Ekstra

YEDİTEPE İLETİŞİM FAKÜLTESİNDE ULUSLARARASI GAZETECİLİK SEMİNERİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ
ULUSLARARASI GAZETECİLİK SEMİNERİ
Yeditepe Üniversitesinin daveti üzerine 20 Nisan 2026 Pazartesi günü Prof. Dr. Suat Gezgin’in Moderatör olduğu seminere katılarak iletişim Fakültesi öğrencileriyle bir araya geldim. Seminerde Uluslararası alanda gazetecilik konusunda bilgi verirken yurt dışında muhabirlik yapabilmek için çalışılacak ülkelerde nasıl akredite olunacağı konusunda bilgi verdim.
Medya kuruluşlarından yurt dışına gönderilecek Gazetecinin, çalıştığı Gazete veya Televizyondan alacağı tayin belgesi ile önce gittiği ülkenin Türkiye Büyükelçiliği Basın Müşavirliğine bilgi verdikten sonra o ülkenin Dışişleri Bakanlığı Basın birimine başvurması gerektiğini anlattım. Orada “Kaç yıllık gazeteci olduğu, ülkesinde Basın kartının olup olmadığı, Farklı tarihlerde gazete ya da TV’de yayınlanmış en az 5 imzalı haber ve maaş belgesi” isteneceğini belirttim. Bu belgelerin güvenlik kontrolü için gidilen ülkenin İstihbarat basın birimine gönderildiği ve bir ile üç ay içinde cevap gelinceye kadar Bakanlık onaylı ‘Geçici Basın kartı’ verildiğini belirttikten sonra şu bilgileri verdim.
“Bundan sonrası size kalmış, gazetecilik yeteneğinize, insani ilişkilerinize bağlı. Gittiğiniz ülkede önemli haberlere ulaşabilmeniz için ilk iş bulunduğunuz ülkenin Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri, İçişleri, Savunma ve AB Bakanlıklarına çalıştığınız gazete veya TV den Antetli Genel Yayın yönetmeni imzalı bir yazıyla akredite olmaktır. Akredite olduğunuzda Basın kartınızla yapılacak Basın toplantılarına katılabileceksiniz. Haber için katıldığınız toplantılarda o ülkenin tanınmış gazetecileriyle ilişki kurmanız çok önemli. Zira Türkiye, konumu itibarıyla daima dünya basınının ilgilendiği bir ülke ve onlarda bir Türk gazeteciyle haber alışverişi düşüncesiyle sizinle tanışmak isteyecektir”
Seminerde bu konuyla ilgili sorulara cevap verdikten sonra özellikle öğrencilerin çatışma bölgelerinde nasıl çalışılacağı, neye dikkat etmeleri gerektiği konusundaki sorulara “Dağlık Karabağ, Saraybosna, Kosova, Arap Baharı sırasında Tunus ve Mısır ile Kırım’ın Ruslar tarafından işgali ve sonrasında ilhakı sırasındaki çalışmalarımdan görüntülerle örnekler verdim. Öğrencilere, ABD’nin İran’da 28 Şubat 2026 tarihinde İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bulunan ‘Şecere-i Tayyibe’ Kız İlkokulu’na düzenlenen saldırıda, İranlı yetkililerin paylaştığı verilere göre 168 çocuğun hayatını kaybettiği bombalamanın benzerini daha öncede yaptığını belirterek Vietnam’da küçücük çocuklara uçaktan atılan Napalm bombası olayını anlatarak bu fotoğrafı gösterdim. 
Fotoğrafta çocukların ortasında çıplak koşan küçük kızı tanıdığımı ve başından geçenleri bana anlattığı röportajın görüntülerini gösterip ‘Bakın Amerika bunu daha öncede yapmış. Dünyada “Napalm Kızı” olarak bilinen ‘Kim Phuc’ olayı, 8 Haziran 1972’de Vietnam Savaşı’nın en ikonik ve sarsıcı anlarından biri olarak tarihe geçti. Ben bu kızla UNESCO iyi niyet elçisi olark seçildiği Paristeki toplantıda tanışıp dostluk kurdum.
ABD uçaklarının Güney Vietnam’da gerçekleştirdiği Saldırıdaki çocukların yaşadığı Trang Bang köyüne atılan Napalm bombasıyla diğer çocuklarla koşarken vucutlarının yandığı sırada 9 yaşında olan Kim Phuc, üzerine yapışan ve yanmaya devam eden napalm nedeniyle kıyafetlerini çıkararak yolda “Çok sıcak!” diye bağırarak koşmaya başlamış ve Associated Press (AP) savaş muhabiri Nick Ut, bu dehşet anını görüntülemiş. Dünyada “Savaşın Terörü” adıyla bilinen bu fotoğraf, Vietnam Savaşı’nın gaddarlığını dünyaya göstererek savaş karşıtı hareketlerin sembolü haline gelmiş ve Nick Ut’a ABD’nin en prestijli Gazetecilik ödülü olan ‘Pulitzer Ödülü’ kazandırdı.
Fotoğrafı çektikten sonra Nick Ut, ağır yaralı haldeki Kim Phuc’u hastaneye ulaştırmış ve Vücudunun %30’unda üçüncü derece yanıklar oluşan Kim, 14 ay süren bir tedavi ve çok sayıda ameliyatın ardından hayatta kalmayı başarmış. Daha sonra Vietnam’dan kaçarak Kanada’ya sığınan Kim Phuc, günümüzde bir barış aktivisti olarak “Kim Foundation International” aracılığıyla savaş mağduru çocuklara yardım eediyor. Yaraları nedeniyle 50 yıl süren kronik ağrıları, ancak yakın dönemde gördüğü gelişmiş lazer tedavileriyle son buldu. 
Kim Phuc’la yaptığım röporyajda bana “İyi Niyet Elçisi olarak dünya barışı için çalışmaya devam ediyorum. Fotoğrafımı çekip beni hastaneye götüren AP ajansının savaş muhabiri Nick Ut’la hem daha önce görüştüm hemde Haziran 2012 de Vietnam Savaşı’nın 40.cı yıldönümünde buluştuk, çocuklarımla da tanıştı. Üzerimize Napalm bombalarını atan Savaş uçağının Amerikalı Pilotu John Plummer’le de görüştüm ve onu affettiğimi söyledim. Kendisine bu acıyı yaşatanları affettiğini belirterek “Bağışlayıcılık beni nefretten kurtardı, 
Artık herkesin çocuklarımızın büyüyeceği savaşsız bir dünya için çalışması gerektiğine inanıyorum. Tedavi süresince gerçekten çok ama çok acı çektim. Şimdi bunlar artık geride kaldı ve ben geçirdiğim çok zor günlere rağmen çocuklarımı sevgi, barış ve şefkat kelimeleri ile büyüttüm. Kim Foundation’u işte bu nedenlerle savaş çocuklarının korku ve acılarını unutmaları, onlara gerekli psikolojik yardım ile ilaç temini için kurdum’’. 
Bu olayı anlattıktan sonra özgeçmişimdeki “1998 de Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın Fransa’da tutuklanan yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden Alaattin Çakıcı ile konuşmasını içeren kasetini elde ederek istifasına neden olan ve hükümetin düşme sürecini başlatan “Çakıcı’ya kaç diyen ANAP’lı Bakan” haberini soran öğrenciye olayı ‘muammerelveren.com’ sitemde fotoğraflarıyla birkaç dosyayla geniş şekilde anlattığımı söyleyerek ekrana o röportajın göüntülerini gösterip ‘buradan kyabilirsiniz! diyerek semineri bitirdim.
20 Nisan 2026

MuammerELVEREN

İstanbul Üniversitesi Yüksek Gazetecilik mezunu olan Muammer Elveren, 12 Şubat 1948 yılında Mardin’de doğdu. Evli ve bir kız babası olan Elveren, 1974’te Haldun Simavi‘nin kurduğu GÜNAYDIN GAZETESİ’ne girdi. 1977’de GÜNAYDIN GAZETESİ BRÜKSEL BÜROSU’nu kurmakla görevlendirildi ve BRÜKSEL BÜRO ŞEFİ oldu. 1989’da Brüksel temsilciliğinin yanında, Mihail Gorbaçov’un liderliğindeki Komünizm’in merkezi kabul edilen SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ-SSCB’nin başkenti MOSKOVA temsilciliği görevini de üstlendi. 1991 yılında HÜRRİYET GAZETESİ’ne girdikten sonra hem Brüksel hem Moskova görevini birlikte yürüttü. Bu dönemde başta AZERBAYCAN olmak üzere Sovyetler Birliği Cumhuriyetleri ile BULGARİSTAN ve ROMANYA’da Komünizmin çöküşüyle ilgili olayları yerinde izledi. Elveren, 1991’de Azeri ve Ermeni çatışmalarının en yoğun olduğu dönemde tüm tehlikelere rağmen DAĞLIK KARABAĞ’a girip röportaj yapmayı başaran ilk gazeteci oldu. Bu başarısıyla YILIN GAZETECİSİ seçildi ve SEDAT SİMAVİ GAZETECİLİK ÖDÜLÜ’ne layık görüldü. Aynı yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin SERİ RÖPORTAJ ÖDÜLÜ’nü de kazandı. 1992’de Fransa’ya atanarak HÜRRİYET GAZETESİ PARİS TEMSİLCİSİ oldu. 1998’de ise, Devlet Bakanı EYÜP AŞIK’ın Fransa’da tutuklanan yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden ALAATTİN ÇAKICI ile yaptığı konuşmayı içeren kaseti elde ederek gündeme damga vurdu. “ÇAKICI’YA KAÇ DİYEN ANAP’LI BAKAN” başlıklı bu haberle ikinci kez SEDAT SİMAVİ GAZETECİLİK ÖDÜLÜ’nü aldı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi tarafından da YILIN GAZETECİSİ ÖDÜLÜ’nü kazandı. 1999’da Nokta dergisinin düzenlediği DORUKTAKİLER 98 yarışmasında YILIN GAZETECİSİ unvanını aldı. Kasım 2023’te ise TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ BURHAN FELEK BASIN HİZMET ÖDÜLÜ’ne layık görüldü. Fransızca ve Arapça bilen Elveren, 1977’den itibaren uluslararası alanda çalıştı. AVRUPA BİRLİĞİ, NATO, AVRUPA KONSEYİ, AVRUPA PARLAMENTOSU, UNESCO ve OECD gibi kurumlarla ilgili yazılar kaleme aldı. Ayrıca SARAYBOSNA ve KOSOVA’da görev yaptı. 1995’te gazeteciliğin yanı sıra KANAL-D’de televizyon haberciliğine başladı ve bu görevini 2008 sonuna kadar sürdürdü. 2010 yılına kadar HÜRRİYET GAZETESİ PARİS TEMSİLCİLİĞİ görevini yürüttü. ARAP BAHARI sürecinde TUNUS ve MISIR’da görev yaptı. Mısır’da HÜSNÜ MÜBAREK dönemini, TAHRİR DEVRİMİ’ni ve MUHAMMED MURSİ dönemini takip etti. MÜSLÜMAN KARDEŞLER’in RABİA MEYDANI ayaklanmalarını ve askeri darbe sürecindeki olayları izledi. Daha sonra, darbeyi gerçekleştiren ABDÜLFETTAH EL SİSİ’nin seçimlerinde KAHİRE’de bulundu. Ayrıca MİNYE kentine girerek röportaj yaptı. UKRAYNA’da ayaklanmalar başlayınca KIRIM’a geçti. Rus ordusunun işgali sırasında SİMFEROPOL, BAHÇESARAY, YALTA ve özellikle yasaklı SİVASTOPOL’e girdi. Burada GOOGLE GÖZLÜĞÜ kullanarak Türk basınında ilk kez bir çatışma bölgesinde görüntü aldı. Elveren, HÜRRİYET GAZETESİ’ndeki görevini 31 Aralık 2018’de emekliye ayrılarak noktaladı. Halen muammerelveren.com adresinde yazılarını yayımlamaktadır. Elveren, FİJ, AGJPB, AJPE, APE, APP ve TGC üyesidir. Ayrıca FİJ KARTI, BELÇİKA BASIN KARTI, FRANSA BASIN KARTI ve SÜREKLİ SARI BASIN KARTI sahibidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir