TÜRKLERE GÜVENDİLER; TÜRKİYE’YE SIĞINAN BEYAZ RUSLARIN İLGİNÇ HİKAYESİ

 

Fotoğraf: Büyükelçi Ender Arat, Muammer Elveren, Büyükelçi Onur Öymen ve Büyükelçi Varol Özkoçak

BOLŞEVİK İHTİLALİNDEN SONRA TÜRKİYE’YE

SIĞINAN BEYAZ RUSLARIN İLGİNÇ HİKÂYESİ-

Emekli Büyükelçi Ender Arat, ‘Türklere Güvendiler’ kitabından yola çıkılarak hazırlanan belgesellerin ‘Beyaz Ruslar’ bölümünü Caddebostan Büyük Klüp Balo salonundaki gösterimden sonra verdiği konferansla anlattı. Tarih boyunca değişik nedenlerle kendi ülkelerini terk etmek zorunda kalan çeşitli millet ve dinden yüzbinlerce insan Osmanlı İmparatorluğu’na, daha sonra da Türkiye Cumhuriyeti’ne sığındı. Kimileri ilk durak olarak, kimileri ise ömürlerinin sonun kadar yaşamak için Türk topraklarını seçtiler. Türkler asırlardır vatanlarını, evlerini barklarını terk etmek zorunda kalan binlerce, milyonlarca çaresiz insanı, ırk, din, dil farkı gözetmeksizin bağırlarına bastılar. Hayatları tehlikeye giren, şiddet, baskı ve eziyete uğrayan, tehdit edilen, aşağılanan bu insanlara kucak açtılar. Tereddüt göstermediler, ayrımcı, seçici olmadılar, kısıtlı imkânlarına rağmen evlerini, ekmeklerini zor durumdaki bu insanlarla cömertçe paylaştılar.

Türk topraklarına sığınan bu insanlar mensubu oldukları ülkelerin kimi zaman liderleri, ulusal kahramanları, komutanları, askerleri, kimi zaman bilim adamları, seçkinleri, çoğu zaman da mütevazı bireyleriydiler. Değişik milletlere ve kültürlere mensup bu sığınmacılar Türklere itimat ettiler, en değerli varlıklarını, canlarını, ailelerini, çoluk ve çocuklarını emanet ettiler. Bir kısmı daha sonra ana vatanlarına dönme imkânı bulabildiler. Bir kısma başka ülkelere göç ettiler. Birçoğu ise Türk vatandaşı oldular, ömürlerinin sonuna kadar Türkiye’de kaldılar, bizlerden biri oldular.

Son 20 yıl boyunca hazırladığım sergilerde, yayımladığım “Türklere Güvendiler” kitabında, çektiğimiz 8 Belgesel filmde Türk topraklarına sığınanların başlıcalarını bulacaksınız. Bu insanlar ne tür sıkıntılarla karşılaştıklarını ve zor zamanlarında Türklerden nasıl yardım ve dostluk gördüklerini bizzat kendileri anlatıyorlar. Amacım, söz konusu çeşitli milletten mültecilerin Türk ve Dünya kamuoyuna tanıtılmasının ötesinde, bu insanların- toplulukların kimliklerinin, ülkelerini terk etme nedenlerinin, Türk topraklarında yaşadıkları sürelerin, ikamet ettikleri şehirlerin, evlerin, yaptıkları faaliyetlerin, bıraktıkları eserlerin, bizlere kazandırdıklarının, Türkiye’den ayrılanların akıbetlerinin, haklarında yazılmış kitapların gün ışığına çıkarılması için tarihçi ve araştırmacıları teşvik etmektir.

Bu amaçla kurulacak bir müzenin İstanbul’a değer katacağı ve Türkiye’nin tanıtılmasında önemli bir rol oynayacağı da aşikardır.

Ruslar

Tarihte değişik zamanlarda sıkıntıda kalınca kurtuluşu Türklere sığınmakta bulan Ruslar var:

-Dünyada da Nekkrasov Kosakları, aşırı muhafazakâr bu tarikat mensupları, Çar Büyük Petro dinde reform yapınca ayaklandılar, 1740’da Osmanlı İmparatorluğuna sığındılar.

-Zaporojye Kosakları, Çariçe II.Katerina 1775’de Ukrayna’da Zaporojye Sich yerleşim ve idare merkezini lağvedince Osmanlıya sığındılar.

-Malakanlar, Süt için perhiz bozanlar. 1860’da Osmanlıya sığındılar. Kars’ın Arpaçay, Çalkavur, Yalçınçayır köylerine yerleştiler. 1962’de kendi istekleriyle SB.ABD ve Avustralya’ya gittiler. Kars bölgesinde halen 11 Malakan aile yaşıyor.

-Beyaz Ruslar, 17 Ekim 1917’de başlayan Bolşevik İhtilali’nde Lenin’in liderliğindeki Bolşeviklerin, işçi ve köylülerin desteğiyle gerçekleştirdikleri sosyalist devrim ülkedeki bütün dengeleri değiştirdi. Troçki’nin başında bulunduğu Kızıllara karşı mücadeleye girişen General Vrangel’in kuvvetleri yenilince. Çarlık rejiminin güçlü insanları mülklerini, rütbelerini, itibarlarını, iktidarlarını kaybettiler. Rusya’nın aristokratları, ordu komutanları, sanayicileri, tüccarları, doktorları, mühendisleri, entelektüelleri, müzisyenleri, ressamları kaçmaya başladılar, 1919’dan itibaren akın akın İstanbul’a geldiler. Bolşevik aleyhtarı bu Rus mültecilere “Beyaz Ruslar” veya bazen kısaca “Beyazlar” adı verildi. Mülteci Beyaz Rusların içinde çoğunlukta Ruslar olmakla beraber, birçok ırktan kişiler de vardı. İstanbul’da Beyaz Rus olgusu 1918 yılından 1940’lara kadar yaşandı. Çoğu zamanla Türkiye’den ayrıldı, Avrupa ülkelerine ve ABD’ye, Avustralya’ya gittiler. Bir bir kısmı Rusya’ya geri döndü. Bir kısmı ise Türkiye’de kalmayı tercih ettiler. 1936’da çıkartılan kararnameyle çok sayıda Beyaz Rus vatandaşlığa alındılar, bizlerden biri oldular:

-Lydia Krassa Arzumanova, bale hocası Leyla Arzuman oldu. Nikolay Kalmıkkof, ressam Naci Kalmukoğlu oldu. Rahman Safiyef, ressam İsmail Safi oldu. Michel Rottenberg, yazar Erol Güney oldu. George Karpovich, Karpiç oldu restoranlar açtı. Jorj Baba, Rauf Soykat adını aldı, Bursa Çelik Palas’ta şeflik yaptı. Serj Homyak, Süreyya oldu, Bebek’te restaurant açtı, Moda Kulübü’nde şeflik yaptı. Barones Valentine Taskin piyanistlik yaptı. Gheorghi Kirpichev, boksör Kirpiç oldu, Alexandre Holyavkin, Valentin Holyavkin kardeşler, Beyoğlu Spor kulübünde voleybol oynadılar, Türkiye’ye madalyalar kazandırdılar. Beyoğlu’nda fotoğraf stüdyosu açan Jules Kanzler, devlet büyüklerinin en güzel fotoğraflarını çekti. Kadıköy’de 3,5 yıl piyano dersi vererek yaşayan Akim Tamiroff, yıllar sonra “Topkapı” filminde rol almak için İstanbul’a geldi, hasret giderdi. Büyükdedesi Çarın Votka Çeşnicisi olan Vladimir Petroviç Smirnoff, ilk votka üretimini İstanbul’da yaptı. General Vrangel’in ordusunun bir kısmı Çatalca’da, General Kutepov komutasındaki ordu ise Gelibolu’da konuşlandı. İstanbul’dan ayrılan Beyaz Ruslar Fransızca, İngilizce ve Rusça bir teşekkür kitabı yayımladılar. Bir örneği Salt Kütüphanesinde bulunan, “Spassibo Constantinoble”(Şükran İstanbul) adlı bu kitapta şu ifadeler yer alıyor:”Bize Kardeş unvanını veren Türk Ulusu, kahraman olduğu kadar duygusal olduğunu da kanıtlamıştır. Biz Ruslar hiçbir zaman bu kadar iyilik ve cömertlik görmedik. Bu nedenle kardeşçe şükranlarımızı ve vedamızı lütfen kabul edin. Aslanın soyluluğunu, gururunu ve cesaretini bir araya getiren Türk ulusuna her zaman hayran kalacağız.”

Troçki: Kaderin cilvesi, Beyaz Rusların kâbusu Kızıl Ordu’nun komutanı Troçki, devrimden sonra Stalin ile anlaşmazlığa düşünce Sibirya’ya sürüldü. Fransa’ya girmek istiyordu, Stalin müsaade etmedi. Türkiye’nin kabul etmesi üzerine İstanbul’a sürgüne gönderdi. Troçki ve ailesi önceleri kısa süre Beyoğlu’nda ve Kadıköy’de Şifa Sokakta oturdu. Sonra güvenlik nedeniyle Büyük Ada’ya yerleştirildi, burada 4,5 yıl korundu. Nihayet Paris ve Stokholm’e gitti, ama buralarda kalamadı, Meksico City’e yerleşti. Orada 3,5 yıl yaşadı, suikasta kurban gitti. Evi kapısında kuyruklar oluşan bir müze, Büyükada’da oturduğu ev ise harabe halinde.

Emekli Büyükelçi Ender ARAT:

Büyükelçi Ender Arat, Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 1973 yılında Dışişleri Bakanlığına girmiş ve Halep Başkonsolosluğu, Buenos Aires Büyükelçiliği, Brüksel’de AB Daimi Temsilciliği, Bonn Büyükelçiliği ve Büyükelçiliği açmak üzere Kişinev’de Çalışmıştır. Müteakiben Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü (1996-1998), Budapeşte Büyükelçisi (1998-2002), Başbakanın Dışişleri Başdanışmanı (2002-2004), Dışişleri Bakanlığında Ekonomi ve Kültür İşlerinden sorumlu Müsteşar Yardımcısı (2004-2006) ve Madrid Büyükelçisi olarak görev yapmıştır. 15 Haziran 2011’de emekli olan Arat, 2013 Aralık ayından beri ‘Türk – Rus Toplumsal Forumu’nun Genel Sekreterliğini yapmaktadır.

Arjantin’in “Liyakat”, Macaristan’ın “Yüksek Liyakat”, Avrupa’yı Teşvik İspanyol Grubu’nun “Altın Haç” madalyası ve Moldova/Gagavuz Özerk Yönetimi Üstün Hizmet Madalyası sahibidir. Eserleri:

-Dünya Türk İşadamları 1.Kurultayı’nın düzenleyicisi ve kurultay kitabını yayına hazırlayan.

-Török Macaristan kitabının yazarı

-Tarih boyunca Türk topraklarına sığınanlar hakkındaki ‘Türkiye’ye Güvendiler” sergisi proje danışmanı ve sergi kataloğunun editörü.

-Türklere Güvendiler, Tarih Boyunca Türk Topraklarına Sığınanlar” kitabının yazarı.

-Türklere Güvendiler-Ruslar” sergisi küratörü.

Muammer ELVEREN

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir