6 ay kadar önce yani Haziran 1989’da Ebulfez Elçibey (Gerçek soyadı Aliyev’dir, halk ona bağımsızlık mücadelesi günlerinde ‘Elçibey’ adını taktı) Azerbaycan Halk Cephesi’ni resmen kurmuş ve KGB ile Kızıl Ordu’ya rağmen Azerbaycan’ı Sovyetler Birliğinden ayırmak için yer altı faaliyetleri başlamıştı.  Haydar Aliyev o gün bana ‘Eğer Bakü’ye gider ve Ebulfez ile görüşme imkânı bulursan Azerbaycan için her şeyi yapmaya hazır olduğumu ve bağımsızlık mücadelesini desteklediğimi söyle’ demişti.

Bütün bu yazdıklarıma kızı Sevil Aliyeva şahittir. Ebulfez Elçibey liderliğinde kurulan Halk Cephesi’nin bağımsızlık mücadelesi faaliyetleri ile ‘Azadlık Meydanı’nda yaptıkları gösterileri Moskova’dan Bakü’ye gidip bire bir izledim.  O hem tehlikeli hem de heyecanlı günleri yeri geldiğinde bir başka yazıda anlatacağım.

Haydar Aliyev’le dostluğumuz bu ilk röportajı yaptığım Aralık 1989 günü başlamış ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasıyla Azerbaycan’ın bağımsızlığından sonra da devam etmişti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı olduktan sonra beni Bakü’de Cumhurbaşkanlığı Sarayında kabul etti. Daha sonra Devlet Başkanı olarak Avrupa Konseyi toplantılarına katılmak için geldiği Strasbourg’ta görüşüp Azerbaycan’ın bağımsızlığından sonra Dağlık Karabağ’la ilgili gelişmeler konusunda uzun uzun sohbet ettik. Haydar Aliyey Chirac’la görüşmeye geldiğinde de Paris’te kaldığı Crillon otelinde bir araya gelerek o sancılı dönemleri andık. Mayıs 2010 da Bakü’ye gittiğimde ise Aliyev’in ‘Ulusal Şeref Mezarlığı ‘Fahri Hiyabanı’nda eşi Zarife Hanım’la heykellerinin de olduğu mezarını ziyaret ettiğimde bütün bu anlattıklarım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti.  Rahmetle anıyorum. Allah’ın rahmeti üzerinde, mekânı da cennet olsun Nurlar, ışıklar içinde yatsın.

 

 

………………………………………………………………………..

HAYDAR ALİYEV’İN RESMİ ÖZGEÇMİŞİ

Haydar Alirıza oğlu Aliyev Azerbaycan Halkının Milli Lideri

Haydar Alirıza oğlu Aliyev 10 Mayıs 1923`te Azerbaycan`ın Nahçıvan kentinde doğdu. 1939 senesinde Nahçıvan Pedagoji Teknik Okulu`nu bitirdikten sonra Azerbaycan Sanayi Enstitüsü`nde (şimdiki adı Azerbaycan Devlet Petrol Akademisi) eğitim gördü. Fakat başlayan savaş nedeniyle eğitimine devam edemedi.

Haydar Aliyev 1941 yılından itibaren Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Halk İçişleri Komiserliğinde ve Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Halk Komiserleri Meclisi`nde Şube Müdürü olarak görev yaptı. Ardından 1944 senesinde çalışmak için devlet güvenlik teşkilatlarına gönderildi. Bu dönemden itibaren devlet güvenlik teşkilatlarında çalışan Haydar Aliyev 1964`ten Azerbaycan SSC Bakanlar Kurulu`na bağlı Devlet Güvenlik Komitesi`nde Başkan Yardımcısı, 1967 yılından itibaren ise Başkan olarak görev yaptı ve Tuğgeneral rütbesine kadar yükseldi. Bu dönemlerde O, Leningrad`da (şimdiki adı Saint Petersburg) özel yüksek öğrenim gördü, 1957 senesinde ise Azerbaycan Devlet Üniversitesi Tarih Bölümünü bitirdi.

Haziran 1969`da Azerbaycan Komünist Partisi Merkez Komitesi`nin genel toplantısında Haydar Aliyev, Azerbaycan Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri seçilerek cumhuriyetin yönetimini üstlendi. Aralık 1982`de Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Politbüro üyeliğine seçilen Haydar Aliyev, SSCB Bakanlar Kurulu Başkanının Birinci Yardımcısı görevine getirildi ve SSCB yöneticilerinden biri oldu. Yirmi yıl SSCB Yüksek Sovyeti`nde milletvekilliği yapan Haydar Aliyev, beş yıl ise SSCB Yüksek Sovyeti Başkan Yardımcısı olarak çalıştı.

Haydar Aliyev, 1987 yılının Ekim ayında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Politbürosu`nun ve bizzat Genel Sekreter Mihail Gorbaçov`un yürüttüğü politikaları protesto ederek görevlerinden istifa etti.

20 Ocak 1990`da Sovyet ordusunun Bakü`de gerçekleştirdiği kanlı facia ile ilgili olarak ertesi gün Moskova`daki Azerbaycan Temsilciliği`ne gelen Haydar Aliyev bir bildiri yayımladı. Bildiride, Azerbaycan halkına karşı işlenen suçun organizatör ve faillerinin cezalandırılmasını talep etti. SSCB üst düzey yöneticilerinin Dağlık Karabağ`da yaşanan olaylarla ilgili ikiyüzlü siyasetini protesto eden Haydar Aliyev, Temmuz 1991`de Sovyetler Birliği Komünist Parti üyeliğinden ayrıldı.

Temmuz 1990 yılında Azerbaycan`a dönen Haydar Aliyev önceleri Bakü`de, daha sonra Nahçıvan`da yaşadı, aynı yıl Azerbaycan Yüksek Sovyeti milletvekilliğine seçildi. 1991-1993 yılları arasında Nahçıvan Otonom Cumhuriyeti Yüksek Meclisi`nin Başkanı, Azerbaycan Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti`nin Başkanı görevlerini yürüttü. 1992 senesinde Yeni Azerbaycan Partisi`nin Nahçıvan`da yapılan kuruluş kongresinde Haydar Aliyev parti başkanı seçildi.

1993`te Mayıs-Haziran aylarında hükümet krizinin iyice derinleşmesi nedeniyle ülkede iç savaşın çıkması ve bağımsızlığın kaybedilmesi tehlikesi üzerine Azerbaycan halkı, Haydar Aliyev`in yönetime getirilmesi isteği ile ayaklandı. Dönemin Azerbaycan yöneticileri Haydar Aliyev`i resmi olarak Bakü`ye davet etmek zorunda kaldılar. 15 Haziran 1993 tarihinde Haydar Aliyev, Azerbaycan Yüksek Sovyeti`nin Başkanı seçildi, 24 Temmuz`da ise Milli Meclis`in kararı doğrultusunda Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vekili görevine getirildi. 3 Ekim 1993`te yapılan genel seçimlerin sonucunda Haydar Aliyev, Azerbaycan Cumhuriyeti`nin Cumhurbaşkanı seçildi. 11 Ekim 1998`de halkın etkin katılımıyla yapılan seçimlerde Haydar Aliyev, oyların % 76,1`ini kazanarak bir kez daha Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçildi. 15 Ekim 2003`te yapılan Devlet Başkanlığı seçimlerinde aday gösterilmesini kabul eden Haydar Aliyev, sağlık sorunları nedeniyle seçimlere katılmaktan vazgeçti.

Haydar Aliyev bir takım uluslararası ödüllere, çe­şit­­li ülkelerin üniversitelerinin fahri doktora unvanına ve diğer yüksek ödüllere layık görüldü. Dört kez Lenin Nişanı, Kızıl Yıldız Nişanı ve bir­çok ma­dalyalar alan Haydar Aliyev iki kez Sos­yalist Emek Kahramanı ödülünü aldı, birçok yaban­­cı devletin nişan ve madalyalarıyla ödüllendirildi.

Azerbaycan tarihinin otuz yılı aşkın bir dönemi Haydar Aliyev ismi ile kopmaz bağlarla bağlıdır. Bu yıllar zarfında halkın toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel yaşamındakı gelişmelerde hep Haydar Aliyev`in ismi geçer. Haydar Aliyev, yönetimde bulunduğu süre boyunca ülkenin kalkınması için hep uğraştı, onun zengin kültürü, büyük tarihi geçmişi ile her zaman gurur duydu, gelecek kuşaklarının kaderi ile kaygılandı. Onun sayesinde Azerbaycan, bir devlet olarak tarihin zor dönemeçlerinden ve sınavlarından geçti.

Seçkin siyaset ve devlet adamı, halkın kayıtsız şartsız lideri olarak bilinen Haydar Aliyev hayatta iken canlı efsaneye dönüştü. Bu yüzden Haydar Aliyev fenomeni her zaman dikkatleri çekti. Dünya Azerbaycanlılarının bu milli liderinin herkesi hayran bırakacak coşkun siyasi faaliyeti gerek ülke, gerekse dünya basınında geniş yankı buldu.

Azerbaycan halkı ulusal devlet düzeninin çökme teh­­li­­kesi ile yüzleştiği ve çok zor günlerini yaşadığı bir dönemde – Haziran 1993’te ısrarla mevcut yö­net­imin değiş­ti­ri­l­me­sini talep etti ve o zamandan itibaren kaderini Haydar Aliyev’in ellerine teslim etti.

Halkının sıkıntılı günlerinde onun ısrarlı davetini kabul eden Haydar Aliyev, Azerbaycan`da yeniden siyaset sahnesine geri döndü. Haydar Aliyev`in bu dönüşünü halk büyük umut ve sevinçle karşıladı. Aynı gün Azerbaycan`ın tarihine Milli Kurtuluş günü olarak geçti.

Muammer ELVEREN

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir