Genel

MOSKOVA’DA GORBAÇOV’A YAPILAN DARBE SIRASINDA ORADAYDIM…

 

Yıl 1991, 20 Ağustos günü…

İstanbul, Büyükada. Yıllık iznimi kullandığım için sabahları geç uyanıyorum.
Hürriyet Brüksel ve Moskova temsilciliği görevlerini birlikte yürüttüğüm Sovyetler birliğinde Gorbaçov’lu yıllar. 15 Cumhuriyetten oluşan ‘Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılma sürecinde cumhuriyetler bağımsızlık hareketleriyle kaynıyor. Daha cep telefonu kullanmadığımız yıllar. Sabah saat sekizde ev telefonunun sürekli çalan ziliyle yataktan fırladım. Telefonda Yazı İşleri Müdürü rahmetli Seçkin Türesay ‘Muammer acele toparlan gazeteye gel, Gorbaçov’a karşı darbe yapıldı, sınırlar kapatıldı, dışardan gazeteciler giremiyor, Rus Basın kartın ve oturma müsaaden var Moskova’ya gidiyorsun’ dedi.

DARBE DURUMU VAR, ÇOK DİKKAT ET

Uluslararası olayları izlediğim için her zaman hazır olan ve içinde Pasaport, kimlik, belgelerim, ses kayıt cihazı, fotoğraf makinaları ile özel eşyalarımın olduğu valizle kendimi Sirkeci Vapuruna attım. Hürriyet daha Cağaloğlu’ndaki efsane binasındaydı. Ertuğrul Özkök’ün Ankara temsilciliğinden Genel Yayın Yönetmenliğine yeni atandığı günlerdi. Gazeteye vardığımda Seçkin Ağabey seyahat masrafı olan zarfla uçak biletimi verirken Özkök ‘Hadi bakayım Muammer, seni havalimanına götürecek araç kapıda bekliyor, darbe durumu var, tehlikeli olabilir çok dikkat et ‘ dedikten sonra hemen yola koyuldum.

KIZIL ORDU, KGB ve POLİS İŞBİRLİĞİYLE DARBE

Sovyetler Birliği’nde Komünist Parti’nin önde gelen isimleri, 18 Ağustos 1991 günü Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov’un “Glasnost-Açıklık ve Perestroyka-Yeniden yapılanma” sloganıyla başlattığı siyasi ve ekonomik reformları sonlandırmak için yönetime el koydu. Gorbaçov o sırada Kırım’ın Yalta kenti Foros bölgesindeki yazlık konutunda ailesi ile tatildeydi. Darbeyi yapanlar Komünist Partiden önde gelen 11 kişi ile, Gorbaçov’un yardımcısı Gennadi Yanayev, Başbakan Valentin Pavlov, SSCB gizli servisi-KGB Direktörü Vladimir Kryuçkov, İçişleri Bakanı Boris Pugo ve Savunma Bakanı Dimitri Yazov’tan başkası değildi. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi, tutuklamalar başladı, Moskova’da şehir merkezi, cadde ve sokaklara, havalimanı ile tüm kavşaklara tanklarla zırhlı araçlar yerleştirildi, kurulan ‘Olağan üstü hal Komitesi’ darbeyi resmi haber ajansı TASS vasıtasıyla dünyaya duyurdu.

 

 

YELTSİN  “CUNTA’YI DEVİRİN”

Ancak Darbe halktan ilgi görmedi. Başta gençler olmak üzere halk Moskova’daki Rusya Parlamento binası Beyaz Ev’in önünde toplanıp barikatlar kurarak darbeyi protesto etmeye başladı. Darbeciler şaşırmıştı. Moskova’da yüz binlerce kişi Darbecileri kınayan pankartlarla, Gorbaçov’un görevden alınma kararını protesto etti. Rusya Federasyonu Başkanı Boris Yeltsin Parlamento binası önünde bulunan tanklardan birinin üzerine çıkıp orduya seslenerek, halka karşı durmaması ve darbe komitesine uymama çağrısı yaparken ‘Cuntayı devirin, adalet önüne çıkarın’ dedi. Bu çağrıdan sonra sokağa çıkma yasağına rağmen halk direnişe devam edince Zırhlı araçlardaki askerlerle halk arasında çatışmalar başladı, gece üç kişi yaşamını yitirdi çok sayıda kişi yaralandı.

TANKLARIN GÖLGESİNDEKİ MOSKOVA

Bindiğim Uçak Moskova-Tokyo seferini yapıyordu ve hınca hınç doluydu. Uçak havalandıktan sonra Pasaportun içine oturma iznimi ve Sovyetler Birliği Basın kartımı yerleştirdim, zarftaki 5. 10, 20, 50 ve 100 lük dolarların bir kısmını gerektiğinde cebimden kolayca birer birer çekebileceğim şekilde ayırdım. Bu aniden vizesiz gidilen bazı ülkelerde sınırdan vize alma ya da vizesiz geçme ile Sovyetler Birliği döneminde zor kapıların açılmasını sağlayan bir operasyondu. Moskova Sheremetyevo Uluslararası Havalimanında uçaktan birkaç kişi ile indiğimizde bizi meydan binasına götürecek araç olmadığını görünce yürüyerek arkasında makinalı tüfekli askerlerin durduğu Pasaport polislerinin olduğu kontuarlara yöneldik. Polis Askerlerle birlikte özellikle oturma belgelerini kontrol ettikten sonra bir şey sormadan giriş damgasını vurdu. Havalimanı kapısının önünde zırhlı araç ve tanklardan başka hiçbir taksi olmadığı gibi sivil araçta yoktu. Meydanın önündeki anayola çıkıp ilerlemeğe başladım. Moskova’ya giden yolda Tank ve zırhlı araçlar bir şerit gibi göz alabildiğine dizilmişti. Yürünecek gibi değildi zira Havalimanı ile Moskova’da kalacağım otelin arası en az 30 kilometreydi. Yaklaşık üç yüz metre kadar ilerledikten sonra yolda nöbet tutan askerlere Moskova’da kalacağım otel adresinin yazılı olduğu kâğıdı gösterip nasıl gidebileceğimi sordum, ilerde duran bir subayı işaret ettiler.

ZIRHLI ARAÇLA HAVALİMANINDAN MOKSOVA’YA

Gösterdikleri kişiye doğru ilerlerken hızlı bir hareketle oturma izni belgesine 100 dolar koyarak Pasaportla birlikte komutana ‘Moskova Mejdunarodnaya Otel’ diyerek uzattım. Subay Pasaporta baktıktan sonra oturma belgesini açınca parayı gördü, durakladı, bana baktı ve biraz ilerleyip sırada bekleyen zırhlı araçlardan birindeki askere bir şeyler söyledi. Araç konvoydan çıkıp yola yerleşince komutan bana döndü, pasaportu uzattı ve binmemi işaret etti. Zırhlı araca bindikten sonra büyük gürültüyle yola koyulduk, oturma belgesinin içine baktım dolar buharlaşmıştı. Zırhlı araçla otelin yakınındaki kavşağa bir saatten fazla sürede vardık, inerken askere teşekkür ederken eline 20 dolar sıkıştırdım, yüzü kıpkırmızı olurken ağzından belirli belirsiz ‘Spassiba’ sesi çıktı.

PARLAMENTO BİNASININ ÖNÜNDEKİ TANKIN ÜZERİNDE

Acele işe koyulmam gerekiyordu otelden bir taksiyle tankların sardığı ve halkın önünde bekleyerek korumaya aldığı Rusya Parlamentosu Beyaz Ev’in yakınında indim. Rusya Federasyonu Başkan Boris Yeltsin burada Tankın üzerine çıkarak halka seslenmişti. Yazı işlerine acele haber ve fotoğraf göndermem gerekiyordu. Etrafa hızlıca göz gezdirdim. Bir tankın üzerinde ellerinde Rusya bayraklarıyla gösteri yapan bir grubun yardımıyla bende tankın üzerine çıkıp birkaç fotoğraf çektirdikten sonra inip Parlamento’nun kapısına yanaştım. Kapının önü ana baba günü gibiydi. Kalabalığın arasından Sovyet Basın kartımı göstererek zar zor kapıya ulaştım. Beni içeri alıp Parlamentonun basın servisine yönlendirdiler. İçerde Moskova’da akredite İngiliz, Fransız, Amerikan, İtalyan ve Alman gazetecileri yabancı dil bilen Rus parlamenterle konuşuyordu. Bende birkaç kişinin kısaca görüşünü alıp Fransız Haber Ajansı AFP için çalışan muhabirle bilgi değiş tokuşu yaptıktan sonra fotoğrafları göndermenin yollarını aramağa başladım.VOTKA VE HAVYAR AŞKINAV

VOTKA VE HAVYAR AŞKINA

Fransız gazeteci darbe nedeniyle bürolarındaki telefotonun devamlı meşgul olduğunu ancak gece yarısından sonra benim için bir-iki fotoğraf geçilebileceğini söyledi. O zamanlar fotoğraf geçmek öyle kolay değildi. Dia pozitif film çalıştığımız için önce filmlerin karanlık odada banyo edilmesi ve fotoğrafların 18X24 veya 21X28 cm ebadında karta basılıp Telefoto ile geçilmesi gerekiyordu. Bu işlem Moskova’da ya bürosu olan ajanslar ya da Sovyetler Birliği resmi ajansı TASS’ta yapılabilirdi. Hemen bir Taksi ’ye atlayıp TASS’a gittim, içerde bir kadın muhabir ve filmlerin yıkandığı karanlık odada nöbetçi bir kişi vardı. Muhabir Fransızca biliyordu. İstanbul’dan geldiğimi ve çok acil 2-3 fotoğraf geçmem gerektiğini söyleyince ‘İçinde Asker olmaması şartı ile karanlık odaya gir, filmini yıka fotoğrafını bas, telefoto da orada ne yapacaksan yap ama bir an önce bitirmeye bak zira olayları izleyen muhabirler dönerse çok beklersin. Birde unutma, daha sonra bana yukardaki Basın Bar’da Bir bardak Votka ile Havyar ısmarlayacaksın’ dedi.

TANKIN ÜZERİNDEKİ FOTOĞRAFI NASIL GEÇTİM?

Adının Lena olduğunu söyleyen muhabirin bahsettiği yer TASS ajansının olduğu binada tüm yabancı basının buluşma yeri olan Rus gazetecilerinin de takıldığı bir Bar’dı. Tamam… tamam diyerek hemen karanlık odaya girdim, görevli genç bana film banyosu tanklarını gösterip işine devam etti, filmi yıkadım dialar pırıl pırıldı, karta basmak için yönelince karanlık odacı ‘tamam bizim fotoğraflar bitti seninkini de hemen basarım’ diyerek elimden aldı ancak karta basma işi bitince fotoğraflarda tanklar, askerler, göstericiler olduğunu görünce ters ters yüzüme baktı. Buna hazırlıklı olduğum için elindeki fotoğrafları alıp avucuna 4 adet 5 dolar koyunca ‘tamam’ manasında kafasını sallayıp telefotoyu gösterdi. Telefotolarda renkler tek tek geçiliyor ve eğer telefon hatları iyiyse her renk yaklaşık 7 dakika sürüyordu, yani bir fotoğraf telefon hattı kesilmezse en iyi şartlarda, kart takma çıkartma süreleri ile 25 ile 30 dakikada geçilebiliyordu. Hemen tankın üzerine çıktığım fotoğrafı telefotoya taktım ve haberi yazdırmak için yanındaki telefondan gazeteyi aradım.

BÜYÜKADA’DA BAŞLAYAN MARATON

Telefonu dönemin Yazı İşleri Müdürü rahmetli Erol Türegün Abi açtı. Aldığım notlar ve izlenimlerimle haberi yazdırırken Telefotodan ilk fotoğraf gazeteye düşmüştü. Erol Ağabey haberin manşette olduğunu ve hem haberi hem de fotoğrafı birinci sayfaya yetiştirdiğimi belirterek ‘Senden başka yurt dışından Moskova’ya gazeteci giremedi’ deyince rahat bir nefes aldım. Telefonu kapattıktan sonra üç fotoğraf daha geçip Lena’ya teşekkür ederken tokalaşma anında hazırladığım 30 Doları eline sıkıştırdım. O da ‘İstediğin zaman gel, telefoto doluysa biraz beklersin boşaldığında resimlerini geçebilirsin’ demeyi ihmal etmedi. İstanbul Büyükada’da sabahın erken saatlerinde başlayan maratonun ilk etabı bitmişti ama iş devam ediyordu zira Moskova’da olaylar gece şafak sökünceye kadar sürdü.

 

DARBECİLER YA HASTALANDI YA DA İSTİFA ETTİ

O gece halkın orduya rağmen sokaklardan çekilmeden gösterilere devam etmesinin önlenememesi darbecileri birbirine düşürdü. Savunma Bakanı Yazov’un aniden hastalandığı ve geçici olarak yerine Genelkurmay Başkanı Mihail Moiseyev’in getirildiği açıklandı. Başbakan Valentin Pavlov’un da tansiyonunun aniden yükseldiği için yerine yardımcısı Vitaly Duguçiev’in getirildiği duyuruldu. Aynı gece darbecilerden KGB Başkanı Vladimir Kruçkov’un da istifa ettiği belirtildi. Böylece Halkın 3 gün süren direnişi karşısında ordu birlikleri cadde ve sokaklardan geri çekilmeye başladı. Darbe başarısız olmuştu ve Gorbaçov’un Yalta’daki yazlık konutundan Moskova’ya geri gelmesiyle, darbeyi düzenleyenler tutuklanarak ‘vatan hainliği suçlamasıyla mahkemeye sevk edilip yargılandı. Ordu-KGB-Polis işbirliğiyle gerçekleştirilmek istenen darbede evdeki hesap çarşıya uymamış halk darbe planını bozmuştu. Gorbaçov birkaç yıl sonra yazdığı, Hürriyet’te de yayınlanan anılarında darbe gününü şu cümlelerle anlatıyordu.

“SOVYET BİRLİK SÖZLEŞMESİ” İÇİN HERŞEY HAZIRDI AMA…

“Foros Burnu, Kırım… 18 Ağustos 1991 Pazar… Karadeniz’in coşkun sularına bakan Sayfiye evinde Moskova’ya dönüş hazırlıkları yapıyorum. Ertesi gün Başkente uçulacak ve 20 sinde son kurtuluş umudu, yeni ‘Birlik Sözleşmesi’ne imza atılacak. Tatil öncesinde Cumhuriyetleri güçlükle ikna edebilmişim. Belli belirsiz bir heyecan kıpırtısı var içimde. Son dakikada bir aksilik çıkmasa , Öğleden sonra Cumhuriyet liderleriyle bir dizi telefon görüşmesi.. Yeltsin, Nazarbayev… Tamam, her şey yolunda Asistanım Şahnazarov’la imza töreninde yapacağım konuşmanın son rötuşları… Yine telefonda… Bir görüşmede Yanayev’le Başkan yardımcısı, Moskova’ya geliş saatimi bildirdiğim için teşekkür ediyor ve ‘Sizi alanda beklerim Mihail Sergeyeviç’ diyor.

UYDU, STRATEJİK HAT, HÜKÜMET TELEFONU TÜM HATLAR KESİLDİ

Saat 17.10 da Baş Muhafız benimle görüşmek isteyen bir grubun geldiğini haber veriyor. Hayır… Kimseyi beklediğim yok. Kimseyi davet etmemişim. Kimse ziyaretçiler hakkında bilgi vermemiş. Baş Muhafızın da haberi yok. ‘O halde ne diye içeri aldın? Diye soruyorum. “Plehanov da yanlarında” diyor muhafız. Plehanov KGB’nin Koruma Dairesi Başkanı. Kurallar çok sıkı. O yanlarında olmasa zaten ikametgâha adım atamazlar. İrkiliyorum. Gelenlerin kimler olduğunu öğrenmem gerek. Çalışma masamdaki telefonlardan birine uzanıyorum, hükümet hattı, normal hat, stratejik hat, uydu telefonu… Ahizlerden birini kaldırıyorum; çıt yok ikinciyi kaldırıyorum, üçüncü, dördüncü, beşinci. Hayır, hepsi susmuş. Oysa daha 20 dakika önce Moskova’yla konuştuğumu düşünüyorum. Bir şeyler dönüyor olmalı. Dışarıda bekleyen adamlar. Kesik telefon hatları… Durum ciddi. Şantaj, tutuklama, ya da her neyse. Her şey olabilir”
Gorbaçov’un başarısız darbeden sonra Moskova’ya döndüğünde basına “Ölümümden sonra bırakacağım belgeleri hazırlamıştım. İntihar edecektim. Darbecilerin silahlarına boyun eğip istediklerini yapmaktansa kendimi öldürmem çok daha iyi olurdu” açıklaması, yıllar sonra yazdığı bu anılarla daha iyi anlaşılıyorduBende her zaman hatırladığım bu tarihi olayı bir kez daha sizlerle paylaşmak istedim.

 

 

 

  • * * * * * * * *(ÖZEL ARŞİVİMDEN)

SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ’NİN 15 CUMHURİYET’E DAĞILDIĞI GÜN 

SSCB’nin son Başkanı, Kremlin’e nasıl  veda etmişti.

Güle güle Gorbaçov 26.12.1991

YEDİ yıl önce başlattığı reform programıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğinin çöküşünü hazırlayan son Başkan Mihail Gorbaçov dün televizyondan halka hitaben yaptığı konuşmayla, istifasını açıkladı. Kremlin’den 40 dolar aylıkla emekliye ayrılan Gorbaçov’un Sosyo-Politik Araştırmalar Vakfı Başkanlığına getirilmesi bekleniyor.

MİHAİL Gorbaçov’un istifasıyla binlikte eski Sovyet nükleer silahlarının kontrolü Rusya Federasyonu Başkanı Boris Yeltsin’e geçti. SSCB devlet organlarının mirasçısı Rusya BM Güvenlik Konseyindeki daimi üyelik koltuğunun da sahibi oluyor. SSCB’nin ortadan kalkmasıyla, dünya tarihinde tatlı ve acı anılanıyla bir dönem kapanmış oldu.

YENİ bir siyası ve toplumsal düzen yaratmak için baş koyduğu yolda önce partisini, sonra devletini yitiren Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin son Başkanı Mihail Gorbaçov fiilen sona eren görevini dün resmen bitirdi. Yedi yıl önce başlattığı misyonunu tamamlayamadan Kremlin’den ayrılmak zorunda kalan Gorbaçov televizyondan halka hitaben yaptığı konuşmada beklenen istifasını açıkladı ve dünyayı. 11 cumhuriyetin katılımıyla 21 Aralık günü kurulan Bağımsız Devletler Topluluğunu desteklemeye çağırdı. Reformlara başlarken hedeflediği noktaya erişemediğini belirten Gorbaçov halkına ve tüm dünyaya ilettiği Noel mesajında tüm İnsanlığın işbirliği İçinde başarıya ulaşmasını diliyorum. Birbirimize ihtiyacımız var. Hepimiz aynı gemideyiz” dedi

Gorbaçov Sovyet televizyonunun birinci kanalından yayınlanan 11 dakikalık konuşmasında “Ben yenilenmiş devlet ve egemen cumhuriyetler birliği düşüncesiyle reformları başlattım. Ancak yeni topluluk antlaşmasının imzalanmasıyla inandığım prensipler çiğnendi. Görevimden ayrılırken, karamsar olduğumu belirtiyor, ama aynı zamanda bu çokuluslu ülkenin aydınlık günlere kavuşacağını da umut ediyorum. Ben elimden geleni yaptım” dedi.

İstifasını açıkladıktan sonra Amerikan CNN Televizyonuna bir demeç veren Gorbaçov son 7 yılı değerlendirirken. “O kadar büyük sorunlar vardı ki ne yapılırsa yapılsın, bugünkü noktaya varılacaktı dedi. İzlediği yolun doğru olduğunu savunan Gorbaçov “yeni döneme katkıda bulunmaya hazır oludğunu” belirtti.

Gorbaçov başta Avrupa Topluluğu ve AT Liderleri olmak üzere tüm dünyada saygıyla uğurlandı. Ancak Çin Haber Ajansında yayınlanan bir makalede istifa eden eski Sovyet lideri ağır biçimde eleştirildi

 

NÜKLEER DÜĞME YELTSİN’E

SSCB’nin son Başkanı istifasını açıklamasından sonra bugün de Gorbaçov’un reform programı çerçevesinde 1989da oluşturulan Sovyet Parlamentosunun son kez toplanarak 69 yıl önce kurulan Sovyetler Birliğini lağvetmesi bekleniyor.  SSCB’nin hukuki varlığını devralan Rusya Başkanı Boris Yeltsin Gorbaçov’un konuşmasından sonra, eski Sovyet lideri ile bir protokol imzalayarak “Nükleer düğmeyi” resmen devraldı. Yaklaşık 30 bin nükleer silahın “talimat ve şifrelilerinin Yeltsin’de de bulunduğu ancak imzalanan protokolle iletişim ekipmanını içeren 1.5 kg ağırlığındaki ‘Kara çanta’nın Gorbaçov’dan Yeltisin’e geçtiği bildirildi.

Bu arada Sovyetler Birliğinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki daimi üyelik koltuğu da Rusya Federasyonuna geçiyor. Başkan Boris Yelitsin BM genel sekreterine gönderdiği bir mektupla SSCB’nin Güvenlik Konseyi ve diğer BM organlarındaki üyeliğini Rusya’nın devralacağını bildirdi. Gorbaçov’un yetkilerini devralan Yeltsin eski Sovyet cumhuriyetlerindeki sıcak bölgelere gönderilen tüm Kızılordu Biliklerinin de geri çekilmesini emretti.

SİYASETİ ARAŞTIRACAK

Kremlin’den emekliye ayrılan Gorbaçov siyaset sahnesinden bütünüyle elini eteğini çekmeyecek. Ayda 40 dolar (yaklaşık 202 bin 600 Lira) emekli maaşıyla bir daça, bir apartman dairesi, bir otomobil ve 20 koruma görevlisi edinecek olan Gorbaçov’un, bundan dört ay önce kurulan Sosyo-Politik Araştırmalar Vakfı’nın başkanlığına getirilmesi bekleniyor.

Halen Gorbaçov’un yakın danışmanlarından Georgi Şahnazarov’un başkanı bulunduğu vakfın kuruluş amacı, gerek Sovyet Hükümeti, gerekse Rus Hükümeti için siyasi tahminleri içeren raporlar hazırlamaktı. Gorbaçov’un vakfın başına geçmesinden sonra ise, kuruluşun uluslararası planda faaliyete geçebileceği belirtiliyor.

DÜNYA ONU ÖZLEYECEK

Mihail Sergeyeviç Gorbaçov dünyanın alışık olmadığı türden bir Sovyet lideriydi. Namuslu, inançlı, kararlı ve dürüsttü. Güler yüzlü, sıcaktı. İktidarı sırasında her şeyi değiştirdi. Ancak olaylar ve gelişmeler bir noktada kendisini de aştı. Ülkesinde bazı çevrelerin nefretini kazanmış olmasına karşın, dünyanın büyük bölümü tarafından sevgi ve saygıyla anılacağı kesin.

İŞTE GORBAÇOV’UN İSTİFASIYLA  DAĞILAN ‘SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ’Nİ OLUŞTURAN 15 CUMHURİYET VE ÖZELLİKLERİ 

SOVYETLER BİRLİĞİ: Nüfusu 266,7 milyon. Bunun yüzde 46,8’i kadın, yüzde 53,2’si erkek. Türk asıllı nüfus yaklaşık 45 milyondur. Bunlar Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan, Tacikistan, Kırgızistan ve Türkmenistan’da yaşarlar. Türklerin nüfus artışı yaklaşık yüzde 3,2 ile genel ortalamanın üç katından fazladır. Sovyetler Birliği’nde 15 birlik cumhuriyeti, 20 özerk cumhuriyet, 8 özerk bölge, 10 ulusal mıntıkadan oluşuyor.

15 cumhuriyete özetle bir göz atarsak nüfusları, yüzölçümleri ve sanayileri hakkında bir fikir sahibi oluruz.

RUSYA FEDERASYONU: Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti-17.075.000 km3 yüzölçümü ile nüfusu 146,4 milyondur. Bu Sovyetler Birliği topraklarının yüzde 76’sını oluşturmaktadır. 16 özerk Cumhuriyet, .5 özerk bölge, 10 ulusal mıntıkadan kuruludur. Nüfusunun yüzde sekseni Rus’tur, geri kalanı 100 değişik ırk ve millettendir.

UKRAYNA CUMHURİYETİ: Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti-603.700 km, yüzölçümü ve 51,3 milyon nüfusludur. En sanayileşmiş cumhuriyettir. Milli gelirin yüzde yirmisini sağlamaktadır. Kömür, demir-çelik, uçak, lokomotif, otomobil sanayii ve buğday üretimi vardır.

BEYAZ RUSYA CUMHURİYETİ: Beyaz Rusya Sosyalist Cumhuriyeti- 207.600 km2 yüzölçümü ve 10,1 milyon nüfusu vardır. Makine, kamyon, traktör, elektronik sanayii, et, süt ve patates üretimi yapılır.

KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ: Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti – 2.717.000 km1 yüzölçümü ye 16,5 milyon nüfusludur, Başlıca gelir kaynağı buğday üretimi ve hayvancılıktır.

GÜRCİSTAN CUMHURİYETİ: Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti – 69.700 km yüzölçümü ve 5,3 milyon nüfusludur, 2 özerk Cumhuriyet, 1 özerk Bölge vardır. Kömür, manganez, çelik, oto, lokomotif, uçak sanayii ve çay üretimi mevcuttur

AZERBAYCAN CUMHURİYETİ: Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti- 86.600 kilometrekare yüzölçümüyle 6,9 milyon nüfusludur. 1 özerk Cumhuriyeti, Özerk Bölgesi vardır. Petrol, petrol işletme, makine, mevcuttur.

ERMENİSTAN CUMHUİYETİ : Ermeni Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

ESTONYA CUMHURİYETİ : Estonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

KIRGIZISTAN CUMHURİYETİ : Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

LETONYA CUMHURİYETİ : Letonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

LİTVANYA : Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

MOLDOVA CUMHURİYETİ : Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

öZBEKİSTAN CUMHURİYETİ : Özbek Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

TACİKİSTAN CUMHURİYETİ  . Tacik Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

TÜRKMENİSTAN CUMHURİYETİ : Türkmen Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

(MUAMMER ELVEREN-ÖZEL ARŞİVİ)

***************************

**************************

 

 



 

MuammerELVEREN

İstanbul Üniversitesi Yüksek Gazetecilik mezunu olan Muammer Elveren, 12 Şubat 1948 yılında Mardin’de doğdu. Evli ve bir kız babası olan Elveren, 1974’te Haldun Simavi‘nin kurduğu GÜNAYDIN GAZETESİ’ne girdi. 1977’de GÜNAYDIN GAZETESİ BRÜKSEL BÜROSU’nu kurmakla görevlendirildi ve BRÜKSEL BÜRO ŞEFİ oldu. 1989’da Brüksel temsilciliğinin yanında, Mihail Gorbaçov’un liderliğindeki Komünizm’in merkezi kabul edilen SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ-SSCB’nin başkenti MOSKOVA temsilciliği görevini de üstlendi. 1991 yılında HÜRRİYET GAZETESİ’ne girdikten sonra hem Brüksel hem Moskova görevini birlikte yürüttü. Bu dönemde başta AZERBAYCAN olmak üzere Sovyetler Birliği Cumhuriyetleri ile BULGARİSTAN ve ROMANYA’da Komünizmin çöküşüyle ilgili olayları yerinde izledi. Elveren, 1991’de Azeri ve Ermeni çatışmalarının en yoğun olduğu dönemde tüm tehlikelere rağmen DAĞLIK KARABAĞ’a girip röportaj yapmayı başaran ilk gazeteci oldu. Bu başarısıyla YILIN GAZETECİSİ seçildi ve SEDAT SİMAVİ GAZETECİLİK ÖDÜLÜ’ne layık görüldü. Aynı yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin SERİ RÖPORTAJ ÖDÜLÜ’nü de kazandı. 1992’de Fransa’ya atanarak HÜRRİYET GAZETESİ PARİS TEMSİLCİSİ oldu. 1998’de ise, Devlet Bakanı EYÜP AŞIK’ın Fransa’da tutuklanan yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden ALAATTİN ÇAKICI ile yaptığı konuşmayı içeren kaseti elde ederek gündeme damga vurdu. “ÇAKICI’YA KAÇ DİYEN ANAP’LI BAKAN” başlıklı bu haberle ikinci kez SEDAT SİMAVİ GAZETECİLİK ÖDÜLÜ’nü aldı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi tarafından da YILIN GAZETECİSİ ÖDÜLÜ’nü kazandı. 1999’da Nokta dergisinin düzenlediği DORUKTAKİLER 98 yarışmasında YILIN GAZETECİSİ unvanını aldı. Kasım 2023’te ise TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ BURHAN FELEK BASIN HİZMET ÖDÜLÜ’ne layık görüldü. Fransızca ve Arapça bilen Elveren, 1977’den itibaren uluslararası alanda çalıştı. AVRUPA BİRLİĞİ, NATO, AVRUPA KONSEYİ, AVRUPA PARLAMENTOSU, UNESCO ve OECD gibi kurumlarla ilgili yazılar kaleme aldı. Ayrıca SARAYBOSNA ve KOSOVA’da görev yaptı. 1995’te gazeteciliğin yanı sıra KANAL-D’de televizyon haberciliğine başladı ve bu görevini 2008 sonuna kadar sürdürdü. 2010 yılına kadar HÜRRİYET GAZETESİ PARİS TEMSİLCİLİĞİ görevini yürüttü. ARAP BAHARI sürecinde TUNUS ve MISIR’da görev yaptı. Mısır’da HÜSNÜ MÜBAREK dönemini, TAHRİR DEVRİMİ’ni ve MUHAMMED MURSİ dönemini takip etti. MÜSLÜMAN KARDEŞLER’in RABİA MEYDANI ayaklanmalarını ve askeri darbe sürecindeki olayları izledi. Daha sonra, darbeyi gerçekleştiren ABDÜLFETTAH EL SİSİ’nin seçimlerinde KAHİRE’de bulundu. Ayrıca MİNYE kentine girerek röportaj yaptı. UKRAYNA’da ayaklanmalar başlayınca KIRIM’a geçti. Rus ordusunun işgali sırasında SİMFEROPOL, BAHÇESARAY, YALTA ve özellikle yasaklı SİVASTOPOL’e girdi. Burada GOOGLE GÖZLÜĞÜ kullanarak Türk basınında ilk kez bir çatışma bölgesinde görüntü aldı. Elveren, HÜRRİYET GAZETESİ’ndeki görevini 31 Aralık 2018’de emekliye ayrılarak noktaladı. Halen muammerelveren.com adresinde yazılarını yayımlamaktadır. Elveren, FİJ, AGJPB, AJPE, APE, APP ve TGC üyesidir. Ayrıca FİJ KARTI, BELÇİKA BASIN KARTI, FRANSA BASIN KARTI ve SÜREKLİ SARI BASIN KARTI sahibidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir