DÜNYA ELMAS MERKEZİNE GİRDİM

 

YILIN BÜYÜK RÖPORTAJI

Elmas denen büyülü rüya

Muammer ELVEREN ‘Dünya Elmas Merkezi’ne girmeyi başardı.

  • Elmas gerçekten ölümsüz müdür?
  • Her elmasın bir “Nüfus cüzdanı” olduğunu biliyor muydunuz?.
  • Gerçek elmasla sahte elmas nasıl ayırt edilir?
  • Elmas nasıl bulundu, İlk elmas nasıl satıldı?
  • Elmastan ilk nişan yüzüğü kime verildi?
  • Nişan yüzüğü niçin halka şeklindedir ve belirli bir parmağa takılır.
  • Elmas yüzüğünüze veya kolyenize siz de “Nüfus cüzdanı’’ çıkartabilirsiniz.
  • Belçika’nın Anvers kenti, niçin dünya mücevher merkezi olarak kabul edilir?

…Ve daha birçok ilginç konu…

18 Şubat 1982

Başlarken…

Neler okuyacaksınız…

Elmas röportajında okuyacağınız ilginç konulardan birkaç örnek!

EImas her yerde bulunur mu? Niçin bu derece kıymetlidir?

Elmasın değerli bir taş oluşu hangi özelliğine bağlıdır?

“Elmasın Saflığı” ne demektir? Saflığın fiyat üzerindeki etkileri nelerdir?

Elmastan İlk nişan yüzüğü kime verildi? Niçin halka şeklindedir?

Elmasın seçiminde göz önünde tutulması gereken şeyler nelerdir?

En iddialı olan elmas ne şekildedir?

Hangi elmaslardan pırlanta yapılır?

Hakiki elmas sahte elmastan nasıl ayırt edilir?

Sentetik elmasın şekli nasıl olur?

İşleme sırasında çılan elmas tozları hangi işlerde kullanılıyor?

Elmasların bakımı nasıl yapılmalıdır?

Elmas gerçekten ölümsüz müdür? .

Ve… Daha birçok ilginç konu…

Çoğu kez iç içe yaşadığımız bazı eşyaları i tanıdığımızı zannederiz, doğup büyü­düğümüz, çevrede gördüğümüz bu eşya­ları çevremizin kabul ettiği ve tanıdığı şek­liyle algılarız. Oysa tanıdığımızı sandığımız bazı şeylerin araştırmasını yaptığımızda isminden ve halk arasında kullanım alanından başka bir bilgiye sahip olmadığımızı görürüz.

Kadın ve erkeklerde aksesuar kuyumcularda vitrin süsü

İşte ‘“Elmas” da bunlardan bir tanesidir. Kadınları­mızın kollarında, parmaklarında, boyunlarında, göğüsle­rinde ve son zamanlarda ayak bileklerinde kullandıkları elması, bazen erkeklerin de künye, kravat düğmesi, saat veya kolyelerinde süs eşyası olarak kullandıklarını gör­mekteyiz. Kuyumcuların vitrinlerini de yine çe­şitli şekilleriyle elmas süslemektedir.

Elmas nedir, nereden gelir, nasıl çıkartılır, kimler işler, nasıl işlenir, saf elması nasıl tanıyabiliriz, sahtesi na­sıldır, değeri neyine göre tayin edilebilir hangi renkleri vardır, renklerin alışverişte önemi nedir, bakımı nasıl yapılır, elmas almak kârlı bir yatırım mıdır? Elmas seçi­minde göz önünde tutulması gereken şeyler nelerdir; tartı sistemi nasıldır, yalnız bütçesi iyi olanlar mı kullanabilir ve en önemlisi kullanım alanları nelerdir. Elmas yalnız süs eşyası mıdır?

Elmas konusunda bilmediğiniz birçok şey olduğunu göreceksiniz

İşte yukarıda sıraladığım soruların cevaplarını sizler için hazırladığım bu röportajda anlatmaya çalışacağım. Günlerce “Dünya Elmas Merkezi ”ne gittim, araştırdım fotoğrafladım, sordum, güvenlik gerekçesiyle yasak olan yerlere girdim, hiç bir kuyumcu veya Mücevheratçının ta­nımaması gereken “Elmas Sertifikasını hazırlayanlarla görüştüm, soruşturdum ve elmas konusunda tüm bilinen ve bilinmeyenleri yazdım. Röportajı okuduktan soma kendinize, yakınınıza, arkadaşınıza, sevdiğinize bu konu­da yardımcı olabilecek ve en azından siz de benim gibi elmas konusunda bilmediğiniz birçok şeyin olduğunu göreceksiniz.

Muammer ELVEREN, Dünya Elmas Merkezi’nde

1982 yılının ilk dev röportajını hazırlayan Günaydın Belçika Muhabiri Muammer Elveren (Sağda), Belçika’daki Anvers şehrinde bulunan ‘Dünya Elmas Merkezi’nde Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Johan D’Haene ile

Elmas...

Bu sihirli taş, eski Yunan antik çağından beri aşkın ve sevginin sembolüdür. Adını da Yunanca ‘Yenilmez’ anlamına gelen ‘Adamas’tan aldı. O yıllarda elmas ölümsüz aşkların sembolü olarak kullanıldı. Zamanın insanları hediye seçtikleri vakit ‘Aşkı en iyi dile getiren taş’ diye elması alıyorlardı. Eskiler kitaplarda elması ‘Aşk gibi, o da dayanılmaz bir sihre sahip’ şeklinde tarif ediyorlardı.

Dünya Elmas Merkezine girmek bir dert, çıkmak ise başka bir dert

Her taraf polis kordonu altında

Elmas Merkezi’ne polis refakatinde girdim.

İlk sorgum kapı üstünde bulunan hoparlör aracılığı ile yapıldı.

Dünya Elmas Merkezi Belçika’nın en büyük liman kenti olan Anvers’tedir. Bu kadar pahalı bir taş olan elmas, dünya üzerinde üretilen ülkelerden ham taşlar ha­linde bu merkeze gelir, işlenir ve işlenmiş olarak yine tüm dünya ülkelerine dağıtılır.

Dünya Elmas Merkezi’ne öyle her önüne gelen giremez, her iste­yen çalışamaz. Girişler ve çıkışlar tamamen polis kordonu altındadır. Elmas Merkezi’nin her bölümüne girebilmek için hem po­listen hem de Elmas Merkezi Em­niyet Bölümünden ‘Özel giriş kartı’ gerekir.

 Bir numaralı elmas merkezi

Ünlü Flaman Ressamı Rubens’in şehri Anvers 15’inci Yüzyıldan beri ‘Elmasın mer­kezi’ halindedir. Sadece 17’nci Yüzyılın orta­larına doğru Belçika ve Hollanda arasındaki ‘Escaut’ kanalının kapanmasıyla Elmas Mer­kezi Amsterdam’a taşındı. Ancak 1788 yılında yine Anvers eski ününe kavuştu. O gün bu gün Anvers dünyanın bir numaralı Elmas Merkezi sıfatını korumaktadır.

 Elmas hakkında bilmediklerimiz

Kuyumcular da, kadınların kollarında, parmaklarında, boyunlarında, göğüslerinde ve son zamanlarda ayak bileklerinde taktıkları süs eşyalarının taşları elmasla süsleniyor. Birçok erkeğin kravat düğmesi, gömlek manşeti kün­yesi veya kolyesinde de sık sık elmas taşlarına rastlanıyor. Peki bu elmas nedir? Nerden geli­yor? Niye bu kadar pahalıdır? Nasıl işleniyor? Saf elmas nasıldır? Kaç çeşidi var? Renkleri nelerdir? Hakikisini sahtesinden nasıl ayırt e- deriz? Bakımı nasıl yapılır? Elmas işinde kimler çalışıyor? Bu ve bunun gibi birçok soruyu röportajın çeşitli bölümlerinde çözeceksiniz.

 “Zili çalın, hüviyetinizi söyleyin”

Dünya Elmas Merkezi’ne daha evvel yaptığım başvurunun kabul edildiği haberini alır almaz Anvers’in yolunu tuttum. Kentin merkezindeki tren istasyonunun arkasında ‘Keyserlei’ mevkiinde etrafı koruma polisleri ile çevrili bir yere geldim. Görevli polislerden birine yaklaştım gazeteci olduğumu ve Elmas Merkezi’nde Yüksek Elmas Konseyi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü ile randevum olduğu­nu söyledim. Polis memuru arabamı park edecek yeri gösterdikten sonra beni bir pasajın içinden geçirerek yüksek bir binanın önüne getirdi. Sokaklara bir göz gezdirdim. Her köşeyi kesmiş polis arabaları doluydu. Asansöre bindik, ikinci katta inerek bir kapının önüne geldik. Kapının üstü kameralarla donatılmıştı.
Röportajın sonraki bölümlerinde anlatacağım elmasların değerlerinin saptandığı “Sertifika”
bölümüne de buradan giriliyordu. Elmas Merkezi’nde işlenip piyasaya sürülecek elmasların
hepsi bu binaya getirildiğinden koruması da ona göre yapılmıştı. Polis zili işaret ederek ‘Çalın ve hüviyetinizi söyleyin’ dedi. Dediğini yaptım. Bir kız sesi adımı, soyadımı, mesleğimi ve ziyaret sebebimi zilin hemen üstündeki hoparlör aracılığıyla sordu. Söyledim.
Biraz sonra kapı açılınca polis selam vererek geri döndü.

‘Elmas deyince akla ne geliyorsa öğrenmek istiyorum’

Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Johan D’Haene beni karşıladı. Daha önce hem yazılı olarak hem de telefonla ziyaret sebebimi bildirdiğim için nasıl bir röportaj yapmak istediğimi sordu. Kendisine elmas denince akla ne geliyorsa, özellikle elmasın işlenmesinde çalışan işçilerle, ham elmasın kuyumcuya ve
endüstride kullanım yerlerine varacak şekilde hazırlanıncaya kadar hangi safhalardan geçtiğini hem yazmak hem de bol bol fotoğraflamak istediğimi söyledim.

‘Sizin 1-2 fotoğraflık bir haber yapacağınızı zannettim’

Basınla İlişkiler Müdürü D’Haene bana dönerek ‘Sayın Elveren, sizin bu istediğiniz o kadar zor ki hem 1-2 günde halledilecek bir şey değil, hem de güvenlik açısından konseyin Genel Müdürü ne der bilemem. Ben sizin bir iki fotoğraftık bir haber yapacağınızı zannetmiştim. Ancak bu durumda her bölümden ayrı ayrı izin ve randevu almak gerekiyor. Bunun nedeni ise elmas merkezindeki atölyeler özel şahıslarındır. Bu atölyelerde yaklaşık 12 bin kişi çalışmaktadır. Randevu alsak bile yanınızda biri olmadan Elmas Merkezi’nin sokaklarında dolaşamazsınız. Adım başı polis sizi durdurur.
Bu merkezde elmas atölyelerinin dışında Elmas Bankası, Elmas Kulübü ve Elmas Borsaları var ve bütün bu saydığım yerlere ayrı ayrı ‘Özel giriş kartlarıyla’ girebilirsiniz. Bunun yanında kartınız olduğu halde bazı yerlerde kesinlikle fotoğraf çekmek yasaktır. Bu da güvenlik açısından önemlidir diyerek bana elmas hakkında kısa bir bilgi verdi.

Foto altları

Yolda yürümek bile izine bağlı

Belçika’nın Anvers şehrinde bulunan Dünya Elmas Merkezinden bir sokak… Karşıda ana binanın girişi en solda İse Elmas Bankası görülüyor. Yakanızda Elmas Merkez’inden verilmiş özel kart olsa bile caddede yürürken polisler sık sık sizi gözlüyor, durdurarak nereye gittiğinizi soruyorlar.

 Göz kamaştırıcı elmaslar

İşte kadınlar kadar erkeklerin de gözlerini Kamaştıran bir tablo… Hangi kadın bu süs eşyalarına sahip olmak istemez? Doğanın ver­diği bir zenginlik olan elmas, süs eşyalarında olduğu gibi sanayide de insanların hizmetinde. Dünyanın Elmas Merkezinde toprak­tan çıkan ham elmas büyük bir özenle İşleniyor ve birbirinden güzel parçalar haline getirilerek, kadınların hizmetine sunuluyor…

 20 Şubat 1982

 Elmas, kayalardan çıkarıldığı gibi nehirlerin taşıdığı kumlar içinde de bulunabilir.

Yirmi kamyon kumdan ancak 1 gram elmas elde edilir.

Elmas Merkezi’ne girecek olanlardan alınan tüm bilgiler, anında devriye gezen polislere verilir

Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü D’Haene, bana el­mas hakkında şu bilgileri verdi “Elmas renksiz, genellikle say­dam olarak bulunan billurlaşmış saf karbondan başka bir şey değildir. Bu bildiğimiz kömürün ana maddesi olan normal karbon­dur. Bunun yanında şu ana kadar bilinen maddelerin en serti de el­mastır, bu kadar sert olduğu hal­de çok çabuk kırılır. (Sertlik dere­cesi 10, yoğunluğu 3,5’dur.) Bazen sarı veya sarımtırak halde de bulunur. Öbür renkleri ise çok az olduğu için kıymetlidir.

Çıkartılmasına gelince: Elmas, dünyada çok az yerde bulunur. Bunun nedeni de elverişli ortam, kuvvetli basınç ve çok sıcaklıkta oluşmasıdır. Daha çok aktif vol­kanik lavlarda uygun ortamı bu- lup milyonlarca yıl tince buralarda oluşmuştur. Tabiat şartları ve değişiklikleri nedeniyle bu de­ğerli taş parçaları nehirlere, gölle­re ve denizlere ulaşmıştır. Alüv­yonlu topraklarda, suyun dibinde ve plajlarda bu kıymetli taşlara rastlamak mümkündür.”

Elmas nasıl elde edilir?

Elmasın iki çeşit elde edilme yöntemi vardır. Birincisi volkanik patlamalardan ikincisi alüvyonlardan Volkanın tepesinden geniş olarak oyulan ve aşağıya inildikçe da­ralan bir biçimde çukur açılır. Bu volkan çu­kuruna ‘Kimberlit’ adı veriliyor. Eğer bu çukurun patlama nedeniyle dibi delinirse ya­nına kazılan bir kuyu vasıtasıyla yeryüzüne ulaşım sağlanır ve parçalar dışarı çıkartılır. Bu büyük taş parçalan makinalarda ceviz bü­yüklüğünde kırılır. Bu kırılma esnasında el­maslara zarar gelmez. Daha sonra özel bir elekten geçirilen bu parçalardan ağır olanla­rı ve elmaslar elekten aşağıya düşer. Bu dü­şen parçalar volkandan getirilenlerin yüzde biridir. Geri kalan kısımları değersizdir. Bu yüzde birlik parçalar uzun ve özel yıkama iş­lemlerinden sonra içinde elmas olan parçalar bileşiminde yağ bulunan bir havuza alınır. Suyla gitmeyen parçalar yağa yapışıp kalır. İşte bu yapışan parçalar hakiki elmastır. Bun­dan sonra elmas taşlan demirden kaplara aktarılır ve çok sıcak suyun içine sokulur. Bu­rada da X ışınlan ile muameleye tutulur. Bu işlem sırasında yağ ve elmas birbirinden ay­rılır. Artık elmas işlenmeye hazırdır.

Elde etmede ikinci yöntem

Elmas ikinci şekilde ise yine volkanik patlamalar neticesinde nehirlerin ağızlarına gelen alüvyon topraklarda, nehir yatakları ve plajlarda elde edilir. Buldozerlerle kurumuş nehirlerin yataklarında veya plajlarda 25 metre derinliğe inildikten sonra elmasın bu­lunabileceği bölgeye varılır.

Buradan çıkarılan kumlar özel makinalar­da bir takım safhalardan geçirilir. Burada elenen kumların arasından ham elmaslar çı­kartılır. Bu elmasların ham olmalarına rağmen çok kuvvetli büyüteçler sayesinde mücev­herat ve endüstri işinde kullanılacaklar bir­birinden ayrılır. Kumlardan elmas çıkarmak bir hayli uğraştırıcıdır. 100 ton kumun için­den 5 tonluk 20 kamyon)sadece bir gram ham elmas çıkartılır.

Bölüm sorumlusu kadın

Elmas Merkezi’ne girebilmek için önce emniyet bölümünden birinin benimle olması gerektiğini belirten Basınla İlişkiler Müdürü D’Haene yanıma sekreterini vererek beni emniyet bölümüne gönderdi. Bu bölümün so­rumlusu Shirley Feron adında genç bir hanımdı. Her gün öğleye kadar giriş kartlarının hazırlanması işiyle uğraşır öğleden sonra da bu kişilere verilen kartların birer kopyalarını polis merkezindekilerle karşılaştırırdı. Bu kez ise işi biter bitmez beni gezdirme işi ona verilmişti.

Elmas Merkezi Emniyet Bölümü’nde herkes fişlenir

Dünya Elmas Merkezi’ne yaşlı, genç, kadın kız her çeşit insan çeşitli nedenlerle başvuru­yordu. Bunlardan bir kısmı ünlü elmas koleksiyoncularını görmek için bir kısmı bor sayı izlemek için bir kısmı da ticari maksat­la buraya geliyordu. Gelenler daha önce el­lerinde polisten aldıkları belgeyi gösteri yor­du. Bayan Feron önce belgeleri kontrol ediyor sonra hemen aynı odadaki hazır Polaroid fo­toğraf makinasının önüne oturtuyordu. Re­sim çekme işi bittikten sonra bilgisayarlar aracılığıyla polisteki ön kayıt ile ellerindeki belgeleri karşılaştırıyordu. Bu cihazlarla bu bilgileri bir karta ve fişe aktarıyordu. Çekilen resmi karta ekleyip sıcaktan geçirilmiş plas­tikle kaplıyordu aynı karttaki bilgilerin kayıt­lı olduğu fiş ise kendisinde kalıyordu. Küçük kart ziyaretçiye veriliyor eldeki fişteki veri­lerde elmas merkezi sokaklarım kesmiş po­lis otolarına aktarılıyordu.

Her bölüm için ayrı izin

Bu uzun uzun anlattığım işlemler on beş dakika bile sürmüyordu. Bayan Feron fişle­me yöntemi hakkında bilgi verirken Elmas Borsası, Elmas Bankası veya Elmas Kulü­bü’ne girebilmek için kartlarda değişik bö­lümler olduğunu belirtiyordu. Ziyaretçiler sadece özel giriş kartında işaretli bölgelere girebiliyor öbür kısımlara girmek isteyenleri polisin derhal durduruyordu. Bu arada giriş kartları için 500 Bel­çika Frangı (Yaklaşık 1.500 TL) ödeniyor ve bu fiyat tek bölge için geçerli oluyordu.

Elmasın tarihçesi Milattan Önce üçüncü yüzyıla kadar dayanıyor

Elmasın kaynağı kesin olarak bilinmemekle beraber bu konuda tek bilinen şey Hindistan’ın 18’inci yüzyılda elmas üretim tekelini elinde bulundurduğudur. Elmasın kaynağı hakkında iki teori ortaya atılmış. Bunlardan biri, ilk elmas işi­ne el atanların Naxos isimli Yunan ada­sında bulunduklarını belirtiyor. Milattan önce 3’üncü yüzyıldan sonra Theophrenante adlı biri bulduğu taşların kaya parçacıkları olmadığını iddia ediyor.

Normal taşlardan farklı

Elmasın ilk defa adını yazan Caius Plinus Secundus, ‘De Naturalis Historia’ adlı kitabında kullandı. Elmas doktrinini ise ‘L’arthasastra’ adlı kitabında ‘Kantilya’ isimli bir bilgin ortaya attı. An­cak bu bilginler kitaplarında elmasın iş­lenmesine dair bir bilgi vermiyorlardı. Sadece normal taşlardan farklı olduklarını şöyle anlatıyorlardı. ‘Bu taşlar renksiz, saydam, berrak, altı sivri, keskin noktalı, eşit sekiz cepheli, 12 dar ve sivri köşelidirler” Aynı bilginler yine bu kitaplarında tariflerini verdikleri taşların en az bulunan ideal elmas olduklarını ortaya atıyorlardı. Bunun yanında “Bu taşların çok sert, çift dikdörtgen ve piramit şeklinde oluşları onlara büyüleyici bir hava veriyor derken bunların toprağın en zengin maddeleri olduğunu, azlığı ve sadece birkaç kralın elinde bulunmaları bunlara ayrı bir
sihirli güç veriyor’ demektedirler.

Büyülü taş

Hintli tüccarlar bu taşların sihirli olduğuna ilk inananlar oldular. Bu konuda o zamanlar yazılan bir şiirde “Buddhabratti” şöyle diyor: “Elmas kendisini taşıyanı bütün tehlikelerden korur, ateş, zehir, hastalık, hırsızlık su ve cadılardan kurtarır”. Hıristiyanlığın gelişmesiyle elmasın değeri daha da büyüdü ve Ortaçağ’da taşların büyülü olduğuna herkes inandı.

Foto Altları

Belçika’nın Anvers şehrine ham elmaslar, fotoğrafta görüldüğü gibi özel torbalar içinde gelir. Ham elmaslar, burada büyüklüklerine göre ayrılır ve işlenir. Torbaların ağzını bağlayan kırmızı renkli kurdeleye benzeyen bağ üzerine elmasların nereden çıkartıldığı ve ağırlıkları yazılır. Bir cam görünümündeki bu elmas parçaları işlendikten sonra kim bilir hangi kadını süsleyecek?

Her yer için ayrı kart

Anvers’teki Dünya Elmas Merkezi’ne girmek çok zordur. Özel izin alanlar hemen fişlenir. Fotoğrafta, sergiyi gezmek üzere başvuran iki genç kızla ilgili işlemler yapılırken görülüyor.

Fotoğraf çekilip dosyalanır

Elmas Merkezi’ndeki güvenlik-emniyet bölümüne başvuran herkesin, fişlerine konulmak üzere Polaroid makine ile anında fotoğra­fı çekilir. Hazırlanan fotoğraflı kartlar sıcak plastikle kap­lanır. Alınan bilgilerin hepsi hemen polislere aktarılır…

Elmas böyle çıkartılıyor

Elmas “Kimberlit” adı verilen ve volkanın patlamasından sonra aşağıya doğru daralarak açılan bir çukurdan taş parça­ları halinde çıkartılır. Nehir kumlarında da elmas bulunabilir.

Her şey bu kadından soruluyor

Elmas Merkezi Emniyet Bölümü Sorumlusu Shirley Feron, muhabirimiz Muammer Elveren’e bilgi verirken görülüyor. Emniyet Bölümü’nden alınan giriş kartları tek birer yer için geçerli oluyor. Elmas Kulübü, Elmas Bankası, Elmas Borsası için ayrı ayrı istekte bulunmak gerekiyor…

21 Şubat 1982

İşlenmemiş elmasın basit bir çakıl taşından farkı yoktur…

Elması çizmek, yarmak kesmek bir sanattır.

Yarma işleminde çelik bir bıçak kullanılır. Bütün hüner bu bıçağa darbeyi vuracak olan ustanın elindedir. Ufak bir hatada elmas değerinden çok şey kaybeder.

Dünya Elmas Merkezi’nin Elmas Yüksek Konseyi Emniyet Bölümü sorumlusu Bayan Shirley Feron’la fiş verme işi bittikten sonra elmasın ham halde iken nasıl işlendiğin; bir elmas taşının kuyumcu ve Mücevheratçı vitrinlerine gidinceye kadar hangi safhalar­dan geçtiğim öğrenmek ve fotoğraflamak için işleme atölyelerinin yolunu tuttuk.

Daha önce Basın ve Halkla İlişkiler Müdü­rü’nün dediği gibi Elmas Merkezi’nin sokakları adım başı polis arabalarıyla doluydu. Polisler yoldan geçenlere kimlik ve giriş kartı soruyor­lardı. Bu sorma işi ayrıca her binanın önünde tekrarlanıyordu.

Belçika’da mıyım, İsrail’de miyim?

Elmas Merkezi’nin sokakları bir Kuzey Avrupa ülkesi şeh­rinden ziyade İsrail’deki şehirlerin sokaklarını andırıyordu. Çünkü dolaşan insanların çoğu fötr şapkalı takım elbiseliydi. Daha da ötesi bukleli saçlı, siyah fötr şapka ve siyah takım el­biseli Musevilerin dini okullarına giden öğrenciler ve haham­larla doluydu. Yabancılar da yok değildi ama sokaklarda, El­mas Bankası, Elmas Kulübü, Elmas Borsası ve atölyelerin ön­lerinde duranların onda altısı bu anlattığım kılıkta kimselerden oluşuyordu. Bu konuda Shirley hanıma takılmadan edemedim ‘Acaba beni yanlışlıkla Anvers Elmas Merkezi yerine Tel Aviv’e mi getirdiniz? Bayan Feron gülerek, ‘Gerçekten böyle bir havası var. Elmas Bankaları, Borsaları, Kulüplerinde de öy­le. Zaten elmas işinde çalışanların çoğu Musevi olduğu gibi elmas ticaretinde de onlar başta geliyor. Aslında bu işi ve takibini de en iyi onlar biliyor ve yapıyorlar’ dedi.

Ham elmasın çizime ve kesilme işlemi nasıl yapılır?

İşlenmiş elmasın basit bir çakıl taşından pek büyük bir farkı yoktur. Dünyada elmas üreten ülkelerden gelen ham el­mas taşları ilk önce Elmas Merkezi atölyelerinde kontrol edilir ve işlenmeye hazırlanır. Elmasın işlenmesinde ilk işlem taşta­ki hataların işaretlenmesi, yarılması ve kesilmesidir. Ham el­mas taşındaki hatalar önce çizilir. Yani taştaki leke çatlak ve düzgün olmayan kısımlar çok ustaca bir şekilde çini mürek­keple çizilir. Ancak bu çizme işlemi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli konu elmasların özelliğini bozmadan hata­ların işaretlenmesidir. Bu safhada elmasların geometrik şekil­leri göz önüne alınarak ufaltıla bilinecek yerlerinin saptanması gerekmektedir. Bu, çok tecrübe ve kesinlik isteyen bir iştir. Bu iş sırasındaki ustalık, işi yapan sanatkârın çizeceği el­masın özelliklerini çok iyi bilmesi, yarılıp küçük parçalara ay­rıldıktan sonra elmasa özelliklerinden bir şey kaybettirmemesidir. Ham elmasın hataları işaretlenip çizildikten sonra yarma işlemine geçilir bu işi de ustalar, elle ve saf çelikten ince ağzı keskin biç bıçağın üstüne vurarak yaparlar. Yarma işlemi­ni yapan sanatçının bu çeliği kullanıp en çok dikkatli olması gerekmektedir. Zira çizilen yerden değil de azıcık yana vursa elmasın geometrik özelliklerini kaybettirmesine neden olur. Bundan ötürü de ellerinin kesinlikle titrememesi gerekir.

Elmas tozlan toplanır

Ham elmasın çizilme ve yarılmasından sonra kesilme işle­mine geçilir. Elmaslar yarılma işlemi sırasında çapak ve pü­rüzlü halde olurlar. Bunları gidermek için ham elmaslar maki­nelere yerleştirilir. Bu makinelerde dişsiz ve çok ince yuvar­lak bir bronz testere yardımı ile çapak ve pürüzler temizle­nir. Bu iş sırasında elmastan tozlar çıkar. Bu tozlar testere­nin hemen arkasında takılı bir kâğıdın üstüne düşer. Makine­lerin sorumlusu ustalar elmasın düzelme durumunu devamlı olarak kontrol ederler. Elmasın kesilme işi biraz uzun sürer. Testere elmasa zarar vermesin diye yavaş dönmektedir. Bu işlem yapılırken de en çok dikkat edilmesi gereken konu tozu­nun çok az çıkmasını temin etmektir. Elmastan çıkan tozlar daha sonra kâğıtların üzerinden alınır ve daha sonraki bölüm­lerde anlatacağım gibi elması işlemede ve endüstri elmasların da kullanılır. Hem elmasın işlenmesi konusundaki ilk safha çizilme ve kesilme işlemim Bayan Feron’un yardımıyla görüp fotoğrafladıktan sonra vaktin geç olması nedeniyle öbür işleme safhaları olan “Yuvarlaklaştırma-yontma” ile “Tıraşlama-asıl tıraş” safhalarının başka bir günde yapılmasını kararlaştırdık.

Polis sokakta fotoğraf çekmeme engel olmak istedi

Elmas atölyelerinden çıktıktan sonra sokaklardan birkaç kare fotoğraf çekmek için makinemi doğrulttum. Deklanşöre basmadan polis yanımızda bitiverdi ve “Elmas işiyle uğraşanlar genellikle fotoğraflarının çekilmesini istemiyorlar” de­di. Bayan Shirley, Konsey kararıyla bu röportajı yaptığımı be­lirtince polis gerilerden olması şartıyla fotoğraf çekmemi ka­bul etti. Polisin anlattığına göre fotoğraf işini en çok istenmeyenlerle ‘Elmas Borsası’na gelenlerden oluşuyormuş. Polis bu konuda sadece “Daha evvel bir Alman gazetesi sokakta resim çekmişti. Yaptığı yayında Hitler Almanya’sından kaçan Yahudiler, şimdi de Belçika’da Elmas Merkezi kampındalar’ diye yazmış. Bundan ötürü istemiyorlardır herhalde” dedi.

Foto altları

Çiziliyor

İşlenecek ham elmasta temizlenecek birçok kısım var­dır. Tecrübeli elmas uzmanı bunları ezbere bilir. Eline aldığı çini mürekkepli bir kalem yardımı ile buraları işaretleyip yarma işlemine hazırlar.

Yarılıyor

Ham elmas çizildikten sonra sıra büyük bir dikkat is­teyen yarma işlemine gelmiştir. Bir işin ustası eline aldığı keskin çelik bir bıçağı çizginin tam üzeni­ne getirir. Tek bir darbeyle fazla kısmı çıkarıp ayırır.

Kesiliyor

Yarma işlemi de bittikten sonra sıra kesme işlemine gel­miştir. Ham elmas kesme makinelerine takılır ve bronz bir testere yardımı ile kesilir. Daha sonra yontma ve tı­raşlamaya sıra gelir. Bu işlem de tecrübe ve dikkat ister.

Bu testere kesiyor

Muhabirimizi elmas işleme bölümünde gezdiren güven­lik yetkilisi Shirley Feron elması kesen bronz testereyi gösteriyor. Elmasın kesme işlemi yavaş yapılmaktadır.

Elmasın kesilişini izliyor

Günaydın Muhabiri Muammer Elveren bir elmasın kesilişini büyüteçle incelerken görülüyor. Gerideki ufak kâğıt parçaları kesme sırasında çıkan tozları toplamak içindir.

Nereye baksan “Elmas” yazıyor

Dünya Elmas Merkezi’nde hangi binanın üzerine bakarsanız bakın bir “El­mas” yazısı ile karşılaşırsınız. Üstte Muammer El­veren Elmas Bankası’nın kapısında bir polisle görü­lüyor. Yanda ise Elmas Merkezi’nde bir cadde ve binalarda ‘Diamond’ yazıları görülüyor

Bu akrep yeter ki benim olsun sokmasına bile göz yumarım.

22 Şubat 1982

Belçika’nın Anvers şehrindeki Dünya Elmas Merkezi’nde sipariş üzerine de iş yapılıyor. Yapılan bu işler zaman zaman açılan Elmas Sergisi’nde meraklılara gösteriliyor. Yanda görülen Alfa Romeo Elmas Otomobil Markası da sipariş üzerine yapılmış. Yine yanda görülen elmas işlemeli şahane akrep kolye de sipariş üzerine yapılan işlerden biri. Elmas akrebin sergilenişi sırasında bir kadının ‘Aman Allahım… Bu akrep yeter ki benim olsun Sokmasına razıyım’ şeklinde bağırması günlerce konu edildi.

Bir iğne ucu kadar elmas tozu için alarm hemen çalar

Elmas Merkezi’nde çalışan herkes özel giysi giyer. İş bitiminde bu giysiler çıkartılır ve işçi yıkanıp kendi giysilerini giyerek eve döner.

Belçika’nın Anvers kentindeki Dünya Elmas Merkezi atöl­yelerinde çalışanların hepsi mer­kezde olduğu gibi poliste de kayıt­lıdırlar. Hepsinin özel giriş kartları vardır. Her sabah işe gelişlerinde polise bu kartları göstermek zo­rundadırlar. İşten ayrılanların kartları geri alınmaktadır.

Elmas işleme atölyelerinin kapıları özel alarm cihazları ile donatılmıştır. Çalışma saatlerinde işçiler verilen kıyafetleri giyerler işe başlamadan evvel ustabaşının emriyle kime hangi türde ve ne kadar elmas verilecekse hazırlanır. Atölyelerin idare bölümlerinde bu elmaslar tartılır ve adetleri ile cinsleri bir fişe kaydedilir. Daha sonra elmaslar çift katlı içi şeffaf kâğıtlara sarılarak işçiye teslim edilir işçiler elmasları işleyip bitir­dikten sonra kendileri idare bölü­müne teslim eder ve üzerinden kaydını sildirir. Bu işlenmiş elmas­lar kontrole tabi tutulur Ve bu kontrolde özellikle elmaslardan ne kadar toz çıkmış olabileceği sapta­nır. Elması işleyen işçi bu tozları da dikkate almak zorundadır ve idare bölümüne elmasla birlikte teslim etmekle yükümlüdür.

 Elektronik araçlar ve elmas

İşlenip biten elmasın ayrıca yine idare bölümünde mikroskoplarla düzgünlüğü kontrol edilir ve elektronik araçlarla bir ekranın üze­rine geometrik şekiller düşürülerek incelenir, işleme anında zarar görmüş olan elmasların düzeltilmesine çalışılır. Tabii bu arada elma­sın ağırlığı biraz daha eksilir.

 Herkes çalışamaz

Elmas, atölyelerinde çalışan işçiler akşam iş saatleri bitiminde sabah oradan giydikleri giysileri yine orada bırakırlar. Elması işlerken üzerinde elmas tozu kalan bir işçi kapıdan çıkarsa elektronik alarm hemen çalmaya başlar. Hırsızlık olaylarına karşı elmas işinde çalışan­lara çok güvenilir ve sanatına bağlı kişilerden seçilir. Yüz kızartıcı suçlardan herhangi birini işleyen bir kişi hiç bir şekilde işe alınamaz. Çünkü Elmas Merkezi’nden çalınabilecek en küçük taş yüz binlerce Lira değerindedir.

Elmas Merkezi’ndeki atölyelerde ham Elmaslar çizilip kesildikten sonra artık yontma ve yuvarlaklaştırma için hazırlanmış olurlar. Elmas işleme atölyelerinde erkekler çalıştığı gibi genç kız ve kadınlar da elmasın işlenmesinde ustadırlar. Bu hassas ve incelik isteyen işte kadınlar arasından çok değerli ustalar çıkmaktadır.

Yontma ve yuvarlaklaştırma

Elması yontma yuvarlaklaştırma safhasında daha evvel kesilmiş olan elmaslar içinde çimentoya benzer özel bir karışım bulunan huni şeklinde bir aletin üstüne konur. Elmas tozlarının karışık olduğu bu özel karışım elması sabit tutar. Daha sonra işçi makineye takılı başka bir elmasın yardımı ile bu huniye takılı elması öbür makinede dönen elmasa sürter. Her sürtmeden sonra elmasın durumunu yeniden lup yardımıyla kontrol eder. Elmasa istenen şe kil verildikten sonra ustabaşına bilgi vererek idareye teslim eder.

Son işlem

Yontma işlemi bitmiş olan elmaslar en son şekli verilmek üzere asıl tıraş safhasına alınır. Elmasa son şekil bu safhada verilir. Elmasların yüzlerine birbirine eşit şekiller verilir. Bu bölümde dört İşlem uygulanır. Dört yüzlü, sekiz yüzlü, parlatma ve cilalama. Ayrıca en ideal elmas şekli 16-16 olup her dört tarafından birinin 8 yüzü olanıdır. Bunun yanında 33 yukarıda ve 25 aşağıda olmak üzere şekil verilir. Bu yüzleri tam görebilmek için elmasın tam ortasından bakmak gerekir. Diğer görülen şekillerden kare ve dikdörtgen olanları ustanın oval veya yuvarlak şekilde kesilmemiş taşlar için uyguladığı geometrik şekillerdir.

Cilalama

Cilalama işi ise yatay olarak yerleştirilmiş ye üzerine elmas tozları serpilmiş bir parlatma taşlama çarkının yardımıyla yapılır bu çark bir destek üzerinde tespit edilmiş bir taşa sürtünür. Ve böylece elmasa istenen şekil verilir. Bu aşamada elmasın parlaklık kalitesinden bir şey kaybetmemesi için dikkat edilecek konular şunlardır. 1-Elmasm rengi (Renkli elmaslar daha pahalıdır.) 2- Berraklığı (Mikroskopla görülen hatalar dahi elmasın değerini düşürür. Bir elmasın fiyatı berraklığı ile doğru orantılıdır) İşlenmiş elmas ışığı kırması ve yayma gücü çok yüksek olması nedeniyle çok güzel bir şekil de ışıldar. İçine giren ışıkların çok sayıda iç yansımaya uğraması ve beyaz ışığı çok kuvvetli bir şekilde dağıtması en önemli özelliklerden biridir.

 Belçika’da ilk elmas işleme atölyesi 1476 yılında kuruldu

Belçika’da ilk defa elmas işleme işi ile uğraşan Luis Van Berken 1476 yılında Brugge kentin
de ilkel yöntemlerle bir işleme atölyesi kurup çalıştırdı. 15.nci yüzyıla kadar bu böyle devam etti. Daha sonra ham elmas demir disklerle işlenmeye başlandı. Hindistan’dan kara yoluyla Venedik’e gelen ham elmasların Belçika’ya deniz yolu ile ulaşmasında etken olan Brugge kentindeki kanalların dolması Elmas İşleme Merkezinin Anvers’e doğru kaymasına neden oldu.

 Dünyaca ünlü ustalar

Anvers’teki merkezde toplanan ustalar dünyaca ünlü oldular. Böylece ‘‘Anvers elmas işleme ve satışında ilk plana çıktı bu şehir elmasın işlenmesinde gereken safhaların her biri için uğrasan birçok sanatkârın toplandığı merkez oldu. 17.nci yüzyılda Hollanda ile Belçika arasındaki “Escaut” kanalını kapanmasıyla Anvers’ten birçok sa­natçının dağılması sırasında Peter Goes “Elmas işleme” safhasını Hollanda’nın Amsterdam kentine götürdü. Bu yüzyılın sonlarına doğru Anvers özelliğini kaybederken Amsterdam Elmas Merkezi haline geldi, Fakat 18’inci yüzyılda Brezilya’da bulunan elmasların Avrupa’ya transferiyle Anvers tekrar eski önemini kazanmaya başladı.

 

Modernize oldu

1870 yıllarında Güney Afrika’ da elmas yatakları bulununca An­vers Elmas Merkezi modernize ol­maya başladı. Elmasa en büyük değer Bizans İmparatorluğu dev­rinde verilmiş olup, pırlanta şek­linde işlenerek zamanın hüküm­darlarınca güç sembolü olarak kulIanılmıştı.

 Foto altları

. . .

Elmasın yontulma, yuvarlaklaştırma ve tıraşı bir sanattır.

Bir çakıl taşı görünümdeki tam elmasın işleni­şi başlı başına bir ustalık işi. Uzmanlar tarafından işaretlenen elmas, önce yarılıp sonra kesiliyor.  Asıl ince iş bundan sonra başlıyor. Kesilmiş ham el­mas, içinde çimentoya benzer bir sıvının bulun­duğu huni şeklindeki alet­lere takılıyor. (Üstte). Ucunda başka bir elmas olan döner makineye uygu­lanan elmas yontma ve yuvarlaklaştırma işlemi yapılıyor (Yanda). Daha sonra üzerindi elmas toz­ları bulunan döner bir diskle elmasın cilalanma­sı sağlanıyor (Yanda altta)

Tartılıyor: Elmaslar işçilere teslim edilmeden hassas bir şekilde tartılır, geri alındığında da tartı tekrarlanır.

Şekli saptanıyor: Tartılan elmaslar kaliteli mikroskopta incelenir ve elmasa verilecek olan şekil saptanır.

Bilgi alıyor: Yontma ve tıraşlama safhasından sonra elek­tronik makinelerde kontrol edilen elmasla ilgili olarak muhabirimiz Muammer Elveren işçi kızdan bilgi alıyor

Kadınlar daha dikkatli çalışıyor

 Dünya Elmas Merkezi yetkilileri yaptıkları anketler sonunda atölyelerde çalışan kadınların erkeklerden daha çok randıman verdiklerini ve daha dikkatli çalıştıklarını söylüyorlar. Ancak yine yetkililer kadınların erkeklere oranla daha çok hastalandıklarını öne sürerek erkekleri tercih ettiklerini belirtiyor.

23 ŞUBAT 1982

 Sizin de elmasınız varsa, isterseniz nüfus kâğıdı (Sertifika) çıkarttırabilirsiniz

Her elmasa bir nüfus kâğıdı verilir

Sertifikada, taşın rengi, kıratı, saflığı, değeri yazılıdır. Sahibi istediği zaman bu sertifika ile aldanmadan elmasını satabilir.

Dünya Elmas Merkezi röportajını yapmak için yazılı olarak başvurduğumda “Sertifika” bölümü ve borsadaki kişiler dışında her tarafta fotoğraf çekebileceğimi bildirmişlerdi. Röportaja başladıktan birkaç gün sonra Elmas Yüksek Konseyi Genel Müdürü Marc Von Der Abeelen’le Brüksel’de Uluslararası basın merkezinde karşılaştık. Kendisi bir toplantı nedeniyle orada bulunuyordu. Röportajın nasıl gittiğini sordu, başladığımı ancak sertifika bölümüne girmek için izin vermediklerini söyledim.

Genel Müdür Abeelen hemen bir kartını çıkardı ve arkasına “Sertifika bölümünü gezebilir. Emniyet tertibatı dışında içeride fotoğraf çekebilir” diye yazarak imzaladı ve ekledi “Bu imza yeterlidir, gider gitmez kartı verin bu işiniz de halloldu demektir, ancak girişlerde ve çıkışlardaki emniyet cihazlarıyla ilgili fotoğraflar çekmeyin. Gazetede yayınlanması bir soygun olayına karşı tehlikeli olur”

İsimler açıklanmıyor.

Dünya Elmas Merkezi’nde “Yüksek Elmas Konseyi” kurulmuş ve bu konsey elmasla ilgili birtakım uluslararası ilkeleri, kuralları yürütme görevini üstlenmiştir. Buna bağlı laboratuvar, denetleme bölümü ve sertifika kısmı elmaslar için bütün dünyada geçerliliği olan “Elmas Sertifikası” veriyordu. Bu sertifika verildiği taşın bir çeşit nüfus kâğıdıdır. Elmas Merkezi’nde işlensin işlenmesin, isteyen herkes elmasına sertifika almak için başvurabilir, elmas sertifikası olan kişi, elindeki taşı istediği zaman hiç aldatılma korkusu olmadan sertifikadaki değerleri üzerinden satabilir. Sertifikada taşın kıratı, rengi, sertliği, saflığı ve kalitesi yazılıdır.

Bu bölümde çalışanların bir ikisi dışında hepsi, genç kızlardan oluşturulmuştu. Sertifika bölümüne bağlı çalışan laboratuvarda da kız elemanlar çoğunluktaydı. Bu genç kızlar milyonlara bazen de milyarlara imza atma yetkisine sahiptiler. Bu bölümde çalışanların elmas tüccarları ile anlaşıp, taşın değerleri üzerinde “En ufak şekilde bile olsa” bir oynama yapmamaları ve rüşvetle elmaslara değerinden fazla sertifika vermemeleri için isimleri açıklanmıyordu. Sertifika bölümünde çalışanlar, Elmas Merkezi’nde en yüksek maaşları aldıkları gibi, devamlı şekilde kontrol altında tutulmakta ve dışarıdaki durumları izlenmektedir.

 En iyi korunan bölüm

Elmas Merkezi’nde işlenen elmasların hepsi, sertifika bölümüne getiriliyor. Burada değerleri saptanmak üzere bekletildikleri için, oldukça yüklü miktarda elmas muhafaza ediliyor. Yukarıda anlattığım emniyet tertibatı da özellikle bu nedenle öbür bölümlerden daha fazladır. Sertifika bölümü, tamamen elektronik cihazlarla donatılmış. Burada çalışan genç kızlar bütün işlerini kompüterler aracılığıyla yapıyorlar.

Koruma görevlisi kapının hemen sol tarafındaki kare şeklinde olan manyetik metalin önünde durdu. Elindeki küçük kartı avucunun içine alarak tuttu. Kapı otomatik olarak birkaç saniye sonra açıldı. Açılan kapının üstünde kameralar duruyordu. Bir hole girdik. Burası yaklaşık üç metrekarelik bir yerdi. Koruma görevlisi karşıdaki kapıya yöneldi ve yine dış kapıda yaptığı hareketleri tekrarladı. O kapı da açıldı. İçeride tam karşıda bir bankonun arkasında bir sekreter kız duruyordu.

 Kale gibi

Kapının içeride kalan bölümünde kızın görebileceği yükseklikte iki televizyon duruyordu. Bunlardan biri dış kapıdan, diğeri de ara kapıdan girenlerin görülebileceği şekilde ayarlanmıştı. Koruma görevlisi, kendi hüviyetini, benim basın kartımı ve genel müdürün imzalı kartı ile birlikte sekreter kıza verdi. Kızın önündeki tabloya bir göz attım, bir sürü elektronik cihaz ve iki video vardı. Koruma görevlisinin sonradan bana anlattığına göre görevli olsun, ziyaretçi olsun, içeri kim girerse aynı anda videoya da kaydediliyordu. Gelenlerin, mutlaka üzerinde kapıların açılması için kodlar işlenmiş kartı olan birisi ile girmeleri gerekiyordu. Başka türlü kapılar, içerdeki sekreter dâhil kimse tarafından açılamıyordu.

Fotoğraf altları

Dünya Elmas Merkezi‘nde

Elmas yönünden dünyanın kalbi Belçika’nın Anvers şehrinde atıyor. Girmenin ve çıkmanın izinlere bağlı olduğu Dünya Elmas Merkezi’nin kapısı ve muhabirimiz Muammer Elveren

 Elmasın künyesi kompüterlerle çıkartılır

Belçika’daki Elmas Merkezi’nin sertifika bölümünde her şey elektroniktir. Tüm işler kompüterler aracılığı ile yapılır. Sertifika bölümünde çalışanların büyük bir çoğunluğunu kızlar teşkil eder. Yukarıdaki fotoğrafta bir elmasın kimliğini hazırlayan Kuzy adlı işçi kız görülüyor.

İste bir elmasın nüfus kâğıdı (Sertifikası)

Kontroller çok sıkıdır

Kontrol… Kontrol… Kontrol… Elmas merkezinde en geçerli kelime budur. Yapılan en ufak bir hatada milyonlar oynar. Fotoğrafta bir işçi kız elmasın son tartı kontrolünü yaparken…

Milyarlara imzaya yetkili

Elmas Merkezine elmasla ilgili tüm bilgiler geldikten sonra hazırlanan sertifikayı bir tek kişi onaylar. Karin adlı bu genç kız milyonlara hatta milyarlara imza atmaya yetkilidir.

24 Şubat 1982

İşlenmiş elmas özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden nesilden nesile geçer durur

Elması iyi gösteren altın ve platindir

Elmas fiyatını etkileyen özellikler: Boy, renk, saflık ve ağırlık

Elmas işlendikten sonra yaratıcı kişiler bu elmastan nasıl faydalanılabileceğini hangi mücevher şeklinin elması daha değerli hale getirebileceğini bulurlar. Altın ve platin gibi diğer metaller, elması daha gösterişli hale getirirler. Bir defa örnek yapıldıktan sonra diğerleri kolayca üretilir. Nişan yüzükleri geleneğinin çok yaygın olmasından dolayı genellikle bu seçim yoluna gidilir. Doğum günlerinde doğumlarda bu tip hediyeler verilmektedir. Yüzüklerin dışında bilezikler, küpeler, elmasın kullanıldığı en yaygın şekildir. Erkekler ise elması yüzük, kravat iğnesi, düğme, çakmak süsü, para tutan penslerde kullanmaktadır. Elmas süs eş yası olarak mücevherat dalında kullanılmasının yanında endüstride de kullanılır.

Endüstride elmas

Elmasın endüstride kullanılması üç şekildedir. Ham taş halinde yontulmuş elmas şeklinde ve toz halindeki elmas şeklinde. Ham taş halinde (Tabii halde) kullanılacağı veya gideceği yere göre kristalliğinden veya fiziksel durumundan faydalandır. Kristal olarak bardak kesmede ve cam kesmede yüzyıllardan beri kullanılmaktadır. Bu elmasın endüstriye girişinin ilk şeklidir. Sertliğinden yararlanılarak değirmen taşı olarak kullanılır. Namlu delme, kuyu açma gibi delinmesi güç olan madde ve yüzeyleri işlemede kullanılır. Bunun yanında kaya delme, jeolojik araştırma ve otoyol yapımı için kullanılan aletlerin yapımında da elmas kullanılmaktadır. Yontulmuş (İşlenmiş) olarak kullanıldığı yerler ise otomobil endüstrisi, uçak ve aeronotik işler, IBM daktiloların kafaları, ^dolma kalem, kâğıt ve tekstil imalinde kullanılan makinelerin yapımında. Bütün bunlar bize gösteriyor ki günümüzün tekniği elmastan vazgeçemez. Elmasın bu dalda kullanıldığı, önemli yerlerden birisi ise elektrik kablosu yapma endüstrisi, pikap iğneleri, teyp video başları ve ses alma ile ilgili dallardır.

Endüstride kullanılan elmasların yüzde 75’i toz halindedir ve her türlü fabrikasyon alanlarında bir takım metal parçalarının bileşimine katılarak daha sert olmaları gerçekleştirilir. Elmasın kimyevi özellikleri elverişli olduğundan insan vücuduna zarar vermeksizin konulmaktadır. Radyoaktif ölçülerinde ve nükleer dallarda da elmastan yararlanılmaktadır. Kısacası elmas olmasaydı bugün sahip olduğumuz malların birçoğunu elde etmek imkânsız olacaktı. Endüstride kullanılan elmasın kalitesi mücevheratta kullanılan elmas tan çok çok düşüktür.

Sentetik elmas

Son yıllarda sentetik elmas da üretilmeye başlandı. Ancak bu elmaslar ufak ve düzensizdir. Elması suni yoldan elde etmek için birçok çalışmalar ve deneyler yapıldı. Pikin içindeki doymuş karbon çözeltisi çok yüksek bir basınç altında soğutmak yoluyla billurlaştırılır. Böylece suni yoldan elmas elde edilir. Ancak bu deneyler henüz faydalanılacak sonuçlar verecek derecede değildir.

Elmasın değeri

Kaliteli, tek ve şaşırtıcı bileşimleriyle elmas pırıltı ve parlaklığıyla göz kamaştırır. Parlaklığı emdiği beyaz ışıklardan dolayı oluşur ve göze batar. Dünya yüzünde başka hiç bir taş bu özelliklere sahip değildir. Işığa tutulduğu zaman gökkuşağı gibi parlar. Bu özellik belki bazı kıymetli taşlarda vardır ama elmasınki gibi güzellikte değildir. Göz kamaştırıcılığı da çok önemlidir. Elması ışığa karşı oynattığımız zaman parıltıları göz kamaştıracak şekilde ışıldar. Eğer elmas iyi işlenmiş ise bir mum ışığında bile aynı özelliği göstermesi gerekmektedir. Elmasın güzelliği dünyada tek olup hiçbir taş elmasın gösterdiği özelliklere sahip değildir.

Elmas gerçekten ölümsüzdür

Günümüzde elmasın tek oluşu ve kıymetliliği tartışılmaz. Yıllarca önceki elmas ile bugünkü elmas arasında kesinlikle bir fark yoktur. Dünyanın en sert maddesi olup sert maddelerden “Korendon”dan 85 defa daha serttir. İşlenmiş elmas özelliklerinden hiç bir şey kaybetmediğinden nesillerden nesillere geçebilir, iyi işlenmiş bir elmas geometrik kesinliklere sahiptir ve bu kesinlikler ışığı geçirip kırabilmesi için gereklidir. Işıkları kırabilme özelliğinden ve de beyaz ışığı gök kuşağına çevirmesinden ötürü el mas parlaklığıyla göz kamaştırır.

Elmasın fiyatını hangi özellikleri belirler?

Elmasın fiyatını belirleyen özellikler boyu, rengi, saflığı ve ağır lığıdır. Bu           dört özellik elmas seçiminde fiyat tayin etmede yardımcı unsurlardır. Saf elmas çok az miktarda olduğundan fiyatları da daha pahalıdır ve bu taşlar daha kıymetlidir. Elması saf hale getirmek işlemekle de mümkündür. Elmasın hatalı kısımları işleme anında çıkartılabilir. Ayrıca kaybedilen tozlar ve parçalar fiyatların artması üzerinde önemli rol oynar.

Hangî ülkelerde i çıkar?

Elmasın 18’inci yüzyıla kadar tek üreticisi Hindistan’dı. Daha sonra Brezilya ve Endonezya elmas işine el attılar. 1867’den itibaren de Güney Afrika elmas üretmeye başladı. Bugün ise üretimin büyük bir bölümünün sağlandığı ülkeler Zaire (Kinşasa), Güney Afrika Birliği, Gana, Sri-Lanka, Angola, Gine, Liberya, Güneybatı Afrika, Tanzanya ve Fildişi Sahilleri’dir. Bugünkü dünya elmas üretiminin yüzde 95’ini bu ülkeler yapmaktadır. Sadece eski Belçika Kongo’su şimdiki adıyla Zaire’nin Kinşasa kentinde dünya üretiminin yüzde 60’ı sağlanmaktadır. Elmas bulunduğu günden bu yana bir ticaret aracı olarak kullanılmıştır. Elmasın ilk fiyatları altın fiyatları ile mukayese edilebilecek seviyede idi. Elmas yataklarının ilk hisse senedini Kimberley Central 5 milyon338 bin 650 j sterlin ödeyerek aldi.          

Foto altları

Elmas niçin kıymetlidir

Elmas berrak ve beyaz olduğu gibi çeşitli renk te olanları da vardır. Sarı, gri, kahverengi ve siyah, fakat en çok tutulanı hafif sarıya kaçan berrak olanıdır. Bazen elmaslar limon sarısı, açık mavi elma yeşili, soluk pembe, turkuaz ve koyu kırmızı olabiliyorlar. Koyu kırmızı elmas ise en çok aranan ve en az bulunanıdır.

Ham olarak bulunur

Dünyada ham olarak bulunan elmasların yalnızca yüzde 20’si mücevherat işinde kullanılabiliyor. Geri kalan kısımları ise endüstri alanında kullanılmaktadır. Elmaslar çok seyrek yerlerde çıkması ve toplanmasının çok zor olması nedeniyle kıymetlidirler şöyle ki 1 kıratlık işlenmiş elması elde edebilmek için 250 ton minerali araştırmak gerekmektedir. (1 Kırat: 0,2 gramdır). Ayrıca elmas çıkarma işi çok tecrübe gerektiren bir iştir ve işçiliği çok masraflıdır.

 Dişçilikte bile elmas

Endüstriyel elmas birçok alanlarda olduğu gibi dişçilikte de önemli bir rol oynar. Diş doktorları için gerekli aletlerin çoğunda elmas kullanılır.

Binlerce elmas var

Yeryüzünde, özellikle sert satıhları delmek için ucu elmasla donatılmış matkaplar kullanılır. Fotoğrafta sondaj için kullanılan bu tür elmaslı bir matkap diski görülüyor.

Elmasın fırınlanması

Elmaslar işlendikten sonra daha gösterişli hale gelmesi için özel bir sıvı içinde kahve fincanına benzeyen bir kaba konularak fırınlanır. Fotoğrafta Koth Usta elmasları fırınlarken görülüyor.

Son kontroller

Fırınlanan elmaslar, daha sonra bir güderi üzerine usulca bırakılır. Burada parlaklığının tam olup olmadığı kontrol edilir. Fotoğrafta bu bölüm sorumlusu Bayan Tanir elmasları inceliyor •

25 Şubat 1982

Elmastan heykel yapıyorlar

Yüksek Elmas Konseyi’nde sertifika bölümünü gezerken, bana elmasa süs eşyası dışında sanatsal şekiller veren ve dünyada sayılı olan atölyelerden birinin Elmas Merkezi’nde olduğunu söylemişlerdi. Bu atölyelerin sahibi ise, dünyada elmas taşlarından ünlülerin heykellerini yapan tek sanatkârdı. Bu atölyelerde Eisenhover, De Gauelle gibi tarihi kişilerle Fas Kralı İkinci Haşan ve Belçika Kralı Boudoin’in başlarının heykelleri saf elmastan yapılmıştı.

 Ünlü elmastıraş Meeus

Meeus genç yaşlarda olmasına rağmen elmasa bu tür şekiller vermede dünyada haklı bir şöhret sahibi olmuştu. Babasının sanatını çocukluğundan beri devam ettirdiğini söyleyen Meeus ‘Bu işin okulu yoktur. El ve göz alışkanlığı isteyen bir ustalık işidir. Bildiğime göre dünyada elması bu şekilde işleyen tek atölye biziz. Şimdiye kadar birçok ünlü liderin heykellerini, ülkelerinin forslarını elmas taşlarından işleyerek yaptık. İşlerimizi sipariş üzerine yapıyoruz. Bazıları hediye etmek için yaptırdıkları gibi bazıları da kendileri için heykellerini yaptırırlar. Örneğin Şah Rıza Pehlevi, De Gaulle’ün baş heykelini yaptırarak Fransa’ya hediye etmiştir Şunu da belirtmek isterim ki ham elmas taşma sanatsal şekil vermek göründüğü gibi kolay bir iş değildir. Elmasın şeklini ve geometrik özelliklerim bozmadan ışık kırmalarım dikkate alarak bir insanın yüzünü işlemek oldukça zordur. Çünkü ne elmasın şeklini ne de yaptığınız insanın veya amblemin şeklim değiştirme olanağınız yoktur. Elması ham halden son şeklini verinceye kadar kendi atölyemizde hazırlıyoruz” diyordu.

 Sipariş üzerine çalışıyorlar

Heykel ve amblem ile çeşitli eşyaları elmastan yapan bu atölye de ötekiler gibi elektronik cihazlarla korunuyordu. Zenginler, şirketler, ünlü kişiler. Hükümetler istedikleri şeyleri bu atölyede saf elmastan, altın üzerine işleme elmastan veya platin, gümüş, elmas karışımından siparişle yaptırıyorlardı. Alman hükümeti Kartallı forsunu çok değerli ve az bulunan taşlardan som altın üzerine işleterek Meeus atölyesine yaptırmıştı.

26 Şubat 1982

Belçikalı Meeus Usta elmasa hayat veriyor

Belçika Kralı Boudoin, 50’nci yaş günü nedeniyle kendisine armağan edilen elmas büstünü müzeye verdi. Belçika Kralı Boudoin’in 50’nci yaş günü kutlama törenleri nedeniyle Anvers’li elmas sanatçısı Robert Meeus elmaslardan işleyerek yaptığı Kralın başının heykelini armağan olarak veriyordu.

Robert Meeus, Belçika Kralı Boudoin’e hediye olarak yaptığı saf elmastan başının heykelini elmasın şekillerine sadık kalarak yaptığı için burun kısmı azıcık düz iniyordu. Belçika Kralı heykeli memnuniyetle kabul ettiğini ancak elmas endüstrisine faydalı olacak gerekçesiyle Anvers Elmas Müzesi ’ne hediye ettiğini belirtiyordu.

 Bir söylenti

Anvers Elmas Merkezi’nde ise bu konuda çeşitli söylentiler dolaşıyordu bunlardan birisi şöyleydi “Robert Meeus heykeli yaparken elmasların geometrik şekillerini yüzlerini ve ışık kırma özelliklerini bozmadan Kralın resmine sadık kalarak yaptı. Ancak burun kısmına gelen elmas aşağı doğru azıcık düz indiğinden ve ortasından kıvrım yapılması taşın özelliklerini tamamen bozacağından olduğu gibi kenarlarım işledi. Kral da kendisine tam benzemediği gerekçesiyle müzeye hediye etti”

Her renk ve çeşitte elmas bulundurulan Meeuslar’ın atölyesinde elmasların renkleri, çeşitleri ağırlıkları Ve kaliteleri kompüterler aracılığıyla önceden beyne kaydediliyor. Böylece verilen sipariş için eldeki stoklar televizyon ekranlarından kontrol ediliyor. Ham elmaslar süs eşyası yapan atölyelerde- kinden farklı olarak ayrı bir sistemle işleniyor. Sipariş veren kişi veya firmalar amblem, kolye ve benzeri şeyleri altından veya başka bir metalden dışarda yaptırıp üzerine istedikleri elması burada işletebiliyorlar.

 Verilen siparişler

Ünlü Concorde uçak şirketi uçağın imalinin yıldönümünde saf elmas taşlarından bir maketini yaptırmıştı. Ayrıca yüzme yarışlarım temsil eden bir amblem, Meryem Ana’nın heykeli, tenis raketi akrep şeklinde kolye gibi ilginç siparişler geliyordu bu atölyeye. Ünlü Alfa Romeo araba firması da Meeus atölyesine özel olarak arabanın amblemini en saf elmaslardan renklere uyularak yapılmasını sipariş etmişti.

Elmasın ölçü birimi “Kırat”

Elmasın tartısı o kadar önemlidir ki bu iş için kullanılan özel teraziler bir nefes alıştan veya hafif bir üfürükten dahi etkilenir. Elmasın ölçü birimi ‘Kırat’tır. Kırat’ın tarihçesi ise çok ilginçtir. Ortaçağ devrinin tüccarları, elmas ölçüsü için buğday tanelerini kullanıyorlardı. O zamanlar Yunanca’dan gelme bu ölçüye ‘Keration’ deniyordu. Her bir ‘Keration’ iki buğday tanesi ağırlığına eşitti.

 İslamiyet’ten önce

İslamiyet’ten önce ise kırat Araplar tarafından Bizanslılardan alındı. Bu sistemin değişmez ölçüleri şöyleydi. 1/8 kilogram ‘Ratl’ bunun 1/72’sini meydana getiren 4,55 gramlık birimi ‘Miskal’ miskalin de 1/1728 ini meydana getiren 0,19 gramlık birimi ise ‘Kırat’ olarak hesaplanmıştı. Bunun yanında ‘Kıratı örfi’ ve ‘Kıratı şeri’ olarak iki çeşit ölçü birimi vardı. Kıratı örfi: Eski geleneğe göre 4 arpa tanesi veya dört keçiboynuzu ağırlığında olan ölçü birimi idi. Kıratı Şeri: Zamanın kanunlarınca tespit edilmiş beş arpa tanesi ağırlığındaki ölçü birimi idi.

Foto altları

 Her taşa güzelliği elmas veriyor

Dünya üzerinde bulunan her çeşit kıymetli taşa elmas başka bir güzellik, başka bir kıymet katar. İşte ‘Dünya Elmas Merkezi’ broşürlerinden bir yaprak.  Sırf elmastan yapılmış yüzük (3), mercan ve elmasla süslü iki yüzük (4-5),mercan oniks taşların ortasından güneş gibi parlayan bir elmas (6), Agat ve elmastan yapılmış başka bir yüzük (7), Agat ve elmastan yapılmış iki yüzük daha (8-9) ve maviye hayat veren elmaslar (10).

Meeus Usta’nın atölyesi

Baba Jos Meeus ve usta oğlu Robert Meeus

Meeusların atölyesinde heykel ve büstlerin elmasları, son şeklini almadan 21 yaşındaki Maggy adlı genç kız tarafından tıraşlanıyor. Fotoğrafta Muammer Elveren Maggy ile birlikte görülüyor…

Elmas büst

Elmas taşlara sanatsal biçimler veren dünyanın tek atölyesinde Robert Meeus’un yaptığı Belçika Kralı Boudoin’in büstü. Kral Boudoin bu büstü Elmas Müzesi’ne armağan etti.

Saf elmastan uçak

Fransız-İngiliz ortak yapımı olan Concorde uçağının yapımının yıldönümü nedeni ile Meeus’lerin atölyesinde sipariş üzerine tamamen elmastan yapılmış bir Concorde uçağı görülüyor.

Elmas’tan bisikletçi

Her çeşit heykel büst ve amblemin yapıldığı tek elmas atölyesinde bisiklet yarışları içinde elmastan bir sporcumaketi yapıldı.

27 Şubat 1982

Elmas sergisini gezenler kendilerini rüya âleminde sanıyorlar

40 milyarlık koleksiyon yarım asırda tamamlandı

Sergideki elmaslar kurşun geçmez camdan muhafazalarda saklanıyor

Elmas tüccarlarının Anvers Elmas Merkezi’ne geldikleri zaman fiyatlar ve eldeki parçaların neler olduğunu anlayabilmeleri için hazırlanan elmasların sergilendiği bir salona gittik. Her çeşit elması yanlarında özelliklerini gösteren sertifikalar ve günlük fiyatlarla kurşungeçirmez camlar arkasında sergilemişlerdi. İçerde loş bir ışık vardı. Elmasların içinde bulunduğu cam bölmelerin önünde durulduğu zaman yalnız o bölmenin içindeki ışık otomatik olarak yanıyor ve içerdeki taşlar bir televizyon ekranındaymış gibi görünüyordu.

Elektronik alarm

Bu sergi dışarıdan ve içeriden elektronik alarmlarla korunduğu gibi elmasların bulunduğu her bölmenin içine de alarmlar yerleştirilmişti. Elmas almaya gelenler “Danışma” bölümüne ne için geldiklerini, nasıl bir taş aradıklarını belirtiyorlar ve oranın sorumlusu da bu konudaki bilgileri aktarıyordu. Devamlı gelen tüccarlar ise bu teşhir salonuna gelmeden istedikleri bilgileri telefonla alabiliyorlardı. Sadece kim olursa olsun ‘Elmas Merkezi Giriş Kart’ının numarasını vermek zorunluğundaydı.

Tereddüt etti

Elmas Merkezinde elmaslarla ilgili bilgilere sahip olmak için hazırlanmış olan sergiyi gezdikten sonra ‘Festenberg-Hovenier Diamonds’ şirketine gittik. Şirketin Müdürü Coolen bizi karşıladı. Emniyet görevlisi Bayan Shirley Feron beni tanıştırdı ve koleksiyonları görüp fotoğraflamak istediğimi belirtti. Müdür bir an için tereddüt etti. Daha önce Elmas Merkezi’nde çektiğim diaları yıkatmıştım. Onları gösterdim, özellikle sertifika bölümünde de fotoğraf çektiğimi görünce rahatladı ve içeri girip saf pırlanta beyaz bir kolye getirdi. 300 bin dolar (Yaklaşık 45 milyon Türk lirası) değerinde olan bu kolyenin taşlan hep aynı özelliklere sahipti. Onun yanında taşlan daha az olan kır-mızı bir kolye getirmişti. Bunun da değeri 50 bin dolardı. (Yaklaşık 7,5 milyon Türk Lirası). Onları fotoğrafladıktan sonra Bayan Feron’la benim duymadığım bir şeyler konuştu ve içeri girdi. Geldiğinde elinde muhteşem bir elmas koleksiyonu vardı. Bu koleksiyonda elmasın her renginden ve çeşidinden taşlar bulunuyordu.

50 yıl sürdü

Elime aldım ger çekten göz kamaştırıcı özellikteydi. Taşlan pırıl pırıl parlıyordu. Fotoğraf çektirirken Müdür Coolen bunun tam 50 yılda tamamlanabildiğini ve değerinin tam olarak saptanmasının güç olduğunu çünkü içindeki taşların çoğunun dünyada eşleri olmadığım, ancak tahmini olarak üç milyon dolardan fazla edebileceğini belirtti. Şaşırmıştım. Bu meblağ bir servetti ve yaklaşık 40 milyar Türk Lirası tutuyordu.

Foto altları

Bu kolye 45 milyon lira

“Sergideki nadide parçalardan biri olan bu elmas kolyenin değerinin Türk parası ile 45 milyon lira olduğunu öğrenince, tuhaf oldum. Doğrusunu söylemek gerekirse elime alırken birazda korktum. İlgili, koleksiyonu aldıktan sonra yeniden muhafazasına koyup hemen ardından alarm düğmesini çevirdi.”

Bunun da değeri 7,5 Milyon lira

Bu göz Kamaştırıcı şahane kolye de, elmas ve kıymetli kırmızı taşlardan yapılmış nadide bir parça. Kolyenin değeri üstteki ne oran la çok daha ucuz. 50 bin dolar. Yani yaklaşık 7,5 milyon Türk Lirası. Elmas sergisini gezerken insan kendisini gerçekten tam bir rüyalar âleminde sanıyor.

İşte 40 milyarlık Koleksiyon

Yaklaşık 50 yılda tamamlandığı belirtilen bu koleksiyonu görünce insan doğanın gücüne daha da inanıyor. Birbirinden güzel, birbirinden gösterişli parçalardan oluşan bu koleksiyon Anvers’teki Dünya Elmas Merkezi’nin en nadide koleksiyonu. Yetkililerce değerinin yaklaşık 40 milyar Türk Lirası olduğu belirtildi.

Elmas dünyasının kalbi

Dünya Elmas Merkezi’ndeki dört borsa binasından biri

Bu binada her gün aklın almayacağı miktarda para dönüp dolaşıyor. Borsanın müşterilerinin çoğunluğunu da kıvırcık saçlı, siyah elbiseli, fötr şapkalı Musevi işadamları oluşturuyor.

28 Şubat 1982

 Her şeyin olduğu gibi elmasın da ustalıkla yapılan kopyası vardır

Gerçek elmas sahtesinden nasıl ayırt edilir.

Elmas her zaman her yerde kullanılmaz. Elmastan yapılmış yüzüklerin ayda bir kez temizlenmesi ömrünü uzatır.

Elmasların hepsi saf elmas değildir. Bu yüzden fiyatları da aynı olmaz. Aslında bir kuyumcuya gidildiğinde kuyumcu veya Mücevheratçı bir kadife üzerine aynı parlaklıkta birkaç tane elmas koyup gösterir ve bir uyarıda bulunmazsa bu taşların hepsinin aynı olduğu zannedilir. Oysa bunların arasında saf olmayanları vardır. Elmasın kristalleşmesi anında tabiat, üzerlerinde bir takım izler bırakabilir. Leke, nokta veya tüy gibi. Bunları çıplak gözle görmeye imkân yoktur. En az 10 defa büyütülmüş şeklinde mikroskopla bakmak gerekir görmek için. Ayrıca elmasın kenarları ve bunların pozisyonları elmasın saflığında önemli rol oynar. İki insanın birbirine Benzememesi gibi hiç bir elmas bir diğerine benzemez.

Elmasın renkleri aynı mıdır?

Elmasın renkleri aynı değildir. Gökkuşağı’nın her renginde elmas vardır. Elmaslar genellikle beyaz renkte görülür. Bunun yanında sarımtırak, bazen de açık kahverengi olanları vardır. Fakat bunları eksperler tanıyabilir. Renkli elmaslardan yeşil, pembe, şampanya rengi, koyu kırmızı, kral mavisi ve hakiki siyah çok az bulunur ve fiyatları çok yüksek olan elmaslardır. Elmasın asıl rengini görebilmek için beyaz bir fon üzerine koymak gerekir. Elmasın rengi fiyatı üzerinde çok önemli bir etkendir. Şeffaf elmaslar da çok az miktarda bulunur. Bunların da fiyatları oldukça yüksektir (Saf elmas ). Bazı elmasların renkleri şeffafa çok yakındır. Ancak bu da bir ışık altına tutulduğu zaman anlaşılabilir.

Gerçek elması sahtesinden nasıl ayırırız?

Bazı sahte elmaslar vardır ki şeklini gerçek elmastan ayırmak güçtür. Ancak elması olan kişiler veya elmas alacaklar taşların sahte olup olmadığım çok basit bir yöntemle anlayabilirler. Elmas taşının üzerine bir alüminyum çubuğu sürülür. Eğer alüminyum, elmas taşı üzerinde iz bırakırsa bu elmas sahtedir. İz bırakmazsa gerçek elmastır. Alüminyumu gerçek elmasın üzerine ne kadar sürerseniz sürünüz hiç bir şekilde iz bırakmaz.

Elmasın bakımı nasıl yapılır?

Elmasınızın her zaman ilk günkü gibi parlamasını istiyorsanız, bakımını da ihmal etmemeniz gerekmektedir. Elmasın daima bakıma ihtiyacı vardır. Temiz bir elmas, ışığı yalnız iyi kırmakla ve dağıtmakla kalmaz, olduğundan da daha büyük gözükür. Elması sabun ve yağlı temizleme maddeleri ile temizlemeyin. Bu, elmas taşlarını donuklaştırır. Daha önceki bölümlerde de anlattığımız gibi elmasın yağlı maddelere duyarlılığı çok fazladır ve yağlara yapışır veya kendine çeker. Bu nedenlerle de ayda en az bir kere elmasları temizlemek gerekiyor.

Elmas 5 şekilde işlenir

Yeryüzünden çıkartılan elmasın ilk bakıştaki görünüşü bir çakıl taşını andırır. Onun takılabilecek bir süs eşyası haline gelmesi için uzun uğraş ister. Yapısına göre her elmasın işlenmesi belli şekilde olur. Elmaslar, genelde 5 şekilde işlenir. Bunlar dikdörtgen, armut, zümrüt, markiz ve pırlanta şekilleridir. Elması kendine özgü şeklinden başka türlü işlemeye çalışmak, onun ziyan olması demektir.    

Elmas süs eşyalarını temizlemek zor değildir.

Elmasın bakımı üç basit yöntemle yapılabilir:

1-SICAK SU VE SIVI DETERJAN: Orta sıcaklıkta suyu kaynatın ve içine biraz sıvı deterjan dökün. İyice karıştırdık­tan sonra elmasınızı içine koyun. Elinize bir ince diş fırçası alın ve elması bununla fırçalayın. Daha sonra ılık bir suda çalkalayın ve yumuşak veya ince bir bezle yavaşça kurulayın.

2-SOĞUK SU VE AMONYAK: Bir bardağın içine biraz soğuk su koyun. Aynı miktarda amonyaktan katarak karıştı­rın içine bırakacağınız elması yarım saat sonra yine bir yumuşak diş fırçası yardımıyla fırçalayın. Son bir defa fırçaladık tan sonra aynı suda çalkalayın. Daha sonra elması suyun içinden alarak bir bezin üzerinde herhangi bir şeyle kurutmadan kendiliğinden kurumaya bırakın.

3-ÖZEL BİR SIVI İLE TEMİZLEME: Elmasınız eğer çok kirlenmişse ve özel bir sıvıyla temizlemek isterseniz tanıdığınız bir kuyumcu veya Mücevheratçıya başvurun. Ondan alacağınız özel temizleme sıvısı ile temizleyebilir veya onlara temizlettire bilirsiniz.

Elmasın korunması

Elmasların, temiz tutulması yanında korunması da çok önemlidir. Elmasları çamaşır suyundan uzak tutmak gerekir, özellikle elmasın en çok kullanılan türü olan pırlanta, çama­şır suyundan en çok zarar gören elmastır. Çamaşır suyu öteki elmas türlerine de etki eder ve hemen matlaştırır. Gerçi çamaşır suyu elması zedelemez, ama rengini ve canlılığım kaybettirir. Spor, çamaşır, bulaşık veya ağır işler yaparken elmaslarınızı takmayın. Uzun süre dayanabilme özelliğine rağmen elmas sert darbelere karşı çok hassastır, özellikle Pırlanta çeşidi Elmasları çekmeceye de koymayın. Çünkü çekmecenizde bulunabilecek diğer bir elmas veya madde kendisine veya elmas diğer mücevheratınıza zarar verebilir. Bu da elmasları kutusuz koyunca çekmecelerin açılıp kapatılması anında çok olur. Yılda bir defa kuyumcu veya Mücevheratçıya götürüp taşların yerine iyi yapışıp yapışmadığı veya zedelenmeye yüz tutup tutmadığım kontrol ettiriniz. Bu kontrol sırasında temizlettirmeniz ve itinalı bakmanız halinde ilk satın aldığınız günkü gibi pırıl pırıl parlayacaktır.

Bitti

 

 

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir