KREMLİN’E GİRDİK… GORBAÇOV’UN MOSKOVASI

Röportaj : Muammer ELVEREN

Basında olay…

Muammer Elveren  “Doğu Bloku nereye gidiyor?’’ sorusuna, Doğu Blok’unun kalbi ‘Kremlin Sarayı’nda cevap aradı, cevap buldu…

Gorbaçov, generaller ve halk temsilcileri, Günaydın objektifi önünde…

Açıklık politikası, artık bütün açıklığıyla Kremlin’de de yaşanıyordu… Asık yüzlü ciddiyetin yerini, güler yüzlü bir sıcaklık almıştı… İşte, generaller ve halk temsilcileri… “Yeniden yapılanma” çerçevesinde en uygun çözümleri Kremlinde el ele ararken, Günaydın Objektifine gülümsüyorlar (Büyük fotoğraf). Arkadaşımızın Muammer Elveren (Üstte, küçük fotoğraf) ‘Yeni Kremlin’i tüm özellikleriyle yaşadı ve yazdı… Arkadaşımızın izlediği Halk Temsilcileri Kongresi’nde de tüm gözler, yıldız gibi parlayan Gorbaçov’daydı (Sağda)

Günaydın’ın Moskova Temsilcisi Muammer Elveren, Kremlin’de 15 gün süren Halk Temsilcileri Kongresi’ni izledi; Türk temsilcilerden Sovyet muhalefet liderlerine, Kızıl Ordu’nun komutanlarına kadar bir dizi yetkiliyle konuşulmamış konuları konuştu.

Düne kadar ‘Kapalı kutu’ diye bilinen Kremlin’in kapıları, Günaydın okurları İçin açıldı… Tartışmalar ve İlginç açıklamalar…

İşte, arkadaşımız Muammer Elveren ’in konuştuğu Türk liderler :

Azerbaycan Komünist Partisi Lideri Abdurrahman Vezirof… Ermenistan’ın topraklarına katmak istediği Dağlık Karabağ’ın lideri Vakıf Caferov, Kafkasya Ötesi Müslümanları Dini Lideri Şeyhülislam Allahşükür Paşazade… Kazakistan ve Orta Asya Müslümanları Başkanı, Taşkent Müftüsü Muhammed Sadık…

Hac için Türkiye aracı olsun

Kremlin’de Halk Temsilcileri Kongresi’ne dini kıyafeti ile katılan “Kafkasya Ötesi Müslümanları Dini Lideri” Şeyhülislam Allahşükür Paşazade, arkadaşımız Muammer Elveren’e “Hacca giderken, Türkiye’deki Arabistan Konsolosluğundan vize alalım… Bu konuda Türkiye, “Aracı” olsun

Kremlin’de haberleşme bilgisayarlarla…

Kremlin’in büyük toplantı salonunun altındaki giriş katı… Son model bilgisayarlar… İsteyenlere Sovyetler Birliği’nin 15 Cumhuriyeti hakkında anında her türlü bilgi veriliyor. Prezidyum üyeleri, Halk temsilcileri ve diğer görevliler, bilgisayarlar kanalıyla birbirlerine mesaj da bırakabiliyorlar. Kremlin, bilgisayar çağında geri kalmamak için, modem ve çok İyi yetişmiş genç kızlarına güveniyor…

. . .

Gorbaçov’un Moskova’sı

Sovyetler, Uzay Kentin kapılarını Günaydına açtı

12 BİN DOLARA UZAY KEYFİ!

Moskova’da “Temsilcilik” oluşturan ve Kremlin Sarayı’na giren Günaydın, Sovyetler Birliği’nin Uzay Eğitim Merkezi’nde inceleme yapabilen ilk Türk gazetesi oldu…

Gürcistan delegesi Albaya kafa tuttu

Kremlin’in toplantı salonundayız. İşte Gorbaçov’un ‘Glasnost’u… Yöneticilere eleştiri yağıyor… Hem de Gorbaçov’un başkanlık yaptığı, Prezidyum üyeleri toplantısında… Gürcü’ler salonu terk ediyor… Gürcistan delegesi bir bayan (üstte), Albay Radionov’a bağırıyor: “20 masum Gürcü’nün ölümüne neden olan emri ne hakla verdiniz? ” Halk Temsilciler Kongresi’nin yapıldığı salonun girişinde ise bir genç kız, kırmızı güller satıyordu (yanda)… Delegeler, içeride birbirlerine armağan etsinler diye…

Sovyet “Mir Uzay Gemisi”

Sovyet Uzay Eğitim Merkezi’nin girişinde, tuğlalardan yapılmış bir duvarın üzerine dev bir yıldız konmuş… Sovyet halkının “Yıldız Kent” adını yakıştırdıkları bu yere, kozmonotlar “Uzay Kent” diyorlar.

Burada, İlk kozmonot Yuri Gagarin’den bu yana  “uzay yolcusu tüm kozmonotların eğitimleri yapılıyor.

Gorbaçov yönetiminin “Açıklık” politikası Uzay Kent’e de yansıdı, Günaydın’ın Moskova Temsilcisi Muammer Elveren, burada tam 15 saat geçirdi… Uzay Kent Komutanı General Şatalov arkadaşımıza, “Arzu eden herkes, 12 bin doları (Yaklaşık 28 milyon lira) yatırdı mı, uzaya gitme şansına sahip” dedi… Uzay Kent’te kozmonotlar için lojmanlar, dinlenme tesisleri, lokantalar ve çocukları için de çocuk bahçeleri var. Kısacası, burası çeşitli sürprizleriyle gerçek anlamda bir modern kent…

 Kremlin’den Uzay Kent’e    

Günaydın, Sovyetlerin Uzay Eğitim Merkezi ‘Uzay Kent’e de giren Türk gazetesi oldu. İki kez uzaya çıkan ve “Milli Kahraman” İlan edilen Uzay Kent Komutanı General Alexandroviç Şatalov, Günaydın’a anlattı:

. . .

GORBAÇOV’UN MOSKOVASI-1 (10 OCAK 1990 ÇARŞAMBA)-

 

İşte yeni Kremlin

“Halk Temsilcileri” Kremlin’deydi. Kongre toplanıyordu. Bu tarihi olaya, Günaydın da tanıklık ediyordu. 2250 r üyeli Kongre, “Başkan” Gorbaçov’un konuşmasıyla açıldı. Ve Kremlin’de bir “Demokrasi şöleni” başladı…

Ve dünyada yepyeni bir olan üç sihirli kelime… Gorbaçov’un Kremlin’inde alınan kararlar fırtınalar koparırken doğu-batı dengesi de alt-üst oldu… Günaydın, bu büyük değişimi ‘Kalbinde’ izleyebilmek için, Sovyetler Birliği’nde “temsilcilik” oluşturdu.

Sovyetler ‘in ‘Kalbinde’ Türkler de var…

Kremlin’de yapılan Halk Temsilcileri Kongresi’nde, Azerbaycanlı Türk kadın temsilciler, Günaydın için poz verirken Türkiye’ye sevgilerini gönderdiler. Sara Vezirova, Solmaz Halilova, Nezaket Sadıkova ve Lale Beşirova (solda) “Herşey özgürlük için” dediler. Arkadaşımız Muammer Elveren ‘in önünde görüldüğü Kremlin Sarayı, kiliseleri, kuleleri ve Kızıl Meydan’ı ile 1156 yılından beri tarihe meydan okuyor.

Sağdaki fotoğrafta ise, Kremlin’e tören üniformasıyla gelen Azerbaycan Lokomotif Deposu sorumlusu Bakişehri Balajlar görülüyor. Halk temsilcisi olarak Kremlin’e giren Bakişehri, Günaydın’a, “Demiryollarında çalışan Türk kardeşlerime selam ederim” dedi.

Ve Günaydın’ın artık Moskova’da da temsilciliği var.

Ve Kremlin’e girdik

Bu önemli gazetecilik olayını yenileri izleyecek.

Moskova Temsilcimiz Muammer Elveren ‘in bugün başladığımız yazı dizisini izlerken, ‘Gorbaçov Moskova’sında yaşanan değişime, en canlı unsurlarıyla tanıklık edeceksiniz.

BU yazı dizimize, “Gorbaçov’un Kremlin’i” adını vermemizin nedeni, Gorbaçov dönemine kadar âdeta esrarengiz ve kapalı bir kutu görünümünde olan Sovyetler Birliği’nin yönetildiği Kremlin’in, Gorbaçov’la nasıl değiştiğini, bu değişikliklerin beraberinde neler getirdiğini daha iyi vurgulamak içindir.

Kremlin de şeffaflaştı

“Açıklık: Glasnost” ve “Yeniden Yapılanma: Perestroika” politikalarım ortaya atmakla, alınan kararlar artık aylarca, günlerce sonra değil, anında duyulur oldu. Dünya basını, radyo ve televizyonları, Kremlin’den haberler vermeğe, görüntüler yayınlamaya başladı. “Gorbaçov’un Kremlin’i’’, hem Sovyetler ’de hem de dünyada yepyeni bir dönem başlattı.

Muhalefet, artık rahatça konuşabiliyor…

Sovyetler Birliği Lideri Mihail Gorbaçov’un bazı politikalarına muhalefet etmekle tanınan Boris Yeltsin, Kremlin Sarayı’ndaki toplantı aralarında dışarı çıktığında etrafını hemen gazeteciler çevirdi… Gorbaçov öncesinde hayali bile mümkün olmayan bu tür hareketler, “Açıklık” politikasının getirdiği “Fikirlerin serbestçe açıklanabilmesi” çerçevesinde artık rahatlıkla yapıla biliniyor…

Gorbaçov’la gelen özgürlük hareketleri

Sovyetler Birliği, Lenin’-den bu yana başa geçen Stalin, Kruşçev, Brejnev, Çernenko ve Andropov dönemlerinde dışa tamamen kapalı, katılığa dayalı bir sistem uyguladı. Gorbaçov’un gelişiyle Sovyetler Birliği’nde her şey değişti. Kişisel özgürlükler ve seyahat özgürlüğü, Sovyet vatandaşı için hayal olmaktan çıktı… İşte, fotoğrafta Moskova’nın ünlü Kızıl Meydan’ında askerler bir turistle çekinmeden hatıra fotoğrafı çektiriyor… Daha önceleri Sovyetler Birliği’nde bunun hayali bile ……..

Mc Donald’s ve Coca Cola, Moskova’da

Gorbaçov’un ‘Perestroika’, yani ‘Yeniden yapılanma’ politikası çerçevesinde yabancı sermayenin ülkeye çekilmesi ve dış ticaretin serbestleştirilmesi de öngörülüyor. Bu politika sayesinde artık Batı mamulleri de Sovyetler Birliği’ne girebiliyor… Fotoğrafta, 15 gün kadar sonra Moskova’nın ünlü Puşkin Meydanı’nda açılması planlanan hamburgerci dükkanı Mc Donald’s ve bir Coca Cola reklamı görülüyor.

834 yıllık SARAY

KREMLİN… Sovyetler Birliği’nin başkenti Moskova içinde adeta ayrı bir kent. Halka kapalı olan Kremlin’e gidebilmek için, taksi şoförüne, kendi dillerinde kullandıkları gibi “Kremlin” demek yetiyor.

Sovyetler Birliği’nin yönetildiği yer Kremlin; ünlü kuleleri, kiliseleri, sarayları ve Kızıl Meydanı ile tanınır. Moskova nasıl Sovyetler Birliği’nin kalbi sayılıyorsa Kremlin’de Moskova’nın kalbi demektir.

Komutanların “Hararetli” günleri

Halk Temsilcileri Kongresi’ne, Kızıl Ordu’nun en üst düzeyde komutanları da katıldı. Çavuşesku ve eşi, Romanya’da idam edilmişti; Bu ülkede büyük bir değişim yaşanıyordu. Halk Temsilcileri gibi komutanlar da toplantı aralarında hararetle bu konuyu konuşuyorlardı… Sovyet ordularının kesinlikle Romanya’ya girmeyeceklerini söyleyen komutanlardan, Gorbaçov’un “Askeri baş danışmam” Mareşal Sergey Akromeyev (sağda), Kremlin salonlarında bir generalle görülüyor…

11 OCAK 1990 PERŞEMBEGorbaçov’un Moskova’sı- 2

Romanya olayları, ayrı bir heyecan getirdi…

         Kremlin’de devrim telası

Salona sığmayanlar yere oturdu

Kremlin’de Halk Temsilciler Kongresi’nin toplandığı günlerde patlak veren Romanya olayları, sarayda en çok konuşulan konulardan biri oldu. Halk Temsilcileri, toplantı aralarında hemen dinlenme salonuna koşarak TASS ajansının Kremlin’de kurduğu televizyon ekranlarının ‘Teletext’ yayınlarından son gelişmeleri izlediler. Bazıları toplantı başladığı halde kendilerini haberlere kaptırıyor ve dışarıda kalıyorlardı. Özellikle muhaliflerin büyük bölümü, hem olayları izliyor, hem de kendi aralarında tartışıyorlardı. Fotoğrafta, olayları dikkatle izleyen ve yer bulamadıkları İçin oldukları yere çöken Üyeler görülüyor…

Romanya haberleri, kulislerde konuşulan tek konuydu. Halk temsilcilerinden bazıları, “Doğu nereye gidiyor?” sorumuzu, “Onlar kapitalist düzene geçmek için devrim yapmadılar. Amaçları özgürlük ve ekonomiyi kurtarmak” diye cevapladılar.

Önerge tartışmaları, Halk Temsilcilerini terletti

Gorbaçov’un açıklık politikasından yararlanarak fikirlerini açıkça söyleyen Halk Temsilcilerinin bazıları, toplantı aralarında verecekleri önergeleri tartışıyorlardı. Bu tartışmalar bazen sükûnetle sarayın sessiz bir köşesinde yapılırken, bazen de fikir ayrılıkları çıktığında bağrışmalara kadar varıyordu. Fotoğrafta, içeri girmeden önce hazırladıkları bir metni tartışan üyeler arasında heyecandan terini silen bir Halk Temsilcisi görülüyor…

Lenin’in heykeli, başköşede…

Çarlık Rusya’sına 1917’de gerçekleştirdiği “Ekim devrimi” ile son veren Lenin’in bembeyaz dev bir heykeli, bütün heybetiyle Kremlin Sarayı’nın toplantı salonunun başköşesinde bulunuyor. Ortalarında Mihail Gorbaçov’un oturduğu 18 kişilik Prezidyum üyelerinin koltukları Lenin heykelinin tam önünde duruyor.

SABAH saat tam 09.’u gösteriyor… Gorbaçov, Kremlin Sarayı’ndaki bem beyaz dev Lenin heykeli altındaki koltuğuna oturdu.

Salondaki 2250 kişiden çıt çıkmıyor. Sessizlik Gorbaçov’un “Romanya da dün Nikolay Çavuşesku ve eşi Elena Çavuşesku kurşuna dizildiler sözleriyle bozuldu salonda konuşmalar, uğultular başladı. Gorbaçov konuşmasına devam etti: ‘ ‘Mahkeme edildikten sonra infaz gerçekleştirilmiş.” Toplantı başladı. Konu, Sovyetler Birliği’nde ekonomik sorunlardı, ara verildi. Kremlin salonlarında Gorbaçov’un kurmayları, Kızıl Ordu’nun en üst düzeydeki komutanları ve halk temsilcileri gruplar halinde Çavuşesku’ların sonunu tartışmaya, herkes kendi görüşlerini söylemeye başladı. Bir kısmı ‘Kurşuna dizilmeselerdi, olaylar durmaz ülke kan gölüne dönerdi’ derken, bir kısmı ‘Çok ani oldu. Daha uzun mahkeme edilebilirdi’ diyordu. Gazetecilerin en büyük merakı ise ‘Sovyet ordusunun müdahale edip etmeyeceği’ idi. Bu yöndeki resmi açıklama hemen duyuruldu ‘Sovyet ordusu Romanya’ya müdahale etmeyecek’ Bu, Gorbaçov hükümetinin son alman kararlar çerçevesinde belirlenmiş bir politikasıydı. Halk Temsilcileri Kongresi’nin büyük çoğunluğu da dış müdahaleye karşıydı.

Ortak kanı

Kremlin Sarayı’nda açık açık söylenmese bile kongreye katılanların çoğu olayların başladığı ilk günlerden beri ‘Çavuşesku’nun artık bu işten vazgeçip gitmesi ve halk devrimine saygı göstermesi gerektiği’ yönünde tavır koyuyorlardı. Aynı şekilde hemen herkes ‘Müdahale edilmeyecek’ açıklaması yapılmadan bile Sovyet ordusunun kesinlikle Romanya’ya müdahale etmeyeceği görüşünde birleşiyordu.

Kongre’de heyecan

Kremlin’de Halk Temsilcileri Kongresi’nin 2250 üyesi, toplantılara düzenli olarak geldiler. Her cumhuriyetin temsilcisi, kendi sorunlarım toplantı aralarında toplanarak konuştuktan sonra ya bir önerge şekline soktular ya da kendi aralarında bir konuşmacı seçerek, Gorbaçov’un başkanlığını yaptığı Prezidyuma sunmaya hazırlanıyor.

Kongre boyunca Kremlin’in telefonları susmak bilmedi

En çok yorulanlar…

Kremlin Sarayı’nın alt katında, birçok telefon kulübesi ve masa telefonu Saray’da bulunan herkese Moskova sınırları içindeki konuşmalar için bedavaydı (yanda). Toplantı ve alınan kararlara ilgili bilgiler İse bilgisayarlar aracılığıyla anında veriliyordu (yukarıda). Kongre süresince en çok yorulanlar, bilgisayar görevlileri oldu…

Sovyet Barış Komitesi, yardım topladı…

Sovyetler Birliği Halk Temsilciler Kongresi sürerken, toplantılara katılan delegelerden bağış toplamak üzere “Sovyet Barış Komitesi” Kremlin Sarayı’na bir ekip gönderdi.  Toplantı aralarında uzun kuyrukların oluştuğu Barış Komitesi, hemen hemen bütün üyelerden yardım topladı.  Barış Komitesi para topladığı herkese makbuz kestiği gibi sembolik bir hediye de verdi.

Kızıl Ordu temsilcisi

Kremlin’deki toplantıda en ilginç manzaralardan biri de, sivil Halk Temsilcileri arasında Kızıl Ordu’nun da temsilcilerinin olmasıydı. Birçok üst düzeydeki komutan, görkemli üniformalarıyla toplantıya katılmıştı. Fotoğrafta General Tretyak, Günaydın objektifine poz verirken görülüyor.

Dünden bugüne Sovyet liderleri

1917de “Ekim Devrimi” ile Çarlık rejimine son veren Vladimir Lenin, ölüm tarihi olan 21 Ocak 1924’e kadar Sovyetler Birliği’nde “Siyasi, ekonomik ve ideolojik” açılardan büyük değişiklikler yaparak farklı bir toplum yaratmayı başardı. Lenin’in ölümünden sonra ülkedeki güçler savaşından galip çıkan Joseph Stalin, baskı ve katılığa dayalı rejimini ölüm tarihi olan 1953’e kadar sürdürdü. Stalin döneminde rejim aleyhten sayılan binlerce kişi öldürüldü, yüzbinlerce kişi de Sürgüne gönderildi.

Batı’yla ilişki

Stalin’in ölümü ile boşalan Devlet Başkanlığı’na, 5 Mart 1953’te Nikita Kruşçev getirildi. Kruşçev, 1956’da ‘Stalinist’ politikaları tasfiyeye başlayıp batı ile çok yönlü ilişkilere girdi. Kruşçev’in aniden görevden alınmasıyla Ekim 1964 te Leonid Brejnev Komünist Parti Birinci Sekreterliğine getirildi.

Sovyetler ‘in devlet yapısı

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, “Milliyetler” olarak adlandırılan ve toplamı 100’ü aşan çok sayıda “Etnik” gruptan oluşan“Çok uluslu bir federal devlettir. Ülkede 15 ‘Birlik Cumhuriyeti’nin yanı sıra ülkenin çeşitli bölgelerinde etnik grupların yaşadığı 20 ‘Özerk cumhuriyet’, 8 ‘Özerk bölge’ ve 10 ‘Ulusal bölge’ vardır.

İlk Sovyet Anayasası 1918 yılında kabul edilmiş, 1924,1936 vel977 yıllarında, son olarak da 1988 yılı Aralık ayında Komünist Parti Konferansı doğrultusunda yaklaşık 100 madde üzerinde değişiklik yaparak onayladı. Bu maddeler arasında Gorbaçov’un ‘Glasnost ve Perestroyka’ kararları da yer aldı.

12 OCAK 1990 CUMA

Kremlin kulislerinde, Dağlık Karabağ heyecanı…

“Ölürüz de toprak vermeyiz”

Vezirof, Azeri temsilcilerle…

Azerbaycan Komünist Partisi Lideri Abdurrahman Vezirof, toplantı arası halk temsilcileriyle hararetli bir konuşma anında görülüyor. Vezirof, “Yeniden yapılanma çerçevesinde hangi ekonomik kararlar üzerinde durmaları gerektiğini” anlatıyordu.

Kremlin’de kıyafet özgürlüğü…

Halk Temsilcileri Kongresi’ne katılanların giysileri adeta bir şöleni andırıyordu. Birçok delege, yaptığı görevde giydiği resmi elbisesiyle toplantılara katılırken, birçoğu da bölgesel kıyafetini giymişti. Bürokratlar takım elbiseli, kravatlı gelirken, askerler üniformalarıyla toplantılara katılmışlardı. Fotoğrafta, benimle  Azerbaycan temsilcilerinden Kafkasya Ötesi Müslümanların dini lideri Şeyhülislam Allahşükür Paşazade Özel kıyafetiyle (ortada), Üniversite Profesörü Elder Salayef (solda) ve Ramazan Baki Nahcivani (sağda) görülüyor.‘Kanlı çatışmalar bizi yıldırmayacak’ diyen Azeri Türkleri, Azerbaycan sınırları içindeki Karabağ’ı isteyen Ermenilerle sonuna kadar mücadelede kararlı.

SAAT 11.00 suları… Kremlin Sarayı’nın sigara içilen bölümünde kalabalığın arasından biri, yüksek sesle Türkçe konuşuyor… Bu genç adam heyecanlı bir sesle ‘Dün geceki çatışmadan sonra bu sabah da olaylar olmuş… Durum oldukça gergin… Güvenlik görevlileri fazla etkili olamıyor… Onlarda silah çok, bizimkilerde yok… Bir şeyler yapmak gerekir, herkes olayı kapatmaya sanki bir şey yokmuş gibi davranmaya çalışıyor. Oysa yollar kapalı gece sokağa çıkmak ise can pahasına’ diyordu.

‘Türkiye’den mi geldiniz?’

Genç adama doğru ilerleyip adım sordum. ‘Siz Türkiye’den mi geldiniz! Yoksa Moskova’da mı kalıyorsunuz? Peki, buraya nasıl girdiniz?’- Gazeteci olduğumu, Günaydın gazetesi adına Kremlin’ deki olayları izlemek için orada bulunduğumu söyledim… Hararetle ellerime sarıldı… ‘Çok güzel, çok güzel, Türkiye’den ha… Günaydın gazetesinden haa… Benim adım Baki Nahcivani. Azerbaycan Televizyonu’nda görevliyim’ dedi. Baki’ ye, ‘Meslektaş olduğumuza göre anlat bakalım. Öyle heyecanlı heyecanlı, üstelik Kremlin Sarayı’nın göbeğinde çatışmadan, durumun gerginliğinden…

Konuşmalar, kitapçıklar haline getirildi -Kongre’de en çok yorulanlar arasında, gece gündüz çalışarak toplantı tutanaklarını hazırlayan görevli bayanlar da vardı. Sabah 09.00’da başlayan toplantılar, bazen gece yarılarına kadar sürüyordu. İçeride konuşulanlar küçük kitapçıklar haline getirilerek Kremlin Sarayı salonunun birkaç yerine kurulmuş olan bürolarda isteyenlere dağıtıldı…

Sovyetlerde yönetim birimleri

Komünist Parti-

ÜLKENİN gerçek yöneticisi olan Komünist Partisi, Anayasa’da Sovyet toplumuna yol gösteren; toplumun tüm kurumlarını yöneten ve siyasal gücü elinde tutan bir kurumdur. Yaklaşık 20 milyon üyelidir ve 300.000’in üzerinde temel birimde örgütlenmiş durumdadır. Kongre KOMÜNİST Parti’nin en yüksek organı, 5 yılda bir toplanan Kongre’dir. Partinin iç ve dış politikası teorik olarak Kongre tarafından saptanır. Merkezi yönetim organlarının değiştirilmesi, Merkez Komitesi ile denetim organlarının seçimini Kongre yapar. Merkez Komitesi-PARTİYİ yönetmekle görevli Merkez Komitesi, yaklaşık 300 üyeden oluşur. Genel Sekreter aynı zamanda ‘Politbüro’ üyesidir. Genel Sekreter, toplumun ideolojik lideri ve en yetkili kişisidir. Parti Konferansı ise, ‘Danışma’ niteliğindedir.

Karabağ Lideri Vakıf Caferov:

“Büyük Ermenistan hevesi kursaklarında kalacak”

Caferov, ‘Karabağ’daki Ermeniler, Ermenistan Cumhuriyeti tarafından silahlandırılıyor.  Amaçları, Dağlık Karabağ bölgesini alıp büyük Ermenistan Cumhuriyeti’ni kurmak. Ama bunu başaramayacaklar’ dedi…

KREMLİNDEKİ toplantılara katılan Dağlık Karabağ lideri Vakıf Caferov ile özel bir görüşme yaptık. Vakıf Caferov, Karabağ’ın Azerbaycan’a 1923 Temmuz’unda dahil edildiğini ve bunun dört küçük bölgenin birleşmesinden meydana geldiğini söyledi. Dağlık Karabağ’ın Karyagin, Cevanşir, Zengilan ve Kubatlı bölgelerinden oluştuğunu belirtti…

Ve Kremlin’den Ermeni’ye tokat

Gorbaçov, toprak istekleri nedeniyle Ermenistan’ı uyardı.

——————————————-

Şeyhülislam Allahşükür Paşazade (sağda), Moskova temsilcimiz Muammer Elveren’le…

. . .

13 OCAK 1990 CUMARTESİ

Kremlin ’den yükselen Türk sesi

Dini Lider Şeyhülislam Allahşükür Paşazade Ankara’ya seslendi:

Bizi Unutmayın

Müslüman Dini Lider Paşazade, ‘Kafkasya ötesi ve Orta Asya Müslümanları, Hac’ca Türkiye üzerinden gitmek istiyor. Arzumuz, Türkiye’nin bizi unutmayıp bu konuya ilgi göstermesi’ dedi…

KREMLİN Sarayı…

Toplantı zamanlan gerçekten görülmeye değer bir yer. Katılanların giysileri adeta bir renk cümbüşü… Dile kolay, 100’ü aşkın “Etnik” gruptan oluşan Sovyetler Birliği’nin her bölgesinden halk temsilcileri, yöresel kıyafetleriyle geliyorlar… Dilleri, dinleri, hareketleri farklı insanlar… Ve hepsi aynı çatı altında… Kremlin’de…

Toplantı arası, daha önce randevu aldığım Kafkasya ötesi ve Orta Asya Müslümanları Dini Lideri Şeyhülislam Allahşükür Paşazade’ye bakınıyorum. Televizyon ekipleri etrafını sarmış, çekim yapıyorlar… Konuşmaya çalışıyorlar… O da bir yandan konuşurken, bir yandan etrafına, bana bakınıyor. Beni görünce çevresindeki gazetecilere teşekkür ederek, bana doğru yöneliyor. Yanıma geliyor ve konuşmaya başlıyor:

Yabancıların İlgilendiği konu

‘Yabancı televizyoncular Şeyhülislam kıyafetiyle beni görünce etrafımı sarıp çekime başladılar… En çok ilgilendikleri konular Dağlık Karabağ. Ermenistan ve Gürcistan’dan zorla sürülen Türkler… Anlattım… Çok önemli, size de anlatacağım, ama bundan daha önemli şeyler de anlatacağım.. Türkiye’den bazı isteklerimiz var, onları söyleyeceğim… Ne güzel şey, aynı dili konuşuyoruz, öteki gazetecilerle Rusça konuşuyordum, şimdi sizinle öz dilimizi konuşuyoruz’

Sürgün edilen Türkler

Şeyhülislam Allahşükür Paşazade konuşmasını şöyle sürdürdü  “Önce Şeyhülislam olarak Türkiye’deki bütün din kardeşlerimize dua ve selamlarımı iletmek isterim. Kafkasya ve ötesinde, Orta Asya’da yaşayan Müslüman Türkler oldukça çoktur. Dini bir kuruluş olduğumuz için hangi bölgeden olursa olsun sorunları için bize başvuruyorlar. Bu nedenlerle de birçok sorunu belki de başka kuruluşlardan daha fazla biliriz. Azerbaycan’da en büyük sorunumuz, Ermenistan Cumhuriyeti’nden kovulmuş Azerbaycanlı Türkler ve aynı şekilde Gürcistan’dan sürülmüş Mesket Türkeri’dir.

Azerbaycan’ı tercih ettiler

Mesket Türkleri, evvelden ‘Fergana Vadisi’nde yaşıyorlardı. Onları Rusya’nın çeşitli yerlerine dağıttıkları halde Azerbaycan’a gelmeyi tercih ettiler. Türk oldukları için başka halkların yanında yaşamalarının zor olduğunu söylediler.

Türk-Sovyet ilişkileri

TÜRKİYE ile Sovyetler Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerin ilki 1937 yılında imzalanan ‘Ticaret ödeme Anlaşması’dır. Sovyetlerin katkısıyla 1970’li yılların başlarında Türkiye’de bazı sanayi tesislerinin kurulmasıyla yoğunlaştı. 1984 yılında imzalanan ‘Doğalgaz Anlaşması’ ile de yeni bir döneme girildi. Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki ekonomik, ticari ve siyasi ilişkiler üç çerçevede yürütülmektedir.

Özal hesap kapanmak üzere

1967’de imzalanan bir anlaşma ile Sovyetler Birliği’nden, Türkiye’de kurulacak İskenderun Demir Çelik Tesisleri, Seydişehir Alüminyum Tesisleri, Aliağa Petrol Rafinerisi, Orhaneli, Kargı ve Gürsöğilt santralleri, Bandırma Hidrojen Peroksit Fabrikası için teçhizat, malzeme alındı.

Kremlinde çalışanların çoğu kadın

Halk Temsilcileri Kongresi toplantılarını sürdürürken, dikkatimizi çeken bir nokta, Kremlin Sarayı’nda çalışanların büyük çoğunluğunun, kadın olmasıydı. Kongre toplantı salonunun kapısındaki elemanların erkek olmasına karşılık vestiyerden tutun da postaneye kadar kadınlar hizmet veriyordu. Sağdaki fotoğrafta, sarayın postanesinde Lenin heykeli önünde çalışan memurlar, solda ise Halk Temsilciler Kongresi için gündem dağıtan kadınlar görülüyor.

Her türlü teknolojik donanım ve konfor var.

1961 yılında Kremlin Sarayı’nın içine inşa edilen son derece modern ‘Kongre Sarayı’ ve Rusça adıyla ‘Kryemlyovskiy dvoryets s’yezdov’, mermer ve camdan yapılmış. Kremlin Sarayı’nın estetiğiyle pek bağdaşmayan bu binanın içinde, bilgisayardan, yürüyen merdivene kadar her türlü teknolojik donanım ve konfor mevcut. 6000 kişilik oturma yeri olan Kongre Sarayı’nda bazen Bolşoy Balesi özel günlerde gösteriler yapıyor.

Kızıl Meydan ve Lenin Mozolesi

Moskova’nın dünyaca ünlü Kızıl Meydanı’na gidebilmek için, Rusça söylenişi ile ‘Krasnaya’ demek yeterli oluyor. Kremlin’in kızıl duvarları ile çevrili olan Kızıl Meydan’da, Lenin Mozolesi bulunuyor. 70 bin metrekare olan bu ünlü meydanın uzunluğu 695, genişliği ise 130 metre. Moskova’ya gelen bütün turistlerin ilk uğrak yeri olan Kızıl Meydan, büyük törenler için de kullanılıyor…

 ————-

14 OCAK 1990 PAZAR

Azerbaycan lideri Vezirov, ekonomik ilişkilere canlılık getirilmesini önerdi

Türk işadamlarını bekliyoruz

Abdurrahman Vezirov ‘Yeniden yapılanma kararlarından sonra Batılı şirketler Bakü’ye gelmeye başladı. Biz Türkiye ile iş yapmak istiyoruz. Aynı dili konuştuğumuz için bu bizim vatandaşlarımızın işine gelir’ dedi.

AZERBAYCAN Komünist Partisi lideri Abdurrahman Vezirov’la Kremlin Sarayı’nın kulisinde görüştük. O’nu gördüğümde bir grup Azerbaycanlı halk temsilcisini toplamış içerde tartışılan konularda bilgi veriyordu. Vezirov konuşmasını bitirir bitirmez yanındakiler hemen beni tanıştırdılar. Çok memnun olduğunu ve Günaydın Gazetesi’ni tanıdığım söyleyerek “Günaydın Gazetesi aracılığıyla Türk işadamlarına çağrı yapıyorum, onları Bakü’ye bekliyoruz” dedi.

Geç kalmasınlar

Azerbaycan lideri Abdurrahman Vezirov şöyle konuştu: ‘Yeniden yapılanma (Perestroyka) çerçevesindeki değişiklikleri uygulamakla meşgulüz, ekonomiye taze kan getirmek için birçok değişiklik yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. İthalat- ihracat ve ortak yatırımlara açığız, bu konulardaki sorunlar hemen hemen ortadan kalkmıştır. İşin başındayken Türk şirketleri ile bağlantılar kurulursa daha iyi neticeler alabiliriz’

Büyük imkânlar

Vezirov, Azerbaycan’ın büyük imkânları olduğunu da belirterek sözlerini şöyle sürdürdü. Başta petrol olmak üzere, pamuk, keten, kimya ve makine sanayii, elektronik sanayii ve zengin tarım ürünlerimiz var, çay, meyve, sebze bizde boldur, inşaat sektöründe işbirliği yapabiliriz batılı şirketler (Perestroyka) dan sonra Bakü’ye gelmeye başladı, hem de nasıl biliyor musunuz?.. Yabancı dil bilmeyen şirketler yanlarında Türkçe konuşan tercümanlar getirerek iş bağlantıları yapmaya çalışıyorlar.

Kolayımıza gelir

Yabancı ülkelerle çalışacağımıza, işbirliği yapacağımıza aynı dilden aynı dinden kardeş Türkiye ile iş yapmayı tercih ediyoruz. Türkiye’yle çalışmak bizim vatandaşların daha kolayına gelir. Türkiye’yle biz birbirimizi daha iyi anlarız. Yalnız hava yoluyla değil, kara yoluyla da geliniz. Türk işadamlarını bekliyoruz, biz aynı ırktanız, kardeşiz, bu muhabbet çok büyük muhabbettir.”

Şeffaf Demirperde – Moskova… Kremlin… Kızıl Meydan… Sovyetler Birliği denince ilk akla gelen üç yer… Yıllarca dünyanın merak ettiği ve çocukluğumuzdan beri belleklerimize yerleşen ‘Demir perde’ ülkesinin üç ismi. Bu demir perdenin arkasında ne olup bittiğini bilmek eskiden gazetelerde tek tük çıkan haberlerle mümkün olurdu. Polisiye romanlarda anlatılan katılıklar rejimi, Sovyet gizli polis teşkilatı KGB’nin amansız entrika dolu çalışmaları ve bütün bunların verdiği “Demir perde” arkasına geçince ne olacağı korkusu.

Eskide kaldı – Şimdi bütün bunlar eskilerde… Polisiye romanlarda kaldı. O zamanlar doğrularla yanlışlar, gerçekler ve önyargılar “Demir perde” aşılamadığı için duyulduğu, okunduğu veya anlatıldığı gibi, kabul ediliyordu. Bunların sonucu şimdi bile ilk kez Sovyetler Birliği’ne giden birisi önceleri bu peşin hükmü belleğinin bir yerinde saklayarak ‘Temkinli’ oluyor.

Bir Türk iş adamı – Moskova’da bürosu olan ve 25 yıldır Sovyetlerle iş yapan bir Türk işadamı dostum şöyle konuşuyor: “Önceleri, Moskova ile iş yaptığımız için acaba komünist mi derler, takip mi ediliriz, diye çekinirdik. Hatta bize komünist diyenler oluyordu. Bize bunları diyenler Moskova ile iş yapmak için bizden yardım istiyor.” Evet… Bu sözler gerçekleri anlatmaya yetiyor. Sovyetler Birliği’ne ne gezmeye gideni, ne de iş yapmaya gideni hiç kimse komünist yapmak için uğraşmıyor, onların sizden bekledikleri tek şey “ön yargılan” bir tarafa bırakıp hareket etmenizdir. Görecek-siniz ki, siz kazançlı çıkarsınız, artık Sovyetler de herkesi olduğu gibi kabul edip dünyaya açılmak istiyor.

Dünya değişiyor – Dünya hızla değişiyor, Doğu ülkeleri değişiyor, Sovyetler değişiyor bu değişikliğin sihirli değneğini sallayan ise Mihail Gorbaçov, kendi ülkesindeki bağımsızlık hareketlerinin belkide bu kadar hızla yayılabileceğini, doğunun bu kadar hızla değişebileceğini bilemeden “Glasnost ve Perestroyka” dedi. Sovyetler artık eski Sovyetler değil. Doğu eski doğu değil… Bu nedenle yılların NATO ve Varşova paktı kendilerine “Yeni planlar” yapmak durumundalar…

Foto altları

Moskova hassas davranıyor – Azerbaycan Komünist Partisi lideri Abdurrahman Vezirov (solda), Kremlin Sarayı’nda Yüksek Sovyet Milliyetler Meclisi Başkanı Refik Nişanov’la görülüyor. Vezirov’un çok iyi dostu olan Nişanov, Azerbaycan’da olaylar başlar başlamaz Bakü ve Nahcivan’a geçti.

Kazakistan ve Orta Asya Müslümanları Başkanı, Taşkent Müftüsü Muhammed Sadık

.  .  .

Gorbaçov’un ‘Glasnost’ açıklık politikası çerçevesinde Sovyetler Birliğinde din özgürlüğü başlatıldı. 1918’den şimdiye kadar dinin yasaklandığı ve hiçbir ayinin yaptırılmadığı Sovyetler Birliği’nde, özellikle Stalin zamanında dini çok sıkı uygulamalarla denetlenmiş ve her türlü ibadet yasaklanmıştı. Şimdi ise ayinler yapılabildiği gibi artık Sovyetlerin yönetildiği Kremlin’e. gelen halk temsilcileri arasında dini kıyafet giyenler göze çarpıyor.

Kıyafetlerinden nereli okluktan anlaşılıyordu…

Kremlin Sarayı’nda, Sovyetler Birliği’nin dört bir yanındaki cumhuriyetler-den gelen halk temsilcileri değişik kıyafetlerle dolaşıyordu… Büyük kentlerden gelenlerle bölgelerden ve diğer cumhuriyetlerden gelenler giysilerinden nereli oldukları rahatlıkla anlaşılıyordu… Yukarıda, Beyaz Rusya’nın bir bölgesinden toplantılar için gelen parti başkanı Bayan Natalia Lemişova ve parti sekreteri Vladimir Grigorio, yandaki fotoğraflarda ise Özbekistan Cumhuriyetinden gelen iki Özbekli tipik bölgesel kepleriyle görülüyor…

Cumhuriyetlere ayrı bayrak

Sovyetler Birliği halkları, dilleri, dinleri, yöresel gelenek ve görenekleriyle adeta bir mozaik teşkil ediyor… Fotoğrafta, cumhuriyetlerin bayrakları bir kitapçı vitrininde görülüyor…’

Sovyetler ’in kimliği

SOVYETLER BİRLİĞİ: Nüfusu 266,7 milyon. Bunun yüzde 46,8’i kadın, yüzde 53,2’si erkek. Türk asıllı nüfus yaklaşık 45 milyondur. Bunlar Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan, Tacikistan, Kırgızistan ve Türkmenistan’da yaşarlar. Türklerin nüfus artışı yaklaşık yüzde 3,2 ile genel ortalamanın üç katından fazladır. Sovyetler Birliği’nde 15 birlik cumhuriyeti, 20 özerk cumhuriyet, 8 özerk bölge, 10 ulusal mıntıkadan oluşuyor.

15 cumhuriyete özetle bir göz atarsak nüfusları, yüzölçümleri ve sanayileri hakkında bir fikir sahibi oluruz.

RUSYA FEDERASYONU: Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti-17.075.000 km3 yüzölçümü ile nüfusu 146,4 milyondur. Bu Sovyetler Birliği topraklarının yüzde 76’sını oluşturmaktadır. 16 özerk Cumhuriyet, .5 özerk bölge, 10 ulusal mıntıkadan kuruludur. Nüfusunun yüzde sekseni Rus’tur, geri kalanı 100 değişik ırk ve millettendir.

UKRAYNA CUMHURİYETİ: Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti-603.700 km, yüzölçümü ve 51,3 milyon nüfusludur. En sanayileşmiş cumhuriyettir. Milli gelirin yüzde yirmisini sağlamaktadır. Kömür, demir-çelik, uçak, lokomotif, otomobil sanayii ve buğday üretimi vardır.

BEYAZ RUSYA CUMHURİYETİ: Beyaz Rusya Sosyalist Cumhuriyeti- 207.600 km2 yüzölçümü ve 10,1 milyon nüfusu vardır. Makine, kamyon, traktör, elektronik sanayii, et, süt ve patates üretimi yapılır.

KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ: Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti – 2.717.000 km1 yüzölçümü ye 16,5 milyon nüfusludur, Başlıca gelir kaynağı buğday üretimi ve hayvancılıktır.

GÜRCİSTAN CUMHURİYETİ: Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti – 69.700 km yüzölçümü ve 5,3 milyon nüfusludur, 2 özerk Cumhuriyet, 1 özerk Bölge vardır. Kömür, manganez, çelik, oto, lokomotif, uçak sanayii ve çay üretimi mevcuttur

AZERBAYCAN CUMHURİYETİ: Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti- 86.600 kilometrekare yüzölçümüyle 6,9 milyon nüfusludur. 1 özerk Cumhuriyeti, Özerk Bölgesi vardır. Petrol, petrol işletme, makine, mevcuttur.

ERMENİSTAN CUMHUİYETİ : Ermeni Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

ESTONYA CUMHURİYETİ : Estonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

KIRGIZISTAN CUMHURİYETİ : Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

LETONYA CUMHURİYETİ : Letonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

LİTVANYA : Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

MOLDOVA CUMHURİYETİ : Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

öZBEKİSTAN CUMHURİYETİ : Özbek Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

TACİKİSTAN CUMHURİYETİ  . Tacik Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

TÜRKMENİSTAN CUMHURİYETİ : Türkem Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

. . .

15 OCAK 1990 PAZARTESİ

Kozmonotların uzay merkezinde

Kozmonotların dünyası

Baykonur Üssü’nden uzaya gönderilmeden önce Uzay Kent’te eğitilen kozmonotların, yeni yaşamlarına alışırken rahat edebilmeleri için her türlü şey düşünülmüş…

UZAY Kent, adeta bir ‘Kozmonot dünyası

Burada eğitim için giren kozmonotlar, uzaya gidinceye kadar dikkatle eğitiliyor ve doğruca Baykonur Üssü’ne götürülerek uzaya gönderiliyor. Kozmonotlar eğer evli iseler, Uzay Kent’te aileleri ve çocuktan için özel olarak hazırlanmış lojmanlarda kalıyorlar.

Gece kalmak yasak – Bu kentte uzayla ilgisi olmayanların kalması yasak, burada görev yapanlar veya ziyarete gelenler, işlerini bitirdikten sonra akşam ayrılıp ertesi gün yeniden gelmek mecburiyetindeler. Uzay Kent’te kozmonot ve aileleri için özel eğlence yerleri, lokanta, kahve gibi yerler yapılırken çocukları için de parklar hazırlanmış. Uzay Kent’teki kozmonotlar, uzaya giderken Gagarin’in çalışma odasına gidip deftere, ‘Senin açtığın yoldan derliyoruz’ diye yazıyor, döndüklerinde yine aynı deftere, ‘Görevi sana layık olarak tamamladık’ diye not düşüyorlar.

Uzaydan ilk dönüşünde doğduğu yere İndi -Uzay Eğitim Merkezi Komutanı Vladimir Alexandroviç Şatalov, ‘Tek kişi’ olarak ikinci uzaya giden kozmonot. Bu nedenle de iki kez “Milli Kahraman” ilan edilerek taltif edilmiş. Şatalov, uzaydan ilk dönüşünde tesadüf eseri olarak doğduğu yer olan Kazakistan Cumhuriyetindeki Petropavlosk yakınına İnmiş. Yukarıdaki fotoğrafta bu noktayı haritada gösteren Şatalov, Moskova temsilcimiz Muammer Elveren’e hem çalışmaları hakkında bilgi verdi (yanda), hem de Günaydın okurları için ‘Uzay Kent’in kapılarını açtı.

Uzay Eğitim Merkezi Komutanı General Şatalov, Günaydın’a yaptığı açıklamada, ‘Her milletten, isteyen herkesi uzaya gönderebiliriz. Bunun için, Savunma Bakanlığı Uzay Dairesi’ne 12 bin dolar (Yaklaşık 28 milyon lira) yatırılması gerekiyor. Buradaki eğitimden sonra uzaya çıkmak hayal değil’ dedi

. . .

SABAHIN erken saatleri, Moskova’da soğuk sıfırın altında 28 derece. Dışarıda beş dakikadan fazla kalırsanız kulağınızın düştüğünü sanırsınız. ‘Uzay Kent’e doğru yolu çıktım. Moskova’dan yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bir kent bu. Uzay Kent, Gagarin’den bu yana Sovyet kozmonotlarının uzaya gitmeden önce eğitildikleri tek yer. Kentin kapısında, kiremit duvar üzerinde demirden dev bir yıldız. İki-üç kilometre sonra kontrol noktalan… İçeri ismim bildirildi. Bekledim.. Bir askeri araç geldi, peşine takılmamı işaret etti

Elektrikli dev demir kapı -Yolun bitimi… Yüksek bir duvar ve önünde nöbetçi büroları.. Yine kontrol, isim bildirme ve içerden gelen yeni bir rehber. Yürüyerek elektrikle açılan dev demir kapıdan içeri girdik. General Alexandr Şatalov kapıda. Şatalov, üç kez uzaya gittiği için ve ilk kez tek kişi olarak uzaya çıktığı için “Milli kahraman” unvanıyla taltif edilmiş. Uzay kentte etrafta ne varsa uzayla ilgili… Uzaya ilk çıkan Gagarin’in heykelleri… Uzayda gemiden dışarı çıkan ilk kozmonotun heykeli ve daha uzayla ilgili birçok şey.

Tek başına uzayda üç gün

General Şatalov, 1927 doğumlu olduğunu, Kazakistan Cumhuriyeti’ndeki Petropavlosk’ta doğup önceleri askeri pilot olduğunu, 1963 Ocak ayında “Kozmonot” grubuna girdiğini belirterek, şöyle dedi. Ocak 1969’da ‘Soyuz 4’le tek başıma uzaya çıktım, üç gün kaldım. Uzaydayken ikinci gün ikinci uzay gemisi geldi.

Uzay Kent’in girişi…Uzay Kent’ veya halk arasında yaygın ismiyle ‘Yıldız Kent’in her tarafı, uzaya giden kozmonotların heykelleriyle dolu. Kentin ortasındaki ‘Kozmonot Gagarin’ heykeline, uzaydan dönen bütün kozmonotlar çiçek bırakıyor. Moskova temsilcimiz Muammer Elveren, Uzay Kent’in girişinde görülüyor…

Uzaydaki ‘Mir İstasyonu’nun aynısı, eğitimde kullanılıyor Uzay Kent’te kozmonotların eğitim gördüğü ‘Mir istasyonu’, uzaydakinin ebatlarına sadık kalınarak yapılmış (yukarıda). Uzaya gidecek kozmonotlar burada uzaydaymış gibi titizlikle çalışmalarını sürdürüyorlar. En ufak bir dikkatsizlik, uzayda hayatlarına mal olabileceği için günlerce aynı şeyin egzersizi yaptırılıyor. Sovyetler Birliği’nde İlk uzaya giden Kozmonot Gagarin’in uçtuğu gemiye ise, modernleriyle karşılaştırıldığında ‘Müzelik’ gözüyle bakılıyor (yanda).

Moskova’ya 50 kilometre uzaklıktaki “Uzay Kent” Sovyet kozmonotlarının eğitildiği tek yer

KOZMONOT ELBİSESİ GİYİLMİYOR, İÇİNE GİRİLİYOR– Kozmonotların uzayda kullandıkları özel giysiler, zararlı güneş ışınlarına karşı dirençli. Bu elbiseler giyilmiyor, arka tarafından İçine giriliyor… Kozmonot elbiseleri, kaba görünüşlerine rağmen oldukça rahat ve kullanışlı…

UZAY TUVALETİ- Günlerce uzayda kalan kozmonotlar, her türlü ihtiyaçlarını gideriyorlar. Fotoğrafta, kullanabilmek için eğitim gerektiren “Uzay tuvaleti”

….

Rakamlarla

Sovyetler Birliği

Elektrik üretimi 1.705 milyar kilovat saat

Ham petrol üretimi         624 milyon ton

Doğalgaz üretimi             770 milyar metreküp

Kömür üretimi  772 milyon ton

Çelik üretimi      163 milyon ton

Demir madde mamulleri üretimi… 116 milyon ton

Kâğıt üretimi      6,3 milyon ton

Çimento üretimi              139 milyon ton

Otomobil sayısı 1 milyon 300 bin adet

.  .  .

Sovyetlere giderken aklınızda olsun

Bagajlarınızın üzerine adınızı ve adresinizi yazmayı unutmayın…

Pasaportunuzu ve özellikle vize formunuzu dikkatle muhafaza ediniz.

Sovyetler Birliği’ne Ruble sokmak veya çıkarmak kesinlikle yasaktır.

Giriş beyan formunu titizlikle doldurun. Parmağınızdaki yüzük, kolunuzdaki saat, künye, kolye ve değerli eşyalarla paranızın çeşit ve miktarını, yanınızdaki fotoğraf makinanızı deklere etme mecburiyeti var.

Muammer ELVEREN

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir